‘Deno’ ile Annesi
Can Dündar
Son Köşe Yazıları

‘Deno’ ile Annesi

23.11.2014 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Mukaddes Hanım, “Deno” dermiş, delifişek oğluna…
Dalgınlığıyla da çok dalga geçermiş.
Sivas’ta iki katlı bir evin alt katından üst katına taşındıklarında, bir gün küçük Deniz, eski alışkanlıkla alt kattaki evin açık duran sokak kapısından içeri dalmış; doğruca salona girip yemek masasına kurulmuş ve içeri doğru bağırmış:
“Anne! Çok açım, yemek verir misin?”
Bu ses üzerine ev sahibi doktor girmiş salona:
Deniz hoş geldin” demiş gülerek:
“Hadi ablan yemek koysun da beraber yiyelim.”
Alı al moru mor kaçmış evden Deniz
Bazen de o, annesinin dalgın anını kollar, mutfakta iş yaparken sessizce yanaşır, 1.91’lik boyuyla arkasına dikilirmiş. Mukaddes Hanım, aniden dönüp de sütun gibi oğluna çarpınca önce korkup çığlık atar, sonra “Delioğlan” diye sarılırmış.
Bir gün alışveriş için ana oğul Üsküdar Meydanı’na inmişler. Deniz yolda dalgın yürürken taşımacılık yapan bir at arabasının atıyla çarpışmış. Ergenlik çağındayken bile irikıyım olan Deniz’in çarpmasından at sersemlemiş.
Bağırmış arabacı:
“Hey delikanlı, dikkat etsene; atı perişan ettin.”
Mukaddes Hanım, en keyifli zamanlarında kahkahalar atarak anlatırmış bu toslaşmayı…
Ağır bir ameliyat geçirdiğinde, 15 yaşındaki Deniz bakmış en çok kendisine… Çünkü o zaman da babasından da, abisinden de, kardeşinden de daha boylu poslu, iri kıyımmış. Annesini yatağa yatırıp kaldırma işi, onun güçlü kollarına bırakılmış. O dönem ortalık süpürmekten bulaşığa, annesinin yapamadığı ev işlerini hep Deniz yapmış.

***

Bu sıcak ilişkiye rağmen, Deniz’in tatil kartları, hapishane mektupları hep “Baba” diye başlıyor, “Anneme selam” diye bitiyor.
Darağacının altında yazdırdığı son mektup da yine “Baba” hitaplı... “Annemi teselli etmek sana düşüyor” diyor.
İlkokuldan sonra anaoğul çekilmiş fotoğrafları yok.
Deniz, fotoğraflarda hep babasının yanında…
Neden?
“Babama özel bir ilgisi vardı abimin” diyor Hamdi Gezmiş:
“…büyük olasılıkla babamın daha çok okumasından, siyaset ve edebiyatla daha ilgili, birikimli, tartışmaya açık, demokrat karakterli bir insan olmasından…”
Baktım, Yusuf da son mektubuna “Sevgili babacığım” diye başlamış; “…annemin, senin teselline ihtiyacı çok” diye eklemiş.
Yetiştikleri ailelerin ataerkil özelliğinden mi?
Belki…
Ama kamuoyu önündeki babalarının gölgesinde yaşayan analarının çok gözyaşı döktüğü belli…
Nitekim Mukaddes Hanım da oğlunu vahşi bir devlet cinayetinde kaybettikten sonra hiç ortaya çıkmamış. Acısı depreştikçe oğlundan kalan parkayı, askılı atleti, kahverengi ceketi, yeşil kazağı gardıroptan çıkarır, sevip okşar, mektuplarındaki satırlara dokunur, onlarla konuşur, ağlarmış.

***

“Abim Deniz” kitabını yazarken, bir toplu aile fotoğrafı çektirmek istedi Hamdi Gezmiş…
Etrafta “ailedenim” diye gezinip iş çevirenler çoğalmıştı; kimin gerçekten aileden olduğu bilinsin istiyordu.
Annesi de ilk kez ailenin en büyüğü olarak o fotoğrafta olacaktı. Ondan da torunlara bir hatıra kalacaktı.
Olmadı.
Tam da fotoğrafçının eve geleceği gün, ağırlaştı annesi… Aile fotoğrafı eksik kaldı.
Ama Mukaddes Hanım, adeta bekledi o kitabı… Son nefesini vermeden bir gün önce, oğlunun kitabını görebildi, bağrına basabildi.
Dün, Selimiye Camii’nin avlusundaki büyük kalabalığın yakasından siyah-beyaz bir huzurla gülümsüyordu.
Deniz’ine nihayet kavuşmuş olmanın saadetiyle…
Nur içinde yatsın!  

Yazarın Son Yazıları

Murat Sabuncu’ya açık mektup

Murat Sabuncu’ya açık mektup

Devamını Oku
11.11.2016
Nazi devrinin başlangıcı gibi

Nazi devrinin başlangıcı gibi

Devamını Oku
06.11.2016
Tükeniyoruz, hadi artık!

Tükeniyoruz, hadi artık!

Devamını Oku
05.11.2016
Allah’ın sopası yok ki...

Allah’ın sopası yok ki...

Devamını Oku
03.11.2016
Niye çıldırdılar?

Niye çıldırdılar?

Devamını Oku
01.11.2016
Doğum günün kutlu olsun Türkiye!

Doğum günün kutlu olsun Türkiye!

Devamını Oku
30.10.2016
3 kıtadan 3 kadın

3 kıtadan 3 kadın

Devamını Oku
24.10.2016
Ümidin düşmanları (22.10.2016)

Ümidin düşmanları

Devamını Oku
22.10.2016
Ümidin düşmanları (22.10.2016)

Ümidin düşmanları

Devamını Oku
22.10.2016
Trump’tan Erdoğan’a siyasette maçoluk sorunu

Trump’tan Erdoğan’a siyasette maçoluk sorunu

Devamını Oku
16.10.2016
O duvar, o duvarınız…

O duvar, o duvarınız…

Devamını Oku
09.10.2016
Oyunun kuralları değişiyor

Oyunun kuralları değişiyor

Devamını Oku
05.10.2016
Suskunluk sarmalı (25.09.2016)

Suskunluk sarmalı

Devamını Oku
25.09.2016
Suskunluk Sarmalı (24.09.2016)

Suskunluk Sarmalı

Devamını Oku
24.09.2016
Cesarete ödül, zulme şamar

Cesarete ödül, zulme şamar

Devamını Oku
24.09.2016
Tarık Akan’ı öldüren sancı

Tarık Akan’ı öldüren sancı

Devamını Oku
18.09.2016
Saray ve yeldeğirmeni

Saray ve yeldeğirmeni

Devamını Oku
17.09.2016
Büyük gözaltı (11.09.2016)

Büyük gözaltı

Devamını Oku
11.09.2016
Avrupa’nın başında bir hayalet dolaşıyor

Avrupa’nın başında bir hayalet dolaşıyor

Devamını Oku
07.09.2016
Mafya hukuku

Mafya hukuku

Devamını Oku
04.09.2016
Veda vakti

Veda vakti

Devamını Oku
15.08.2016
Yeni Kapı’nın ardı

Yeni Kapı’nın ardı

Devamını Oku
06.08.2016
Askerin boşluğuna kim yerleşecek?

Askerin boşluğuna kim yerleşecek?

Devamını Oku
03.08.2016
Avrupa liderleri neden bu işareti yapıyor?

Avrupa liderleri neden bu işareti yapıyor?

Devamını Oku
31.07.2016
Düşmanına benzeyen savaşı kaybeder

Düşmanına benzeyen savaşı kaybeder

Devamını Oku
29.07.2016
Tehdit sökmez, belgeyle gelin!

Uluslararası dayanışma büyüyecek

Devamını Oku
04.07.2016
Avrupa uçağı sallanıyor

Uçaktaki Avrupa

Devamını Oku
02.07.2016
Avrupa şokta (25.06.2016)

Avrupa şokta

Devamını Oku
25.06.2016
Gün dayanışma günü

Gün dayanışma günü

Devamını Oku
21.06.2016
Gençlerin sesi: Cumhuriyet

Gençlerin sesi: Cumhuriyet

Devamını Oku
20.06.2016
Söylenemeyeni söylemek

Söylenemeyeni söylemek

Devamını Oku
13.06.2016
Delikanlılık ve ciğer üzerine

Delikanlılık ve ciğer üzerine

Devamını Oku
06.06.2016
Cumhuriyet olmasa…

Cumhuriyet olmasa…

Devamını Oku
30.05.2016
Genelkurmay’dan ‘Şef’in gezilerine...

Genelkurmay’dan ‘Şef’in gezilerine...

Devamını Oku
28.05.2016
Genç Cumhuriyet

Genç Cumhuriyet

Devamını Oku
23.05.2016
Yeniden yürüyüş vakti

Yeniden yürüyüş vakti

Devamını Oku
19.05.2016
Ülkeyi uğursuza hırsıza bırakmayız

İsveç Ulusal Basın Kulübü, ‘İfade Özgürlüğü Ödülü’nü bu yıl bana ve Erdem Gül’e vermeyi kararlaştırdı. Erdem’le bu gece Stockholm’de bu ödül töreninde olacağız. Bazıları ‘Ülkeden kaçtığımızı’ yazmış arkamızdan... Hiç sevinmesinler... Onlarla işimiz henüz bitmedi. Ülkeyi hırsıza, uğursuza bırakacak değiliz.

Devamını Oku
16.05.2016
Daha da güçlüyüz

Daha da güçlüyüz

Devamını Oku
09.05.2016
Yarın olsun!

Yarın olsun!

Devamını Oku
08.05.2016
Ben böyle gözü pek kadın görmedim

Ben böyle gözü pek kadın görmedim

Devamını Oku
07.05.2016