Şiddetin “toplumsal kaynaklarını” şöyle özetleyebilirim:
1) KİNDAR EĞİTİM:
Rüzgâr eken fırtına biçer!
Kindar nesil yetiştirirseniz sonuçta, ortada birbirini öldüren insanlardan başka kimse kalmaz!
Milli Eğitim, insan, doğa, yurt sevgisi, barış içinde birlikte yaşamak kültürü, yurttaşlık bilinci öğretmek yerine kin ve nefret üzerine kurulu ise evlatlarımız “İyi insan iyi yurttaş” olarak değil, potansiyel katiller olarak yetişir.
2) ADALETSİZLİK, HAKSIZLIK, HUKUKSUZLUK:
Adaletsizlik, haksızlık, hukuksuzluk, şiddetin en önemli kaynaklarından biridir.
İnsanlar başka kişiler veya devlet tarafından kendilerine haksızlık edildiğini düşündüklerinde, bunu meşru olarak düzeltme yollarının bulunmadığını görürlerse şiddete yönelirler.
Hukuk devleti işlemiyorsa, belli kişiler veya gruplar ya da belli suçlar için “kayırmacılık”, “cezasızlık” hatta “borsa/ rüşvet” sendromları devreye girmişse insanlar şiddete yönlendirilir.
3) AHLAKSIZLIK:
Bireye aileden, okuldan, medyadan, sosyal medyadan, toplumdan aktarılan iyi-kötü, doğruyanlış, güzel-çirkin kavramları, öldürmeye değil, yaşatmaya; kavgaya değil, uzlaşmaya; savaşa değil, barışa, birlikte yaşamaya yönelik olmalıdır.
Din, mezhep, ırk, coğrafya gibi kültürel kimlikler insanları ayrıştırmamalı, düşmanlaştırmamalı; tam tersine, kurallı ve birbirlerine saygılı bir yurttaşlık ahlakı, herkesi barış içinde birlikte yaşamaya yönlendirmelidir.
Aile, okul, arkadaş grubu, medya, sosyal medya, şiddeti özendirmemelidir.
4) UMUTSUZLUK:
Umut, insanın en önemli yaşam kaynağıdır!
İnsan kendisi ve ailesi için iyi hayat koşullarını sağlayacak meşru ve geleneksel yolların olmadığını, fırsat eşitliği bulunmadığını, ne kadar namuslu, ahlaklı, çalışkan ve uzman olursa olsun başarılı olamayacağını gördüğü zaman, isyana ve şiddete yönelir.
5) YÜKSEK SÖMÜRÜ VE EŞİTSİZLİK:
Toplumda, hem yüksek sömürü hem fırsat eşitsizliği hem de büyük gelir adaletsizliği varsa o toplumda şiddete uygun bir ortam oluşur.
6) KORKU VE GÜVENSİZLİK:
İnsanlar güvenlikleri için devlete güvenemiyorlarsa o toplumda şiddet yaygınlaşır.
7) ŞİDDETE YÖNELİK ÖRGÜTLER:
Din, mezhep, ırk üzerine kurulu olan örgütler şiddete yönelik eylem ve söylemler açılarından dikkatle denetlenmelidirler.
8) SİYASET:
Siyasal iktidarlar, güçlerini pekiştirmek ve sürdürebilmek için yurttaşları, ayrıştırıcı, dışlayıcı, düşmanlaştırıcı politikalar izliyorlarsa o toplumda şiddetin filizlenmesi ve egemen olması kaçınılmaz olur!
***
Son söz olarak, bir toplumda şiddetin yaygınlaşmasının doğrudan doğruya bir toplumsal kültür, eğitim ve siyasal iktidar sorunu olduğunu vurgulamalıyım!