Atatürkçülük akıl ve bilimdir...
Hikmet Çetinkaya
Son Köşe Yazıları

Atatürkçülük akıl ve bilimdir...

12.11.2015 06:36
Güncellenme:
Takip Et:

Bütün tarihin ve yaşadığımız acıların, hayatın varoluşunu anlayabilmek, eşitsiz gelişmeleri görebilmek gerekir... 
Hayatın atlasında sevgiyi, sevgisizliği, sömürüyü, hukuksuzluğu bir arada yaşamak çok zor.
Bombayla kopan parmaklar, çatışmalar, savaş, göç... 
Elbet avuçlarımızın içinden uçup giden yaşam!
Şöyle bir yazı okumuştum, 30 yıl kadar önce:
“Saatin akrebine baktığımız zaman, akrep hareketsiz gibi gelir bize. Fakat bir iki saat sonra akrebin yer değiştirdiğini görürüz.
İnsanların hayatında da böyle olur. Çevremizdeki, hatta kendimizdeki değişikliğin çoğu zaman farkında olmayız. Tarihin akrebi bize hareketsiz gibi görünür...”
Oysa akrep ve yelkovan birlikte yol alır gece gündüz, dur durak bilmeden.
Evinin önünde pusu kurulup kalleşçe öldürülen polis de, uzman çavuş da, Diyarbakır’da çarşıda karısıyla alışveriş yapan astsubay da, tuzaklı mayında şehit düşen Mehmetler de bu toprakların çocuklarıdır, derin vadilerde etkisiz hale getirilen gençler de...
Bunca ölümler, acılar, akan kan, gözyaşı...
Ayrı ayrı çağları yaşayan insanlar gibiyiz, bombayla kopan parmakların içinizi acıtan öyküsünü dinlerken...
Birisi kendi ölülerini, öteki kendi ölülerini kutsarken, yoksul evlerde çığlıklar yükseliyor. 
Tarihin içinden, yaşanmış, yaşadığımız acılar fışkırıyor...
Oysa dünya değişiyor...
Değişmeyen bizim vicdanımız! 
Onun için saatin akrebi, devinimsiz gibi geliyor hepimize...
O ağır ağır ilerliyor, yelkovan gibi hızlı koşmayı beceremediğinden.

***

İnsanın insanlaşması uzun ve sancılı bir süreçtir...
Savaşlar, kıyımlar, depremler...
Dünyada varolan toplumlar aynı zaman diliminde yaşamıyor...
Bunu eşitlemek oldukça güç!
İlhan Selçuk 80’li yıllarda yayımlanan bir yazısında Cumhuriyet Türkiyesi’nin hedefini şöyle saptamıştı:
“Çağdaş uygarlık düzeyine erişmek!”
Mustafa Kemal Atatürk, aklımızın akreple yelkovanını uygarlığın ileri saatine göre ayarlamıştı Türkiye halklarının...
Türk, Kürt, Laz, Hıristiyan, Ermeni, Süryani, Arnavut, Boşnak...
Bir Tanzimat kopyacılığı değildi Atatürk’ün yaptığı.
Bir dönem geldi ki, yapılanların, konulan hedefin Batıcılık anlayışı olduğu yutturulmaya çalışıldı.
Asla öyle değildi...
Yanıtını Mustafa Kemal verdi:
“Çağdaşlaşmak akıl ve bilim yolunda yürümekle gerçekleşir, kopyacılıkla falan değil.”
Türkiye’nin toplumsal gerçeğinin farkında olmayanlar, bu topraklarda kişilerin ve kesimlerin ayrı zamanlarda yaşadığını görmezler.

Feodal yapı, aşiretler, dini önderler, tarikatlar...
Akıl ve bilim, acı ama gerçek son 60 yıl içinde giderek yok olmuştur.

***

Ölülerle yaşanmaz; ölüler sadece anılır...
Atatürk’ü ölümünün 77. yıldönümünde andık...
Peki biz toplum olarak, ister dindar, ister ateist, ister solcu, ister sağcı olalım onun “Aydınlanma yolunu” aklın ve bilimin ışığında daha da aydınlatabildik mi?
Atatürk, yaşadığımız toplumda kişiler ve çevreler arasında var olan zaman ayrılıklarını yok etmek için “Öğretim Birliği Devrimi”ni gerçekleştirmişti.
Bu devrimle ortaçağı yaşayanlar günümüze ulaşacaklardı. Köy Enstitüleri bu amaçla kurulmuştu.
Hem öğretim birliği devrimini hem Köy Enstitüleri’ni yıktık; saatlerimizi çağdaşlığa göre ayarlayacak akıl ve bilim yolundan uzaklaştık...
Çok kötü bir iş yaptık!
Şimdi o kötülüğün acısını çekiyoruz, insanlaşma yolunda adım atmaya çalışırken...  

Yazarın Son Yazıları

Şairin müze - kitaplığı (05.09.2019) (05.09.2019)

Şairin müze - kitaplığı

Devamını Oku
05.09.2019
Aşklar ve sevinçler...

Aşklar ve sevinçler...

Devamını Oku
09.09.2018
Hoşça kal hüzün... (06.09.2018)

Hoşça kal hüzün...

Devamını Oku
06.09.2018
Bir garip yolcu...

Bir garip yolcu...

Devamını Oku
04.09.2018
Sevda düşleri...

Sevda düşleri...

Devamını Oku
02.09.2018
Uçarı kaçarı...

Uçarı kaçarı...

Devamını Oku
01.09.2018
30 Ağustos...

30 Ağustos...

Devamını Oku
30.08.2018
Umudun penceresinden bakarken...

Umudun penceresinden bakarken...

Devamını Oku
28.08.2018
Anımsayış...

Anımsayış...

Devamını Oku
19.08.2018
Kadın köle değildir...

Kadın köle değildir...

Devamını Oku
18.08.2018
Yüreğim yangın yeri

Yüreğim yangın yeri

Devamını Oku
16.08.2018
Var mısın umut toplamaya?..

Var mısın umut toplamaya?..

Devamını Oku
14.08.2018
İsyan değil arzu...

İsyan değil arzu...

Devamını Oku
12.08.2018
Utanç... (11.08.2018)

Utanç...

Devamını Oku
11.08.2018
Herkes özgür olmadıkça...

Herkes özgür olmadıkça...

Devamını Oku
09.08.2018
Dağların arasında..

Dağların arasında..

Devamını Oku
07.08.2018
Uzman...

Uzman...

Devamını Oku
10.07.2018
Suskunluk..

Suskunluk..

Devamını Oku
08.07.2018
CHP’de değişim rüzgârı...

CHP’de değişim rüzgârı...

Devamını Oku
07.07.2018
Acı haber...

Acı haber...

Devamını Oku
05.07.2018
Madımak’ı unutma...

Madımak’ı unutma...

Devamını Oku
03.07.2018
Dachau şarkısı

Dachau şarkısı

Devamını Oku
01.07.2018
CHP... (30.06.2018)

CHP...

Devamını Oku
30.06.2018
Anahtar Bahçeli’nin elinde...

Anahtar Bahçeli’nin elinde...

Devamını Oku
28.06.2018
Seçimin yıldızı Muharrem İnce...

Seçimin yıldızı Muharrem İnce...

Devamını Oku
26.06.2018
Sevgi...

Sevgi...

Devamını Oku
24.06.2018
Sessizliğin utancı…

Sessizliğin utancı…

Devamını Oku
23.06.2018
Ya Kürt olsaydım...

Ya Kürt olsaydım...

Devamını Oku
21.06.2018
Hâlâ şafakta geliyorlar...

Hâlâ şafakta geliyorlar...

Devamını Oku
19.06.2018
İsyancı coşku...

İsyancı coşku...

Devamını Oku
22.05.2018
Kuru bir umutsuzluk...

Kuru bir umutsuzluk...

Devamını Oku
20.05.2018
Leyla Bebek...

Leyla Bebek...

Devamını Oku
19.05.2018
Peri Kızı

Peri Kızı

Devamını Oku
17.05.2018
Beyaz Kuşlar...

Beyaz Kuşlar...

Devamını Oku
15.05.2018
Gülümse...

Gülümse...

Devamını Oku
13.05.2018
‘Nurcular, Süleymancılar...’

‘Nurcular, Süleymancılar...’

Devamını Oku
12.05.2018
‘Anla, seni özledim!..’

‘Anla, seni özledim!..’

Devamını Oku
10.05.2018
‘Tarikat Tuzağı...’

‘Tarikat Tuzağı...’

Devamını Oku
08.05.2018
Ülkücü - Nurcu...

Ülkücü - Nurcu...

Devamını Oku
06.05.2018
Belge...

Belge...

Devamını Oku
05.05.2018