Demokratlar birleşmedikçe ‘şahsım devleti’ kazanır!

Demokratlar birleşmedikçe ‘şahsım devleti’ kazanır!

15.06.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bütün insanlık tarihi, özellikle de siyasal tarih, diktatörlerin, demokratların kavgalarından yararlandıklarını gösterir.

Sadece Hitler’in değil, Mussolini’nin ve Franco’nun yükselişlerine de bakın, ne dediğimi hemen net olarak göreceksiniz:

Elbette günümüzün “Seçilmiş Otokratları” tarihteki klasik faşistlerden bir hayli farklıdır.

Günümüzdeki “Seçilmiş Otokratların” egemen oldukları rejimler, “Seçimli Otoriter”, “Rekabetçi Otoriter”, “Hegemonik Otoriter”, “Kusurlu Demokrasi” ve “Hibrit Rejim” gibi isimlerle anılırlar.

Aslında bu tür rejimlerin hepsi, klasik faşizmin makyajlanmış olan aldatıcı görüntüleridir.

Değerli Siyaset Bilimci Ersin Kalaycıoğlu bu tür rejimlere Neo-Patrimonyal Sultanizm diyor ve Türkiye’deki uygulamayı da Abdülhamit döneminden başlatarak “Neo-Hamidyen Neo-Patrimonyal Sultanizm” olarak niteliyor.

(https://www.politikyol.com/16-nisan-2017-referandumunun-getirdikleri-neo-patrimonyal-sultanizm/)

***

Değerli bilim insanı Prof. Kalaycıoğlu’nun Türkiye’deki rejim hakkındaki bu tarihsel/siyasal adlandırmasına ben, güncelden hareketle “Şahsım Devleti” rejimi diyorum:

Çünkü hem Erdoğan “İngiltere, Fransa, Almanya ve şahsım, dörtlü zirve yaptık” demiştir...

Hem de 16 Nisan 2017’de kabul edilen Anayasa’nın 8. Maddesi “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir” demektedir.

Bu “Ucube Anayasa”, yürütme yetkisini, “Cumhurbaşkanlığı Kurumuna” bile değil, doğrudan “Cumhurbaşkanının şahsına” vermiştir!

***

Bu “Şahsım Devleti” rejimi:

Hem korkunç boyutlara ulaşan hayat pahalılığını, yani geçim sıkıntısını, hem de kamu vicdanını yaralayan inanılmaz adaletsizlikleri ve baskıları unutturacak bir biçimde...

Kılıçdaroğlu’na yapılan linç yoluyla ve büyük bir başarıyla...

Bütün muhalif kamuoyunu CHP içindeki liderlik sorununa yönlendirmiş...

Demokratları kendi içlerinde müthiş bir kavgaya tutuşturmuştur.

***

UYARIYORUM:

Parti içindeki liderlik sorunu ve demokrat kamuoyundaki bu müthiş kavga, etkin bir biçimde, DERHAL sonlandırılmaz ve yerel seçimler için HEMEN çalışmaya başlanılmazsa, CHP, yerel seçimlerde İstanbul’u bile yitirebilir.

Yazarın Son Yazıları

Casusa kitakse!

“Hocaefendi’nin Sandukası” adlı romanımın yayımlandığı yıl “En çok satanlar” listesine girmesinden ve üzerinde edebi incelemeler yazılmasından cesaret alarak, ana karakterin bir kadın casus olduğu, ikinci bir tarihsel ve toplumbilimsel roman yazıyorum.

Devamını Oku
14.05.2026
Düşman hukuku

Son zamanlarda “İkinci Silivri Trajedisi” bağlamında, İktidar yanlısı olmayan medyaya, birtakım holdinglere, “Ana Muhalefet Partisi CHP”ye, CHP’li Belediyelere ve buralarda çalışanlara yönelik “İBB Davası”, “Casusluk Davası” gibi davalardaki uygulamaları eleştirmek için sık sık kullanılan “Düşman (Ceza) Hukuku” diye bir kavram var...

Devamını Oku
12.05.2026
Yanardağ davası: Casus belli

Merdan Yanardağ’ın, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte yargılandığı “Casusluk Davası” ve Tele1 televizyon kanalına el konularak İstanbul’da iyi bir semtteki bir apartman dairesi fiyatına satışa çıkarılması...

Devamını Oku
10.05.2026
Okul sorunu okulda çözülür!

Dün gazeteniz Cumhuriyet’te, eğitim üzerine iki yazı vardı

Devamını Oku
08.05.2026
‘Eğitim kurumu’nda cinayet!

Sosyolojideki “Kurum” kavramı, Türkçemizde iki farklı anlam taşır...

Devamını Oku
07.05.2026
Toplumu çıldırtan çelişki

İktidar, ülkenin bütün kaynaklarını bitirdiği için gücünü yitirdikçe toplumu, aklın, mantığın ve siyasetin kabul edemeyeceği biçimde birbirine zıt olan iki ters yöne doğru zorlamaya başladı...

Devamını Oku
05.05.2026