Batı Kopyacılığı...
Ceyda Karan
Son Köşe Yazıları

Batı Kopyacılığı...

15.10.2014 02:27
Güncellenme:
Takip Et:

Bu siyasi heyetin kafası bir amorf ki sormayın. “Eyyy Batı!..” diyerek Batı’nın demokrasi ikazlarını işittikleri anda irrasyonel her türlü zırvayla saldırırlar. Mesele polisiye uygulamalar oldu mu, bülbül gibi Batı’dan örnekler şakımaya başlarlar. İşte, şimdi Ortadoğu’da yaratılmasına katkıda bulundukları bataklık giderek Türkiye’ye yayılırken, toplumsal çalkantıları dindirmek için buldukları da bu topraklarda pek aşina olduğumuz yöntemlerin “Batı sosuyla” yasal kılıfına sokulmuşu... Kendilerini “yerli” diye pazarlayan bu zihniyet, “suimisal emsal olmaz” deyişimizle alakadar olacak değil ya...
Milletin ensesinde 12 senedir “boza pişirenler” her sıkıştıklarında mütemadiyen içini boşaltarak “demokrasi demokrasi” nidaları atıp durdular. Şimdi de kalkmışlar Batı’da “istisnai” addedilen “demokrasiyi kısıtlayıcı” yöntemleri ballandıra ballandıra referanslar veriyorlar.
Bu retorik önce ABD’yle başladı. 11 Eylül saldırıları sonrası neocon Bush yönetiminin ceberutluğuyla kıyaslanır da zihinlerinin arka planındaki “neocon Türklük” sergilenir diye midir artık bilinmez, şimdi de Almanya örneğinden destek almaya kalkışıyorlar. Yoksa uygulamaları eyaletten eyalete değişen federal Amerika Birleşik Devletleri’nin Missouri eyaletinin St. Louis kentinde, geçen yaz siyahilere yönelen ırkçı beyaz polis şiddetinin estiği Ferguson Mahallesi vakasında, Obama’nın çıkıp valiye “Dur” demiş olması yahut “polise ağır silah alımlarına son verilmesi için” soruşturma açtırması akıllarına gelmemiştir elbet.
Almanya’da muhafazakâr Hıristiyan Demokrat iktidarın 2008’de “Hitler dönemi uygulamaları! Gestapo devleti geri geliyor!” yolunda şiddetli tepkilere yol açan, gizli servis ile polis güçleri arasında farkı sona erdireceği eleştirileri getirilerek iki yıl boyunca tartışılan Federal Polis Teşkilatı’na geniş yetkiler veren yasayı bizimkiler bir yerlerden okumuş olsalar gerek! “Terör zanlılarını” ilkesel olarak hâkim kararıyla sıkı elektronik takip, dinleme ve izleme; çok önemli şüpheler bulunması halinde de hâkim iznine de mahal bırakmadan evlerini basabilmeyi içeren ve özü itibarıyla Batı’nın kendi yarattığı demokrasinin ilkelerini ayaklar altına alan bu yasayı anlaşılan pek beğenmişler.
Yüzyılların demokrasi kültürünün bulunduğu topraklarda “uygulamada kısıtlayıcılık” mefhumu vardır. Bu mefhumdan ne anladıkları pek şüpheli olan bizim emniyetçilerin ise bu yasaya ihtiyacının olmadığı deneyimle sabit tabii ki. Twitter ve Facebook’tan hesapların talep edilmesinden tutun da, TİB’in yasallığı pek şaibeli dinlemelerine kadar pek çok vakaya tanıklık ettik son dönemde. İzlenmediğini, dinlenmediğini düşünen kaldı mı ki! Sonra, polisin, her türlü demokratik hak talepleriyle barışçı gösteri yapanları susturmanın yolu olarak takır takır genç ve çocuk da öldürebildiği, siyasilerin ise “Ben emir verdim” diyerek o çocukları “terörist” ilan edip, annelerini “yuhalatabildiği” bir ülkede yeni yasaya ne hacet! Olacağı cinayetlerin artarak devamını “yasal kılıfına” sokmaktan ibaret... Üstüne bir de “Batı sosu” koydun mu, yeme de yanında yat!
Tabii “Batı kopyacısı” İhvancı zihniyet pek kurnaz. En çok da “yasal” olmayı seviyorlar. Yasal olmaktan kasıt elbette, “güçler ayrılığını” ortadan kaldırdıktan sonra her türlü baskıyı “resmi” kılmak. Bir nevi Nazi devlet anlayışının kopyası. Kimilerinin “tedrisatında” olsa gerek. Nazi yargıçları da “keyfi kararlar” almamışlar, her zaman rezil yasalarını uygulamışlardır. Yasaların yetmediği yerlerde paramiliter güçleri devreye girmiştir.
İşin bir de “yandaş” kısmı var ki, o da içler acısı. Geçen yıl Hamburg’da polis merkezini basan anarşistler vakasında polise özel yetkiler vererek birkaç mahallede sıkıyönetimin devreye sokulması karşısında “İşte Almanların gerçek yüzü” diye höykürenlerden, Almanya’dan esinlenen polisiye önlemlerimiz için yeni yeni övgü yazıları bekliyoruz...
Ha bir de unutmadan... Bu yazıyı yazmak için işe gelirken otomobilimi belirsiz bir sebeple durduran trafik polisini görünce bir an “ellerim direksiyona” yapışıverdi. Neocon Bush’u ve dünyamıza bıraktığı mirası anımsadım! Hemen elimi direksiyondan çektim! İşte bir kısım zevatın anlamadığı da bu. İstedikleri faşizan yasalar geçse de, güçler ayrılığı yok edilse de, paramiliter lümpenler sokağa salınsa da, polisler “Yaşasın IŞİD” sloganı atabilir olsa da... Ben demiyorum tarih diyor: Hiçbir diktatörlüğe kalmaz bu dünya...

Yazarın Son Yazıları

ABD’de darbe tehdidi

ABD’de darbe tehdidi

Devamını Oku
07.09.2018
Zaharçenko darbesi

Zaharçenko darbesi

Devamını Oku
05.09.2018
İdlib’den esen fırtına bulutları

İdlib’den esen fırtına bulutları

Devamını Oku
31.08.2018
Kapitalizm, ırkçılık ve toprak reformu

Kapitalizm, ırkçılık ve toprak reformu

Devamını Oku
29.08.2018
Donbass cephesinden

Donbass, Kiev’in neo-faşist ortaklı rejimine karşı anti-faşist ve anti-emperyalist damar. Yurtsever küçük burjuva devrimiyle Rusya jeopolitiğinin önünü açan diyar...

Devamını Oku
23.08.2018
Trump’ın medya savaşı

Trump’ın medya savaşı

Devamını Oku
17.08.2018
Trump’ın ekonomik savaşı

Trump’ın ekonomik savaşı

Devamını Oku
15.08.2018
Parası olanın düdüğü çaldığı dünya

Parası olanın düdüğü çaldığı dünya

Devamını Oku
10.08.2018
Krizimiz

Krizimiz

Devamını Oku
08.08.2018
Şu Magnitsky

Şu Magnitsky

Devamını Oku
03.08.2018
Donbass damarı

Donbass damarı

Devamını Oku
01.08.2018
İlk dış politika sınavı

İlk dış politika sınavı

Devamını Oku
11.07.2018
Avrupa’nın ‘toplama kampları’

Avrupa’nın ‘toplama kampları’

Devamını Oku
06.07.2018
Meksika deneyi

Meksika’dan deneyi

Devamını Oku
04.07.2018
Yüzyılın anlaşması

Yüzyılın anlaşması

Devamını Oku
29.06.2018
‘Cepten yediğimiz’ Cumhuriyetimiz ve dünya

‘Cepten yediğimiz’ Cumhuriyetimiz ve dünya

Devamını Oku
27.06.2018
‘Medeniyet mültecileri’

‘Medeniyet mültecileri’

Devamını Oku
22.06.2018
ABD ve 24 Haziran tercihi

ABD ve 24 Haziran tercihi

Devamını Oku
20.06.2018
İki zirve: Charlevoix ile Qingdao

İki zirve: Charlevoix ile Qingdao

Devamını Oku
13.06.2018
Dünya Kupası ve siyaset

Dünya Kupası ve siyaset

Devamını Oku
08.06.2018
Çavuşoğlu’nun Menbiç’i...

Çavuşoğlu’nun Menbiç’i...

Devamını Oku
06.06.2018
Yalandan kim ölmüş

Yalandan kim ölmüş

Devamını Oku
01.06.2018
‘İtalya’nın krizi’

‘İtalya’nın krizi’

Devamını Oku
30.05.2018
Tom ve Jerry ile Spike

Tom ve Jerry ile Spike

Devamını Oku
25.05.2018
Irak’ın seçimi

Irak’ın seçimi

Devamını Oku
23.05.2018
Transatlantik’te İran çatlağı

Transatlantik’te İran çatlağı

Devamını Oku
18.05.2018
Filistin’e dair...

Filistin’e dair...

Devamını Oku
16.05.2018
Suriye üzerinden İran-İsrail kapışması

Suriye üzerinden İran-İsrail kapışması

Devamını Oku
11.05.2018
İsrail’in yolları Moskova’ya çıkıyor

İsrail’in yolları Moskova’ya çıkıyor

Devamını Oku
09.05.2018
Trump ile Bibi’nin ‘nükleer oyunu’

Trump ile Bibi’nin ‘nükleer oyunu’

Devamını Oku
04.05.2018
Kore’lerin barışı

Kore’lerin barışı

Devamını Oku
02.05.2018
Bush - Blair Trump - Macron

Bush - Blair Trump - Macron

Devamını Oku
27.04.2018
Nikaragua’da yine ‘Contra’cı tehdit

Nikaragua’da yine ‘Contra’cı tehdit

Devamını Oku
25.04.2018
Erivan’da ‘kadife devrim’

Erivan’da ‘kadife devrim’

Devamını Oku
20.04.2018
‘False flag’ (yanıltma operasyonu)

‘False flag’ (yanıltma operasyonu)

Devamını Oku
18.04.2018
Akıl yitimi çağı

Akıl yitimi çağı

Devamını Oku
13.04.2018
Guta falı: Hedef Rusya

Guta falı: Hedef Rusya

Devamını Oku
11.04.2018
Suriye’de telaşa mahal yok

Suriye’de telaşa mahal yok

Devamını Oku
06.04.2018
Amerika’nın monarkı

Amerika’nın monarkı

Devamını Oku
04.04.2018
Varna farsı

Varna farsı

Devamını Oku
30.03.2018