18 Mart’tan Anafartalar’a: Çanakkale Mustafa Kemal’siz anlatılamaz
Çiğdem Bayraktar Ör
Son Köşe Yazıları

18 Mart’tan Anafartalar’a: Çanakkale Mustafa Kemal’siz anlatılamaz

18.03.2026 09:57
Güncellenme:
Takip Et:

1915’te dünyanın en güçlü filosu, sanayileşmiş imparatorlukların çelik zırhlılarıyla Çanakkale Boğazı’na yüklendiğinde onlara komuta edenlerin amacı açıktı: Boğazlar aşılacak, İstanbul düşürülecek, Osmanlı galiplerce paylaşılacaktı. Bu, yalnızca devletler arasındaki bir savaş değil, medeniyetler çatışmasıydı. İngiliz Savaş Bakanı Kitchener, ondan kara ordusuna ilk önce “Konstantinopolis Seferi Kuvvetleri” demişti. 

Savaş, İttifak Devletleri aleyhine seyrediyordu. İstanbul halkı, Anadolu’ya göç etmeye başlamıştı. Biri, sultan ve çevresi; diğeri, kordiplomasi için iki kaçış treni hazırlandı. Hükümet, çoktan Eskişehir’e taşınma hazırlıkları yapmıştı. Osmanlı’yı savaşa sokan, Almanya hayranı Enver Paşa insanların endişelerine “budalaca bir panik” diyordu ama gerçek bambaşkaydı. Osmanlı ordusu Süveyş’te, Irak’ta, Doğu Anadolu’da kırılıyordu.

NUSRET’İN MAYINLARI  

26 adet karbonit mayın. Rusların Karadeniz’e bıraktıkları… Hava sisli ve hafif yağmurlu. Nusret’in bacasından çıkan duman belli olmasın diye sanki… Yüzbaşı Hakkı Bey, onu Anadolu kıyısından yüzmeye geçirdiğinde saat sabahın 5’i. Hedefe vardığında saat 7. On dakika sonra dönüş pozisyonu alıyor. İlginçtir; her biri 80 kg olan mayınlar kıyıya dik değil, paralel döşeniyor. Aralarında 100’er metre var. Çanakkale sularına demirlediğinde sabahın 8’i, tarih ise Mart’ın 8’i. 9 Kasım’dan beri çalışıyordu Nusret. Beş hatta, 159 mayın döşemişti Çanakkale Boğazı’nda. 

Fransız “Bouvet Zırhlısı” hemen, İngiliz “Irresistible” ve “Ocean” ise gün sonunda battı. Ağır hasarlı “Inflexible” ise İngilizlerin lojistik üssü Bozcaada’ya zorlukla ulaşabildi. 

“Yenilmez Armada” yenilmiş, Agamemnon’nun Truva’yı fethetme hayali ikinci kez suya düşmüştü. 18 Mart Zaferi, kaybedilen umutları canlandırdı.

ANAFARTALAR KAHRAMANI

Sofya’da ataşemiliterlik görevini sürdüren Yarbay Mustafa Kemal, ısrarlarıyla 19. Tümen Komutanlığı’na atanıp cepheye dönmese; 18 Mart Zaferi sayesinde denizden Anadolu’ya çıkamayan işgal orduları, bunu kara harekatları ile yapabilecekti. Beş hafta strateji ve planlama yaptıktan sonra Mustafa Kemal’in olağanüstü dehası ve askerleriyle karşılaştılar.  Gelibolu’da her şeyini vatana feda etmeye hazır bir ulus vardı. 

Üstün liderlik vasıfları ve askerî stratejisiyle inisiyatif kullanarak Alman komutasından bağımsız hareket eden Mustafa Kemal, askerlerine “taarruzu değil, ölmeyi emrederek” Çanakkale Destanı’nı yazdı. 

8,5 ay süren Çanakkale Kara Savaşları’nda Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Paşa, cephede 9 ay 13 gün kaldı. Anafartalar Grup Komutanı olarak 100 bini aşan bir askeri güce hükmetti. Tarihe, bir daha silinmemecesine adını yazdırdı. Kemalyeri’nde, onun liderliğiyle birlikte Türk ulusu da yeniden doğdu.    

NUSRET’İN ONURUNU CUMHURİYET KURTARDI

Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı’nın kaderini derinden etkilese de yenilgiyi engelleyemedi. Mondros’tan sonra ordunun her şeyine olduğu gibi Nusret’e de el kondu. Milli Mücadele’yle kurtarılan vatanda inşa edilen Cumhuriyet, İstanbul’un işgal kuvvetlerine teslim ettiği her şeyi geri aldı. Bunların arasında Nusret de vardı. 

Nusret, 1955’te yardımcı gemi statüsüne alındı. 1962’de ise “Kaptan Nusret” adıyla sivil yaşamdaydı. 1990 yılında aşırı yük yüzünden batana kadar çalıştı. 9 yıl suyun altında kalan gemi, Tarsus Belediyesi’nin öncülüğünde gönüllü bir ekip tarafından çıkarıldı. Nusret, yoğun bir bakım ve onarıma alınarak “anıt müze” haline getirildi. Geminin yeniden inşasına karar veren Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Preveze Deniz Zaferi’nin yıl dönümüne atfen 27 Eylül 2010’da yeni adıyla TCG Nusret’i denize indirdi. 18 Mart 2011’den beri “yüzer müze” olarak Çanakkale Savaşı’nın zafer anılarını yaşatıyor. 

ÇANAKKALE’DE DESTAN YAZILMASAYDI 

Çanakkale geçilseydi; başkent İstanbul düşebilir, Osmanlı’dan geriye savunulacak ya da müzakere edilecek bir karış Türk toprağı kalmayabilirdi. Rusya’ya yardım ulaştırılabilir, o halde Bolşevik Devrimi gerçekleşmeyebilirdi. İtilaf Devletleri, lojistik ve iletişim akışıyla güçlenebilir; savaş 1918’e kadar uzamayabilirdi. 

ÇANAKKALE: SADECE BİR ZAFER DEĞİL, BİR BAŞLANGIÇ

İki merminin havada çarpışması 300 milyonda bir olasılıkken, savaş alanında birbirine geçmiş onlarcası bulundu. Metrekareye 6000 kurşun düşüyordu. Düşmanla arada yer yer beş metreden az mesafe kalıyordu. 

Çanakkale’den Anadolu’ya çıkılmasını öneren İngiliz Denizcilik Bakanı Winston Churchill, bu başarısızlıktan sonra siyasi kariyerinin tırmanışına 24 yıllık bir ara vermek zorunda kalacaktı. Ta ki II. Dünya Savaşı’na kadar. 

İşgalcilerin umutlarına geçit vermeyen zafer, Milli Mücadale’ye ruhunu verdi. Anafartalar’da simgeleşen Mustafa Kemal liderliği, Samsun’a atılan bağımsızlık adımıyla büyüdü. 

Yazarın Son Yazıları

18 Mart’tan Anafartalar’a: Çanakkale Mustafa Kemal’siz anlatılamaz

1915’te dünyanın en güçlü filosu, sanayileşmiş imparatorlukların çelik zırhlılarıyla Çanakkale Boğazı’na yüklendiğinde onlara komuta edenlerin amacı açıktı: Boğazlar aşılacak, İstanbul düşürülecek, Osmanlı galiplerce paylaşılacaktı.

Devamını Oku
18.03.2026
Gündemi büyüt, gerçeği küçült: Epstein’i unutturma savaşı

Gündemi büyüt, gerçeği küçült: Epstein’i unutturma savaşı

Devamını Oku
17.03.2026
İran, Irak’a benzemez

Condoleezza Rice, “Ortadoğu haritası değişecek” dediğinde yıl 2003’tü.

Devamını Oku
12.03.2026
Missouri’den İncirlik’e

5 Mart 1946. Winston Churcill bu defa ABD’den dünyaya seslenmiş, “Baltık’taki Stettin’den Adriyatik’teki Trieste’ye kadar Avrupa’nın üzerine bir “Demir Perde” indiğini söylemişti.

Devamını Oku
05.03.2026
Sömürgecinin mektubu

Sömürgecilik kaba kuvvetle başlamaz. Önce zihinle başlar.

Devamını Oku
28.02.2026
1993’ün faili, bugünün efendisi

Savaşın ve barışın aktörleri, yöntemleri değişir; tarafları aynı kalır.

Devamını Oku
23.02.2026
Bir demokrasi sorunu: Hizbut Tahrir

Köktendinci Hizbut Tahrir’in uzantısı “Köklü Değişim” grubu Ankara’nın dört bir yanına şeriat ve hilafet çağrıları içeren pankartlar astı.

Devamını Oku
11.02.2026
Gazi Kemal, şu feleğin işine bak!

İhraç edilen beş vatansever teğmenimizden biri İzzet Talip Akarsu hakkında Millî Savunma Bakanlığı yeni bir suç duyurusunda bulunmuş.

Devamını Oku
02.02.2026
Saçlarla sözde Kürdistan’ın sınırlarını örmek

Şimdilerde ‘heval’ dostu kadınlar saç örme videolarıyla YPG/SDG’ye yapılan operasyonlara dikkat çekmeye çalışıyor.

Devamını Oku
29.01.2026
‘Doktor, şimdi sıra sende’

Her şey duvarlara yazılan bu cümleyle başlamıştı: “Doktor, şimdi sıra sende.”

Devamını Oku
23.01.2026
Pudra şekeri

İslamcı basında CHP döneminde açılmış “Uyuşturucu Maddeler İnhisarı” kurulmasını eleştiren haberler kaleme alındığında, tarikatlarla örülü muhitlerinin, sözde dindar çocuklarının malum partileri henüz ortaya dökülmemişti.

Devamını Oku
21.01.2026
Varlık içinde yokluk mu? Çok tanıdık!

Petrolü var, kendi petrolüne hakim değil!

Devamını Oku
14.01.2026
İki yaldızlı ‘pek kötü'

Her şeyi tek tek yaşayamayız. Başkalarının deneyimleri de yaşama ilişkin geniş referanslardır.

Devamını Oku
05.01.2026
27 Aralık'ta, Aralık'ta yeniden "Temsil Heyeti"

​Tarihin kırılma anları vardır: Ulusların kendisine biçilen yazgıları, kaftanları, deli gömleklerini, kefenleri yırtıp attığı anlar.

Devamını Oku
30.12.2025
Sarıkamış Felaketinden sözde demokratik açılıma: Dondurulan devlet aklı

Tarihten çıkarılacak dersleri ancak bu derse girenler bilebilir.

Devamını Oku
22.12.2025
Yeni bir tür: ‘Barrack-us’

“Devletler arasındaki çıkarları uzlaştırma sanatı” olarak tarif edilen diplomasiyle ülkeler arası diyalogun yapılandırılmasında; bir devletin kimi, nereye, ne zaman gönderdiği son derece önemlidir.

Devamını Oku
15.12.2025
“Lübnanlaşma”: Bir Ülke Nasıl Parçalanır?

“Lübnanlaşma”: Bir Ülke Nasıl Parçalanır?

Devamını Oku
03.12.2025
Levent Kırca olsaydı, o da dosyaları fırlatırdı

Fatih Altaylı’nın tutukluluğuna karar verildi. Hem de 4 yıl, 2 ay hapis cezası kesilerek… Neden? Cumhurbaşkanını tehdit etmekten. Vicdanları sızlatan, kanatan, herkesin tepkisini çekmesi gereken karar ve gerekçesi bu.

Devamını Oku
28.11.2025