Çocuklarımız Çanakkale Köprüsü’nde rehin
Çiğdem Toker
Son Köşe Yazıları

Çocuklarımız Çanakkale Köprüsü’nde rehin

29.01.2017 05:47
Güncellenme:
Takip Et:

Aslında başlık, “Çanakkale Köprüsü’nde deolmalı.
Uzamasın diye burada anlatmayı seçtim.
Çanakkale Köprüsü, iktidarın Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle yaptırdığı kamu projelerinin tamamı gibi, çocuklarımızın geleceğini rehin alan, onların refahından çalan, eğitimlerine hayallerine uygun biçimde istihdam edilmelerini önleyen bir proje.
Bakmayın Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan’ın tekliflerin alındığı canlı yayında projeyi başarı hikâyesi tadında sunmasına.
Yapılan; kamu kaynaklarını yıllar boyu sömürecek, bize vergi olarak dönecek, nihayetinde AKP rejiminin Hazine’nin ayağına taktığı “garanti” prangasına ağır bir halka daha eklenmesinden başka bir şey değildir.
Çocuklarımızın geleceğini şirket çıkarlarına rehin bırakan sistemi bir daha anlatalım: Dört ayrı Ortak Girişim Grubu’nun (OGG) teklif verdiği Çanakkale Köprüsü’nde süreler yarıştırıldı. Yapım ve işletme unsurlarından oluşan toplam süre uzunluğunda en kısa süreyi teklif eden, avantaj sağlıyor. Burada en kısa süreyi, 16 yıl 2 ay 12 gün ile Daelim-Limak-SK-Yapı Merkezi’nden oluşan OGG verdi. (İkisi Avrasya Tüneli’nden tanıdık.)
Süreye 5.5 yıllık yapım süresi dahil. Yatırım bedeli ise 10 milyar 354 milyon 576 bin 202 TL olarak açıklandı.
Toplantıyı izleyen bir meslektaşımız, -iyi ki- araç başına maliyeti sordu.
Bakan Arslan “15 Avro +KDV” dedi. Bu rakamın şartnamede yazılı olduğunu belirtip değişemeyeceğini de sezdirdi.
Gelin görün ki bunun üzerine toplantıyı izleyen gazeteci arkadaşlar “Peki, günlük, yıllık verilen araç garantisi kaçtır?” diye sormadı. 10 bin? 20 bin? 30 bin? Kaç?
Toplantıyı izleyen gazeteci arkadaşların sormadığı diğer soru şuydu:
“Hazine araç başına geçiş ücretini Avro üzerinden garanti ediyorsa, nasıl oluyor da şirketler yatırım bedelini TL üzerinden hesaplıyor? Yatırım bedeli aslında yabancı para cinsinden de tepki çekmemek içinmi TL açıklandı?

Şu anda 67 lira
Hizmete açılacağı tarihe bakılırsa Çanakkale Köprüsü, AKP rejiminin, Cumhuriyetle rövanşizm için seçtiği bir proje: 2023. Beri yandan bu, yapım süresine karşılık geliyor.
Dolayısıyla dörtlü OGG, inşaatını bitirdikten sonra köprüyü yaklaşık 11 yıl işletecek. (2034’e kadar.)
Devlet, YİD modelli projelerde KDV’yi yüzde 8 uyguluyor.
“15 Avro + KDV” üzerinden hesaplarsak, bugün hizmete açılmış olsa, sadece köprü için araç başına 67 TL ödemeliyiz.
Bakan’ın verdiği bilgiye göre ayrıca otoyolda km başına da 5 sent eklenecek. Dört şirketin bu projeden kâr edebilmesi için de herhalde yatırdıkları 10.5 milyar TL’den çok fazlasını ödeyecek aslan Türk milleti. Aziz milli irade.

Osmangazi’nin Hazine’ye zararı büyük
AKP’li bakanların, YİD projeleri için sözleşmelere koydukları talep tahminleri tutmuyor.
Talep tahminleri tutmayınca da garantiler, Hazine’nin dolayısıyla halkın sırtında vergi ve daha yüksek işsizlik patlayacak.
Misal Osmangazi Köprüsü. Alayıvala ile açılan köprünün geçiş ücreti 35 dolar +KDV.
Bugünkü kurla 145 TL yapıyor.
Kur tırmanınca Ulaştırma Bakanlığı, vatandaşa iyilik yapıyor gibi rakamı 65.6 TL’de sabitledi.
Bu projede köprü ve otoyol için şirkete verilen araç garantisi 40 bin. Köprüden geçen araç sayısı net olarak açıklanmıyor. Buna cesaret edemiyorlar. Ama bilenler, ortalamanın 10 bin civarında olduğunu söylüyor.
Ortalama 10 bin aracı veri kabul edersek aradaki 30 bin aracın geçiş ücreti üzerinden ortaya çıkan rakam 702 milyon TL. Üstelik bu sadece inmiş fiyat üzerinden yapılan bir hesap. 35 dolar + KDV üzerinden bir aracın gerçek geçiş ücreti 146 TL. Aradaki 81 TL fark da Hazine’nin şirkete olana yükümlülüğü. Bu tutarın bir kısmı KDV oranının aşağıya çekilmesiyle düşse bile, her koşulda Hazine’den yine şirkete fark aktarılacak.
Bankacılar, bu tutarın 500 milyon dolar civarında olduğunu söylüyor.
Hal böyleyken Çanakkale Köprüsü’nde aynı yöntemle teklif almaya diyecek söz bulamıyor insan.

Yatırım yapılamaz ülke
S&P ve Fitch’ten art arda gelen açıklamalarla, üç büyük derecelendirme kuruluşu da yatırımcıya “Türkiye’ye gitmeyin” demiş oluyor.
Derecelendirmenin birden çok kriteri, birden çok da amacı var.
Sermaye yeterliliği, mal varlığı, yönetim kapasitesi gelirler, likidite, faiz riskine duyarlılık gibi kriterler. Amaçların en önemlisi de piyasalara, yatırımcılara yön çizmek.
Dikkat çekelim:
Fitch açıklamasında öne çıkan not düşürme gerekçesi ekonomik veriler değil.
Siyaset ve güvenlik alanında yaşanan olumsuz gelişmeler.
Başkanlık, yapılan değişikliğin “denge ve denetleme”yi yıpratacağı, kamudaki kitlesel tasfiyeler, basını susturma operasyonları, terör saldırıları. Özetle güzelim ülkeyi insan onuruna yaraşır biçimde yaşanılır olmaktan çıkaran, her geçen gün ağırlaşan koşulların listeli bir özeti var Fitch açıklamasında.
Yarından itibaren piyasaların açılmasıyla ağır bir sarsıntı geçirmemeyi diliyoruz.
Eğer ki sahip oldukları kirli medya üzerinden “üst akıl” bahanesinin hâlâ alıcısı olduğunu düşünenler varsa kayıt düşelim: Enflasyon iki haneye çıkınca “üst akıl”ın piyasası falan da kalmaz.
Yeri gelmişken bu köşede neredeyse iki ay önce (4 Aralık 2016) çıkan yazının başlığını buraya bırakayım:
“Mesele sadece güven, biliyorsunuz değil mi?”

Türk Telekom’un borcu ve ‘takip’
Üç ay önceydi. Türk Telekom’un ana hissedarı Saudi Oger Grubu’nun hâkim ortak olduğu Oger Telekom’un kredi geri ödemesinde sıkıntı yaşadığı ortaya çıktı. Yalanlanmayan o haberlere göre Oger Telekom, dört yıl önce kullandığı refinansman kredisinin taksitinde güçlük yaşıyor, bu güçlük özellikle iki özel Türk bankasına yansıyordu.
Sonrasında Oger Telekom borsada işlem gören şirket hisselerini satmaya başladı. Türk Telekom’daki yüzde 55’lik hissede bir değişiklik olmadığı da duyuruldu.
Bankacılık hassasiyeti yüksek bir sektördür.
Göstergelerin olumsuz gittiği dönemlerde çok daha hassas.
O yüzden sektörde, bugünlerde konuşulanları kısa bir not olarak aktarmakla yetineceğim.
Lübnan şirketinin toplam borcu içinde, iki Türk bankasına ödeyemediği borcun 2.5 milyar dolara ulaştığı (1.5 biri, 900 milyon dolar diğeri) bankacılık mevzuatına göre “takipteki krediler”e alınması gerektiği halde “aldırılmadığı” kulislerde konuşuluyor.
Eğer doğruysa, borcun ödenemiyor olması bir dert, “takip”e aldırılmaması çok daha büyük bir dert.  

Yazarın Son Yazıları

Hoşça kalın

Hoşça kalın

Devamını Oku
09.09.2018
O fayansın talimatı kimden?

O fayansın talimatı kimden?

Devamını Oku
07.09.2018
Ulaşıma ulaşım ihalesi

Bakan düzeyinde 2018’de biteceği açıklanmış ilk metro hattında işlerin planlandığı gibi gitmeyeceği, herhalde baştan belliydi ki, İETT yarım milyar TL’lik bir otobüsle taşıma ihalesini yapıverdi. Otobüsle taşıma seçeneği zorunluysa, özel taşımacılık şirketlerine kaynak aktarmak zorunlu muydu? Otobüsle taşıma işini İETT’nin organize edip gerçekleştirmesi daha mı pahalı olurdu?

Devamını Oku
05.09.2018
‘Enflasyonla topyekûn mücadele’

‘Enflasyonla topyekûn mücadele’

Devamını Oku
04.09.2018
Bankalara ne oluyor?

Bankalara ne oluyor?

Devamını Oku
02.09.2018
Tek hane hedefi

Tek hane hedefi

Devamını Oku
31.08.2018
Boykot ve adanmışlık

Boykot ve adanmışlık

Devamını Oku
29.08.2018
Otağ Merkezi ve bütçe

Otağ Merkezi ve bütçe

Devamını Oku
28.08.2018
Cevapsızlığın şiddeti

Cevapsızlığın şiddeti

Devamını Oku
26.08.2018
CHP'li vekilden Saray'a: Kimleri korumaya alıyorsunuz?

Türkiye’nin Uluslararası Yolsuzluk Algı Endeksi’ndeki sırası 81’inciliğe düştü. “Vergi Barışı” tebliği, uluslararası yükümlülükleri hiçe sayıp Türkiye’yi kara para aklayan ülkeler konumuna sokabilir. CHP’li Utku Çakırözer, yurtdışındaki paraların ülkeye transferini yapanların sorgulanmamasını sağlayan düzenlemeyle kimlerin korumaya alındığını sordu.

Devamını Oku
24.08.2018
2019 bütçesinde KÖİ garantileri

2019 bütçesinde KÖİ garantileri

Devamını Oku
22.08.2018
Devletin dövizli sözleşmeleri

Devletin dövizli sözleşmeleri

Devamını Oku
20.08.2018
Türkiye kara para cenneti midir?

Türkiye kara para cenneti midir?

Devamını Oku
19.08.2018
İstanbul metrolarının geleceği

İstanbul metrolarının geleceği

Devamını Oku
17.08.2018
Müteahhit kriterleri

Müteahhit kriterleri

Devamını Oku
15.08.2018
3. Havalimanı’na nasıl gidilir

3. Havalimanı’na nasıl gidilir

Devamını Oku
14.08.2018
Matrah artırın, yoksa…

Matrah artırın, yoksa…

Devamını Oku
12.08.2018
Melen Barajı 11 Ağustos’ta açılacak mı?

Melen Barajı 11 Ağustos’ta açılacak mı?

Devamını Oku
03.08.2018
Tarım alanına santral yaparsanız

Tarım alanına santral yaparsanız

Devamını Oku
01.08.2018
Tarım alanlarına Danıştay’dan destek

Tarım alanlarına Danıştay’dan destek

Devamını Oku
31.07.2018
Kanal İstanbul göz göre göre...

Yap-işlet-devret yöntemiyle yapılacak Kanal İstanbul büyük bir rant yaratacak. Ancak Kanal İstanbul’un mühendisliği ne kadar mükemmel olursa olsun, çarpık kentleşmiş, betona boğulmuş, neredeyse her gün yeni bir felaket yaşayan ve deprem beklenen bir metropolde doğayla oynanacak. Giresun’da 82 yaşındaki Yusuf Topal, gittiği aile hekimliğinde doktorla tartıştı. Doktorun “beyaz kod” alarmı vermesi üzerine hastaneye gelen polisler, yaşlı vatandaşı gözaltına aldı. Gözaltına alınmasına tepki gösteren Topal’a polislerce biber gazı sıkılıp ters kelepçe takıldı. CHP’li Gülizar Biçer Karaca, Meclis’te milletvekillerini uyardı: “Bu projeyle İstanbul’da milyonlarca metreküp toprak taşınacak. Güzergâh üzerindeki Sazlıdere Barajı yok edilecek. Hafriyatla ekolojik sistem değişecek, sular kirlenecek.”

Devamını Oku
29.07.2018
Büyük ihalede itirazlar dinlendi

Büyük ihalede itirazlar dinlendi

Devamını Oku
27.07.2018
Devlet şişmanlıyor ‘Yeni devlet’ darmadağın ve çok başlı

Devlet şişmanlıyor ‘Yeni devlet’ darmadağın ve çok başlı

Devamını Oku
26.07.2018
Şehir hastanelerinde ‘kur’ virüsü

Şehir hastanelerinde ‘kur’ virüsü

Devamını Oku
25.07.2018
Berberoğlu kararı ve ‘kapsayıcı Meclis’

Berberoğlu kararı ve ‘kapsayıcı Meclis’

Devamını Oku
24.07.2018
TCDD’nin mali yüküymüş!

TCDD’nin mali yüküymüş!

Devamını Oku
22.07.2018
SGK neden Sayıştay’dan kaçırıldı?

SGK neden Sayıştay’dan kaçırıldı?

Devamını Oku
20.07.2018
Torba teklif dönemi

Torba teklif dönemi

Devamını Oku
18.07.2018
‘Ses ve öfke’

‘Ses ve öfke’

Devamını Oku
17.07.2018
Perhizler ve turşular

Perhizler ve turşular

Devamını Oku
15.07.2018
Madde 104 yokmuş gibi davranmak

Madde 104 yokmuş gibi davranmak

Devamını Oku
13.07.2018
1 numaralı kararname

1 numaralı kararname

Devamını Oku
11.07.2018
Ucuz hayatlar

Ucuz hayatlar

Devamını Oku
10.07.2018
Kişiye özel elbise

Kişiye özel elbise

Devamını Oku
10.07.2018
‘Yeni’ Meclis dalsız bir çınar gibi

‘Yeni’ Meclis dalsız bir çınar gibi

Devamını Oku
08.07.2018
‘Helalinden yüzde 31’

‘Helalinden yüzde 31’

Devamını Oku
06.07.2018
Yüksek enflasyonda dolarlı ihale

Yüksek enflasyonda dolarlı ihale

Devamını Oku
04.07.2018
Sahip çıkma becerisi

Sahip çıkma becerisi

Devamını Oku
03.07.2018
Sonuna dek beklense ne olurdu?

Sonuna dek beklense ne olurdu?

Devamını Oku
01.07.2018
Asıl sorudan kaçmak

Asıl sorudan kaçmak

Devamını Oku
29.06.2018