Erdal Sağlam

‘Ağbal depremi’nin büyüklüğünü tahmin edemediler

23 Mart 2021 Salı

Piyasalarda oluşan “Ağbal depremi”nin yarattığı hasarın iktidarın beklentilerinden çok daha büyük olduğu, hasarın nasıl onarılacağının da bilinemediği gözleniyor. AKP’lilerin yaptığı açıklamaların hasarı büyüttüğünü de söyleyebiliriz.

Cumartesi sabah Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınmasıyla birlikte piyasacılar, pazartesi günü piyasalar açıldığında yangın yaşanacağını görüyorlardı. Belli ki iktidar da patırtı çıkmasını bekliyordu ki pazar günü yeni Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, banka genel müdürleriyle internet ortamında bir araya gelip “mevcut politikaların değişmeyeceği” mesajını iletti. Toplantıdan sonra konuştuğum bir genel müdür, Başkan’ın bankacı kökenli, teorik kısmını üniversitede tamamlamış biri olduğunu belirtip fazla sorun olmayacağını umduğunu ifade etmişti.

Banka yöneticileri somut bir şey söylemekten kaçınıyorlardı. Ancak özellikle operasyonlarla ilgili bankacılar, hafta sonunu, piyasalar açıldığında olabilecekler konusunda çalışmakla geçirdikleri için bunu tahmin ediyorlardı. Yabancı bankacılardan gelen haber ve yorumlar da Ağbal’ın görevden alınmasına çok sert bir tepki geleceğini gösteriyordu.

Yani piyasalar dün yaşanan hareketleri, aşağı yukarı kestirebiliyorlardı, ancak iktidarın, özellikle Cumhurbaşkanı’nın bu kadarını beklemediğini tahmin ediyorum. Aksi takdirde kurultay öncesi bu kadar büyük bir patırtı çıkacağını bilse, bence böyle bir kararı, en azından bu zamanda almazdı. Seslerini çıkaramasalar bile AKP’nin tabanında önemli rolü olan Anadolu sermayesinin ve KOBİ’lerin, kararın çok yanlış olduğunu söylediklerine bizzat şahit oldum. 

Bence bu karardan en fazla rahatsızlık duyan kişilerden biri de Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan’dır. Elvan’ın yakın çevresine şaşkınlığını ve kararın yanlışlığını dile getirdiğini de duydum.

Peki, Ağbal’ın görevden alınması neden bu kadar sert bir tepki oluşturdu?

Ağbal’ın son dönemde ekonomideki tek çıpa haline gelmesinin, oluşan hayal kırıklığında büyük etkisi var. Zaten kırılgan bir ekonomi ve tek tutanağınız deneyimli, işini iyi yapan, partide de sözü geçtiğini bildiğiniz bir kişi. Ağbal’ın, Cumhurbaşkanı’nın faiz eleştirisi üzerine, daha önce “Ancak böyle yapılabilir başka bir yol görmüyorum” dediği, hatta “Başka türlü yapmak istiyorsanız beni alın” sözleri kulislerde konuşuluyordu. Ancak buna rağmen Cumhurbaşkanı’nın böyle bir karar alacağını tahmin etmiyordum. “Kurultay öncesi güç gösterisini pekiştirmek” niyeti var mıydı bilemiyorum ama Cumhurbaşkanı’ndan bile beklenmeyecek bir karar olduğu açıktı. Kararın HDP’nin kapatma davası, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkış kararıyla birlikte gelmesi, bence etkisini artıran bir unsurdu. Ancak tek başına Ağbal görevden alınsaydı bile yüzde 10 olmasa bile, en azından yarısı kadar bir kur etkisi baştan beklenmeliydi.

Yangına benzin döken açıklamalar  

Son iki hafta içerisinde yaşananlar ister istemez, sadece ekonomik değil, siyasi olarak da Batı’dan kopuş sinyalleri olarak görüldüğü için etkisinin büyük olduğunu da söyleyebiliriz.

Bu arada dün yapılan açıklamalar aslında paniğin ne kadar büyük olduğunu, beceriksizlik algısını pekiştirdiğini, çözüm konusunda da bir senaryo bulunmadığını gösteren işaretlerdi. Örneğin Bakan Elvan, hafta sonu basına sızan bir yabancı rapordan etkilenerek dün ilk açıklama olarak “Serbest piyasa mekanizmasından taviz olmayacağını ve liberal kambiyo rejiminin uygulanmasına devam edileceğini” açıkladı. Enflasyonun düşürülmesine öncelik verileceğini söyleyerek piyasalara yeniden güven vermeye çalıştı. Ancak kambiyo rejimi değişikliği sözü bile paniğin büyüklüğünü gösteriyordu.

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nurettin Canikli, “Merkez Bankası başkanının değiştirilmesi piyasalara meydan okumak değildir” açıklaması yaptı. Sözde, “O makama gelen herkesin enflasyonu düşürmeye çalışacağını” yani hedeften sapma olmayacağını söylemeye çalıştı ancak açıklamanın içinde söyledikleri “Merkez Bankası başkanını talimatla iş yapan basit bir memur” olarak gördüklerini bir kez daha ortaya koyuyordu.

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun bir partili alışkanlığıyla, sosyal medyadan ayetler paylaşıp cuma kutlaması yapması ise görev bilinci konusundaki tereddütleri artırdı.

Borsadaki büyük dalgalanmalar ve kapanmaların ardından yapılan açıklamada ise işlemlerin anlık izlendiğini, mevzuata aykırı işlemlerin özellikle açığa satışların cezalandırılacağı belirtilirken kullanılan “uygun olmayan işlere karşı gerekli her türlü tedbirin alınacağı” ibaresi bile piyasalarda tedirginlik yarattı.

Bu arada sosyal medyada ekonomi çevrelerince en çok paylaşılan tweet’lerden bazıları da İstanbul yaklaşımından çıkılmasını savunan Ayasofya Başimamı Boynukalın’ın ekonomiyle ilgili attığı, söyledikleri idi...

Ağbal’ın görevden alınması beklenmiyordu ama öncü depremler çoktu ve zaten bir zemin hazırlamıştı. Bu depremlerin ortak adı; tek adam sistemi ve kötü yönetim...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları