Politika faizi seçim propagandası oluyor
İrfan Hüseyin Yıldız
Son Köşe Yazıları

Politika faizi seçim propagandası oluyor

27.11.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), 24 Kasım’da haftalık politika faizi oranını yüzde 10.5’ten yüzde 9’a indirdi ve Ağustos 2021’den beri başlattığı politika faizi indirimlerini sonlandırdığını açıkladı. Demek ki “nas” buraya kadar geçerliymiş! Ayrıca Hazine’nin 2021 yılında ödediği 180.9 milyar liralık faiz miktarının, yüzde 60.5 oranında artarak 2022 yılında 290.4 milyar liraya (KKM için ödenen hariç) çıkacağı öngörülüyor. Öyleyse “nas”ın ödenecek faizlere de bir etkisi bulunmuyor diyebiliriz. 

Ancak iktidar, seçim propagandası olarak politika faizini tek haneye indirdik diyerek, aralık ve ocak aylarının baz etkisiyle düşecek enflasyon oranına da işaret ederek “Bakın faiz düşünce enflasyon da düştü, ekonomik tezimiz ispatlandı” argümanını işleyeceği anlaşılıyor. Seçmen de buna karşılık her gün yaşadığı ve artan hayat pahalılığının sebebini sorgulayacaktır elbet.

MAKRO İHTİYATİ TEDBİRLER NEYE YARIYOR?

PPK, politika faizi ve kredi faizi arasındaki makasın dengelenmesi, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğinin artırılması gibi konuların çözümü ise makro ihtiyati tedbirlere havale ediyor. Bu tedbirler, esas olarak serbest piyasa ekonomilerinde finansal sistemde ortaya çıkabilecek riskleri azaltmak için kullanılır. Finansal şirketlerin sermaye yeterliliklerinin (rasyolarının) güçlü tutulması, kredilerin büyümeyle uyumlu hale getirilmesi, zorunlu karşılık oranları, kredi ve teminat koşulları, haftalık repo ihalelerinin miktarı ve politika faiz oranı gibi likidite politikalarını bu tedbirlerden sayabiliriz. 

Ancak Türkiye’de alınan makro ihtiyati tedbirler ters yönlü uygulanıyor, enflasyon göz ardı edilerek faiz ve kurlar yapay olarak belirleniyor. Mevcut politika faiz oranı ile gerçekleşen enflasyona (İTO yüzde 108.77) göre hesaplanan politika reel faizi, eksi yüzde 47.8 seviyesine çıkmış ve gösterge olmaktan çıkmış durumda. Piyasa şartlarının gerektirdiği dengelerden uzaklaştıkça ekonomideki risklerin büyümesi de kaçınılmaz oluyor maalesef.

BANKACILIK SEKTÖRÜNDE SİSTEMİK RİSK VAR MI?

Bankacılık kesimi bugünlerde bu durumu sistemik riskimiz artıyor diye açıklıyor. Enflasyonun yüzde 100’ün üzerinde olduğu bir ortamda; bankalara yüzde 9’dan para aktarmak, bankaların tek haneli oranlarla mevduat toplamalarını ve bu parayı da tek haneli oranlarla işletmelere kredi olarak kullandırmalarını istemek, bankalara yüzde 10-11 faiz oranından, 5 veya 10 yıl vadeli Türk Lirası devlet tahvili alımı mecburiyetini getirmek, döviz kurlarını sabit tutmaya çalışmak akıntıya karşı kürek çekmektir. Bunlara heterodoks ekonomi politikaları denmesi bu gerçeği değiştirmiyor.

Birincisi bu döngü adil olmayan büyük bir servet transferine neden oluyor ve tasarruf sahiplerini cezalandırıyor. İkincisi, piyasa dengelerine dönüldüğünde finansal kesimde büyük zarar ve sermaye kayıplarının ortaya çıkacağı görülüyor. Üçüncüsü, zor durumda kalan bankalar ticari kredilerini geri çağırdıklarında veya kredi limitlerini kıstıklarında birçok işletme batar, bu da yine dönüp bankacılık sektörünü vurur. Dördüncüsü dış ticaret açığının ve döviz açığının büyümesi, devalüasyon şoklarının önünü açıyor. Son olarak bütün bu finansal kırılganlıklar, ekonomik istikrasızlıkla birleştiğinde ülkenin CDS primlerinin ve borçlanma maliyetlerinin artmasına neden oluyor. 

KUR ARTIŞINI ENGELLEMEK MÜMKÜN MÜ?

Bankalar, artan maliyetler nedeniyle vadesi gelen bir kısım yurtdışı sendikasyon borçlarını kapatmayı tercih ediyorlar. 40 milyar dolara dayanmış cari açığımız ve 185 milyar dolara ulaşmış kısa vadeli dış borç yükümüz bulunuyor. Bunlar, Türkiye’nin döviz ihtiyacının ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Üstelik Merkez Bankası, döviz kurlarını sabit tutabilmek için 2021’de 128 milyar dolar, 2022’de de şimdiye kadar 98 milyar dolar, kamu bankaları üzerinden döviz satarak rezervlerini eritmiş görünüyor. Ülke ekonomisi nette döviz kazanmıyor ve Hazine’nin borç yükü her gün artıyor. 

Rusya, Azerbaycan, Suudi Arabistan derken şimdi de Katar’dan 10 milyar doların geleceği söyleniyor. Bu paralar, yüksek maliyetli borç olarak gelebilir, bir ulusal varlığımızı ucuza kapatmak için gelebilir, kendi mevduatını buraya park etmek için gelebilir. Sonuçta her ülke menfaatini gözetiyor, karşılığında ne verdiğiniz önemli. Ayrıca bu paralar seçime kadar kur artışının kontrolüne katkı verse de bizim net rezerv sorunumuzu çözmüyor. Her şey seçime kadar kurgulanıyor ya sonrası?

Yazarın Son Yazıları

Kalkınma ve akademik meslekler

Birinci sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; makineler, buhar gücü ve fabrika sisteminin oluşmasıydı (1760-1840).

Devamını Oku
17.08.2025
Ekonomik belirsizlikler

Ülke olarak neden sürekli makroekonomik belirsizlikler ve dengesizliklerle uğraşıyoruz?

Devamını Oku
03.08.2025
Bıçak kemiğe dayandı

İktidarın iki yıldır yürüttüğü enflasyonla mücadele programında yolun sonuna gelindi diyebiliriz.

Devamını Oku
20.07.2025
İçimiz yanıyor!

Her yaz meydana gelen orman yangınları, yaşadığımız bir trajediye dönüştü...

Devamını Oku
06.07.2025
Ekonomi politik girdap

Trump’ın, gümrük tarifelerinde ve uluslararası ticarette yarattığı belirsizliklere, 13 Haziran’da İsrail’in, İran’a saldırmasıyla artan jeopolitik riskler de eklenince...

Devamını Oku
22.06.2025
Bayramlaşamıyoruz bile!

Düşünce üreten, yazan ve çizen insanların erdemi, elbette yaşadığı dönemin sorunlarını dile getirmekten geçiyor.

Devamını Oku
08.06.2025
İstikrarsızlığın maliyeti büyüyor

Geçtiğimiz cuma günü, 19 Mart’ta başlayan İBB operasyonlarının dördüncüsü yapıldı. Merkez Bankası da perşembe günü, 19 Mart’tan sonra ilk enflasyon raporu sunumunu gerçekleştirdi.

Devamını Oku
25.05.2025
Ekonomi sert daralıyor

Ekonomi sert daralıyor

Devamını Oku
11.05.2025
Depremi beklerken

Depremi beklerken

Devamını Oku
27.04.2025
Dünya’da Trump belirsizliği

Dünya’da Trump belirsizliği

Devamını Oku
13.04.2025
Ekonomide büyük tahribat

Ekonomide büyük tahribat

Devamını Oku
30.03.2025
Milli gelir büyümesi ve kalkınma

Milli gelir büyümesi ve kalkınma

Devamını Oku
16.03.2025
Ekonomide güven sorunu

Ekonomide güven sorunu

Devamını Oku
02.03.2025
TÜSİAD’ın enflasyon eleştirisi

TÜSİAD’ın enflasyon eleştirisi

Devamını Oku
16.02.2025
Sosyal adaletin küresel krizi

Sosyal adaletin küresel krizi

Devamını Oku
02.02.2025
Bütçede adaletsizlik ve keyfilik

Bütçede adaletsizlik ve keyfilik

Devamını Oku
19.01.2025
Ekonomide öngörüler

Ekonomide öngörüler

Devamını Oku
05.01.2025
Dağılımda adaletsizlik büyüyor

Dağılımda adaletsizlik büyüyor

Devamını Oku
22.12.2024
Emekli maaşı ve asgari ücret sancısı

Emekli maaşı ve asgari ücret sancısı

Devamını Oku
08.12.2024
Aralıkta faiz indirimi sinyali

Aralıkta faiz indirimi sinyali

Devamını Oku
24.11.2024
Vergide adalet kalmadı

Vergide adalet kalmadı

Devamını Oku
10.11.2024
Kurumlar güvenilirliklerini kaybediyor

Kurumlar güvenilirliklerini kaybediyor

Devamını Oku
13.10.2024
Faiz sarmalına girdik

Faiz sarmalına girdik

Devamını Oku
29.09.2024
Bu ‘OVP’ de piyasalara güven vermedi

Bu ‘OVP’ de piyasalara güven vermedi

Devamını Oku
15.09.2024
Tarımını kaybeden ülke

Tarımını kaybeden ülke

Devamını Oku
01.09.2024
Ekonomide belirsizlikler devam ediyor

Ekonomide belirsizlikler devam ediyor

Devamını Oku
18.08.2024
Servet transferi ve iktidar

Servet transferi ve iktidar

Devamını Oku
04.08.2024
Vergide sistemsizlik ve adaletsizlik

Vergide sistemsizlik ve adaletsizlik

Devamını Oku
21.07.2024
Krizin bedelini emekçiler ödüyor

Krizin bedelini emekçiler ödüyor

Devamını Oku
07.07.2024
Faşist ideolojiler geri mi geliyor?

Faşist ideolojiler geri mi geliyor?

Devamını Oku
23.06.2024
Enflasyon zirve yaptı

Enflasyon zirve yaptı

Devamını Oku
09.06.2024
Ahbap çavuş kapitalizmi

Ahbap çavuş kapitalizmi

Devamını Oku
26.05.2024
Enflasyonla mücadele programı başarılı mı?

Enflasyonla mücadele programı başarılı mı?

Devamını Oku
12.05.2024
Mali müşavirler ayakta

Mali müşavirler ayakta

Devamını Oku
28.04.2024
Kötü yönetilmeye kırmızı kart

Kötü yönetilmeye kırmızı kart

Devamını Oku
14.04.2024
Enflasyon en büyük endişe kaynağı

Enflasyon en büyük endişe kaynağı

Devamını Oku
31.03.2024
Ekonomimiz uyuşturucu bağımlısı

Ekonomimiz uyuşturucu bağımlısı

Devamını Oku
17.03.2024
İrfan Hüseyin Yıldız yazdı...

Hayat pahalılığı kimleri eziyor?

Devamını Oku
03.03.2024
Kapsayıcı kurumlarımızı kaybediyoruz

Kapsayıcı kurumlarımızı kaybediyoruz

Devamını Oku
18.02.2024
Kapitalizm krizleri üretiyor

Kapitalizm krizleri üretiyor

Devamını Oku
04.02.2024