İşçi Partisi'nin 'tarihsel zaferi'
Ergin Yıldızoğlu
Son Köşe Yazıları

İşçi Partisi'nin 'tarihsel zaferi'

08.07.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İngiltere’de perşembe günü yapılan genel seçimlerde İşçi Partisi mecliste çok sağlam bir çoğunluk oluşturdu. Kesintisiz 14 yıldır ülkeyi yöneten Muhafazakâr Parti (Toriler) adeta çöktü; sağ kanadının ağır toplarından Jacob Rees-Mogg, partinin önceki lideri ve Başbakan Liz Truss, potansiyel başkan adaylarından Penny Mordent olmak üzere 13 bakan yeniden seçilemediler.

Muhafazakâr gazeteler bile “tarihsel zafer” gibi başlıkları attılar. Gerçekteyse siyasetin zemini İngiltere’de bir faşist partiyi de içine alarak sağa kaymaya devam ediyor.

MANŞETLERİN ARKASINDAKİ RESİM

Büyük sermaye, Murdoch medyası ve kimi analistlere göre “güvenlik bürokrasisi” tercihini Starmer’dan yana yapmıştı. Seçim kampanyası boyunca ana akım medyada, “Torilerin çöküşü”, “Richi Sunak’ın beceriksizliği” gibi temaları işlendi; Boris Johnson’ın yalancılığı, Liz Truss’ın acayipliği anımsatıldı. Medya, Starmer’ın aslında, bir gün bir şeyi ertesi gün başka bir şeyi kolaylıkla savunabildiğini, hatta “Corbyn benim arkadaşımdır” sözünü bile kolaylıkla inkâr edebildiğini, o ciddi görünüşün altında Boris gibi bir seri yalancının saklandığını görmek istemedi.

Aslına bakarsanız, ortada öyle büyük bir zafer de yok. Kier Starmer’ın İşçi Partisi toplam 412 temsilci çıkardı, sandıkta oyların yüzde 33’ü ile mecliste iskemlelerin yüzde 64’ünü aldı. Bu oylar hem oran hem de sayı olarak Jeremy Corbyn’in 2017’de Tony Blair’ın de üç seçim zaferinde aldığı oyların gerisindeydi. Starmer’ın İşçi Partisi toplam 9.712,100 oy alırken, Tony Blair’in İşçi Partisi, 1997 seçimlerinde toplam 13.551,381 oy almıştı.

Solda bir hareketlenme yaratarak İşçi Partisi başkanlığına 2015’te seçilirken partinin üye sayısını da iki kat artırarak 600 bine çıkaran Jeremy Corbyn, 2017 seçimlerini kazanamamıştı ama 12.878,460 ile toplam oyların yüzde 40’ını almıştı. Corbyn, sol/ sosyalist ve antiemperyalist kampta büyük bir canlanma başlatınca ana akım medya sert bir karşı saldırı başlatmış, Corbyn’in Filistin davasına verdiği desteği antisemitizm olarak sunmuştu. 2019 seçimlerinde BlairStarmer ekibinin, parti içi sabotajlarının da katkısıyla İşçi Partisi 59 iskemle kaybetti oy oranı yüzde 32’ye geriledi. Starmer başkan olduktan sonra İşçi Partisi’nin üye sayısının 350 bin dolayına gerilediği, Starmer’ın “büyük zaferinde” aldığı oyun, Corbyn’in o seçimi kaybederken aldığı 10.195,912 oydan, yarım milyon oy gerisinde kaldığı görülüyor.

Sonuç olarak Starmer’ın Corbyn’in 2019’de aldığından daha az oy alarak mecliste rekor bir çoğunluk oluşturması Financial Times’da John BurnMurdoch’un vurguladığı gibi aslında, “seçim sistemindeki çarpıklığın” ürünü: Her seçim bölgesinde, seçmenler bir adaya oy veriyor, en çok oyu alan aday milletvekili seçiliyor.

MERKEZ DAHA DA SAĞA KAYDI

İşçi partisinin “zaferine”, Torilerin iflasına, Corbyn’in İslington bölgesinden bağımsız aday olarak seçilmesine, İşçi partisinin Gazze olayları karşısındaki tutumunun, dört iskemle kaybettirmesine karşın ülkede siyasetin merkezi sağa kaymaya devam ediyor. Karşımızda, Blair’in İşçi Partisi’nden daha sağda, halk sınıflarına çok daha az şey vaat eden, sermaye ile çok daha yakın ilişkiler içinde şekillenmiş bir İşçi Partisi var. Bir anlamda bu, çökmekte olan Muhafazakâr Parti’nin yerini almaya, büyük sermayeyi temsil etmeye başlayan bir parti.

Diğer taraftan Starmer’ın, “başarısına Nigel Farage gibi çok deneyimli bir lidere sahip olan Reform UK isimli faşist partinin seçimlere katılmış olması da önemli bir katkı yaptı. Torilerin seçim hezimetinde, partinin sağ ve daha sağ, kesimleri arasındaki “iç savaş” da rol oynadı. Partinin, göçmenlerle ilgili ırkçı vaatlerini yerine getiremeyeceğini, Brexit’in ekonomik refah yaratmadığını, “geçim sıkıntısı krizinin” derinleştiğini, partinin de çökmekte olduğunu gören kimi parti liderleri ve kadroları “Reform UK” ile birleşmekten söz etmeye başladılar. Bu “iklimde”, özellikle alt sınıflardan (işçi sınıfının dağılmakta olan kesimlerinden) seçmen, İşçi Partisi’ne değil Reform UK’ye yöneldi. Muhafazakâr Parti birçok seçim bölgesinde birinci parti olma konumunu kaybedip, geleneksel seçmeni, İşçi Partisi’ne, zaman zaman da Liberal Parti’ye yönelirken; “Reform UK” de oyların yüzde 14’ünü alarak meclise dört temsilci soktu. 

Yazarın Son Yazıları

‘Hava kurşun gibi ağır’

İBB davaları sürüyor, İmamoğlu 9 Temmuz’da ne olacak, operasyon mu var diye soruyor.

Devamını Oku
06.07.2026
250 yaşında, hasta adam

Amerika’da başkanlar görevi devralırken hemen her zaman John Winthrop’un ünlü, “Yeni Kudüs”, “istisna ülke”, “aşikâr yazgı” (manifest destiny) vaazını (1630) anarlar.

Devamını Oku
02.07.2026
NATO zirvesi-genel çerçeve denemesi

NATO Ankara Zirvesi, ittifakın stratejik yöneliminde yapısal bir değişimi yansıtıyor.

Devamını Oku
29.06.2026
Caligula, Trump, Musk üzerine spekülatif düşünceler

Amerikan toplumunda Roma İmparatorluğu’nun çürüme, çöküş aşamasını anımsatan bir dönüşüm yaşanıyor.

Devamını Oku
25.06.2026
Versay’dan sonra yeni jeopolitik

7 Haziran 2026’da Versay Sarayı’nda ve Tahran’da eşzamanlı imzalanan 14 maddelik İslamabad Mutabakatı, İran-ABD savaşını resmen durdurdu

Devamını Oku
22.06.2026
Apartheid şimdi küresel

Sonuçta yeni Apartheid, duvarlarla değil, yaşamın dolaşımını düzenleyen görünmez mekanizmalarla kuruluyor. Bir tarafta sermaye, veri, mineraller ve su için sınırsız hareket; diğer tarafta insan için sınırlı hareket, sınırlı hak, sınırlı nefes. Küresel düzenin hakikati şu: Artık-değer çevrede üretiliyor, fakat yaşamın güvenliği merkezde korunuyor. Bu yüzden Apartheid artık küresel; sermayenin düzeni ise hem ekonomik hem biyopolitik hem de biyo-ırkçı.

Devamını Oku
18.06.2026