2013’te evlendiğinde sadece 27 yaşında. Bugün Macaristan’ın “en zenginler listesi”nde 40 yaşında ilk 40’ta. Bu “yeni zenginler” toplumdaki nitelemeleriyle müstesna: Oligarklar. Genelde devletle ilintili, birdenbire güç ve servet kazanmış küçük ama ayrıcalıklı grubun üyelerine yapılan tanımlamayla anılanlar arasında.
Siyasi kudretinin kaynağı, daha dün 16 yıldır oturduğu tahtından düşürülen kayınpederi Victor Orban. Artık “sabık” olan başbakanın büyük kızıyla evlendikten sonra damat István Tiborcz’un hayatı olağanüstü bir biçimde değişmiş. Tiborcz, İngiliz Financial Times’a “siyasetle ilgilenmediğini” söylese de röportajını yapan ekonomi dergisinde neden bulunduğunu rakamlarla kısaca özetlemeli: 500 milyon Euro’luk servet.
Evliliğinden çok kısa bir süre önce iş hayatına atılan, gayrimenkul yatırım ağından bankacılığa birçok sektörde varlık gösteren damadın ilk büyük çıkışı “Elios Skandalı” olarak bilinen “sokak aydınlatma” ihalesindeki usulsüzlüklerin “Avrupa Yolsuzlukla Mücadele Ofisi” (OLAF) tarafından tespit edilmesiyle oldu. Damat, girdiği 35’ten fazla sokak aydınlatma ihalesinde “fahiş fiyat” verse de ihaleyi almıştı.
Üstelik; OLAF raporu, “damat kazanabilsin” diye yüksek değerli kamu ihalelerine ilişkin şartnamelerin, damadın şirketine özel hazırlandığını ileri sürüyordu. Bunu ortaya koyan bir ses kaydı bile vardı.
“Bu da mı tesadüf?” dedirtircesine, ihaleye danışmanlık veren firmanın sahibi aynı zamanda
-işe bakınız ki- ihaleyi kazanacak Elios’un yani damadın ortağıydı.
AB KREDİLERİNDE YOLSUZLUK
Avrupa Sahtecilikle Mücadele Ofisi’nin (OLAF) 2017’de sonuçlandırdığı 197 yolsuzluk araştırmasının Orban’ın damadına uzanan kolunda, yaklaşık 40 milyon Euroluk AB yardımının usulsüz yollarla damada aktarıldığı belgelendi.
Rapora göre; maliyet hesapları usulsüzdü, belgeler sahteydi, kamu alımlarında “çok sayıda ciddi yolsuzluk” vardı. Bazı alıcılar ve yüklenici arasında çıkar çatışması tespit edilmişti. Araştırma sonucunda OLAF; Macaristan’a verilen 43,7 milyon Euro'luk desteğin geri alınmasını önerdi.
ORBAN NE YAPTI?
İddialarla çarpışmadı, araştırılmasını talep etmedi, birkaç beylik laf dışında herhangi bir uluslararası kurumda resmi bir itirazda bulunmadı, mahkemeye gitmedi.
Bunun yerine; İstihbarat Servisi’ni suçladı, kurumsal değişikliğe gitti, “sırdaşını” genel müdür olarak atadı. Sivil istihbarat yetkileri, Dış İşleri ve İç İşleri Bakanlıklarından alındı ve Başbakanlık Kabine Ofisi’ne bağlandı. Gerekçe; yoğun uluslararası rekabette Macaristan’ın daha iyi bilgi ve istihbarat faaliyetleri sergilemesine olanak sağlamaktı.
Dolayısıyla; kötü dış mihraklar kontrol altına alınıyordu. Hükümetin, casus yazılımla muhalifleri takip ettiği iddiaları güçlendi.
AB bütçesine ödeme yapılmadı ancak yeni projelerin maliyetinin ulusal bütçeden karşılanması kararını aldı.
İKTİDAR ve YARGI YOLUYLA ÖRTBAS
OLAF müfettişleri yakın takibe alındı, telefonları dinlendi. Macaristan polisi soruşturmayı iki kez kapattı. Macar makamlar “herhangi bir suç işlenmediği” sonucuna vardı.
DAMADA NE OLDU?
Hiçbir şey! Damat önce Elios’u elden çıkardı. Turizm, lojistik, finans alanlarında iddialı yeni bir grup şirketin sahibi oldu. Suçlamalar kapatılınca hem içeride hem dışarıda sürekli büyümeyi sürdürdü. Macar muhalefeti damadın servetinin kaynağının, “çalınmış AB fonları” ve halktan toplanan vergiler olduğunda ısrarcı.
SADECE 3 YILDA
Kısacık bir zamanda, sadece üç işlemle, Belgrad’ta bile 122 bin metrekareyi aşan alan, Macaristan Ulusal Bankası’nın uhdesindeki bir firmadan Orban’ın damadının şirketine geçmişti.
Damat, devlet ve hükümet gücüyle artık uluslararası adımlarla büyük imzalar atıyordu.
Çok tanıdık değil mi?
(Z)ORBAN’IN DÜŞÜŞÜ
Uluslararası Şeffaflık Örgütü, Macaristan’ı AB’de yolsuzluğun en yüksek olduğu ülke olarak işaretledi. Demokrasi ve haber alma özgürlüğü her geçen gün kısıtlanınca fonlar da donduruldu.
Ülke içinde en pahalı otel zincirlerinden, büyük gayrimenkul projelerine kadar durmadan genişleyen servetiyle Orban’ın kızı ve damadına yıllarca ve defalarca sunulan “geri ödemesiz” devlet yardımları, bütçe özelinde “kredi armağanları” muhalefetin gündeminden hiç düşmedi ama seçim sonunda kayınpederi düşürdü.
Şimdi gözler, damadın lüks otellerini yol boyunca çocuklarına gösterirken mide bulantısını dile getiren yeni Başbakan Péter Magyar’ın bu konuda ne yapacağında.
Çünkü hiçbir saltanat sonsuza dek sürmez. Hiçbir halk sonsuza dek sömürülmez.