Ebru Kılıçoğlu

Olması ve olmaması gereken

27 Ocak 2020 Pazartesi

Ev sahibi Konyaspor, son derece disiplinli bir 4-4-2’yle ‘merhaba’ diyor rakibine. Neredeyse birbirine yapışık oynayan bu 10 futbolcunun ilk hedefi alanlarını savunmak. Beraber hareket ediyor, risk almıyor, ödün vermiyorlar… Çelik ağ gibi dikiliyorlar Galatasaray’ın karşısına… Onlar için son derece olumlu. G.Saray açısındansa son derece yıpratıcı bir durum. Zira Sarı-Kırmızılıların en sevmediği formül bu: Kilitlenmiş bir takım. Ne bunu aşacak formülü var ne de kilidi açabilecek çilingiri. İşte bu nedenledir ki ilk şutları ancak 13. dakikada gelebiliyor. Konyaspor’un golden ziyade savunmasına konsantre olması da buna eklenince, mücadelesi yüksek ama renksiz bir maç çıkıyor ortaya… G.Saray açısından bu durumu değiştirecek formül, beklerden başlayarak kanatları iyi kullanıp presi artırmak ama rakibin çift forveti buna çok izin vermiyor… Öyle ki kimse gol atacak veya bu tabloyu değiştirecek gibi gözükmüyor. Derken Emre Akbaba’yla başlayan bir atak durumu değiştiriyor. Ondan Ömer’e, Ömer’den de son derece şık bir asistle Falcao’ya ulaşan top, 26. dakikada onun vuruşuyla G.Saray’ın ilk golü olarak kayıtlara geçiyor. Bu golün iki önemli etkisi var: 1. G.Saray, bu maçta bir ileri bir geri koşmak dışında bir iş daha yapabileceğini fark ediyor. 2. Konyaspor ‘gol attırmam’ formülü tutmayınca ‘gol atayım’ düşüncesine geçiş yapıyor. Bu da kilidin kendi kendine açılmasını sağlıyor. Ancak 39. dakikadaki golün değişen bu tabloyla değil, doğrudan Emre Akbaba’nın müthiş yeteneğiyle ilgisi var. Zira Saracchi’den gelen ortayı akıl almaz bir vuruşla ağlara gönderen o...

İkinci yarıda Konyaspor, gol atmaya niyetli bir anlayışla savunma disiplininden ödün verirken G.Saray da temposunu artırıyor. İlkyarıya göre daha zevkli bir hale gelen oyunda iki takımın da pozisyonları var ama gülen taraf, 79. dakikada Adem’in golüyle G.Saray oluyor. Son derece suni, bu halde gündem olması bile komik olan bir konuya günlerce kilitlenen, hem de bunu başkan-teknik direktör seviyesinde yapan camiaya bu maç ciddi bir hatırlatma yapıyor: Kazanılması (!!!??) gereken futbolculara değil, Emre Akbaba gibi eldeki değerlere; incir çekirdeğini doldurmayacak konulara değil, şampiyonluk gibi gerçek konulara konsantre olalım! 



Yazarın Son Yazıları

Oyunun hâkimi 18 Eylül 2020
Kavuşma 13 Eylül 2020
Muhasebe 25 Temmuz 2020
Korona etkisi 9 Temmuz 2020
Evrene mesaj 6 Temmuz 2020
Kardeş payı 29 Haziran 2020
Cambaz 22 Haziran 2020
Kırık 15 Haziran 2020
Çilingir 16 Mart 2020
Sıfır hükmünde 2 Mart 2020
Teyit 24 Şubat 2020
Taşikardi 17 Şubat 2020
Şampiyonluğu istiyor 10 Şubat 2020
Yürek 6 Şubat 2020
Doğum günü 3 Şubat 2020