Saldırının düşündürdükleri!
Arif Kızılyalın
Son Köşe Yazıları

Saldırının düşündürdükleri!

08.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Soru işaretleriyle dolu bir terör eylemi yaşandı İstanbul’da. Hedef İsrail Konsolosluğu’nun bulunduğu iş merkeziydi. Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip üç terörist, diplomatların 2.5 yıl önce terk ettiği binaya uzun namlulu silahlarla girmeye çalıştı. Polis, canı pahasına zamanında karşılık vermese bugün belki de onlarca masum insanın yasını tutacaktık. Çünkü orası bilinen bir bankanın da göbeği!

Saldırının ayrıntısına gelirsek birçok karanlık nokta var! Teröristler için ilk açıklama, “dini istismar eden bir grup” olarak yapıldı, sonradan IŞİD bağlantısı ortaya çıktı. Bir saldırganın uyuşturucu kaydının olması dini istismar eden kişilerle suçluları aynı potada buluşturdu. Buradaki en önemli soru işareti, ikisi kardeş üç teröristin kısa bir süre önce Yalova’da üç polisi şehit eden grupla bağlantısının olup olmadığı! Saldırıda kullanılan yarı otomatik silahların, IŞİD’in tedarikçiliğini yapan Sakarya bölgesindeki kaçak silah atölyelerinde üretilip üretilmediği konusu da karanlık. Teröristlerin kullandığı aracın İzmit’ten kiralanmış olması, Sakarya bağlantısıyla beraber Türkiye’deki Afgan kökenli IŞİD oluşumunu işaret ediyor.

Bu saldırı öncelikle toplumda kaygı yaratmaya yönelik dijital bir eylem ve daha kapsamlı bir eylemin de işaretçisi. Çünkü birileri özellikle de Ortadoğu’daki Mossad bağlantılı güçler (!) Türkiye’yi hedef almış olabilir. O yüzden, Netanyahu’ya kızıp eline silah alan birilerinin eylemi diye değerlendirilmemeli bu iş. Polis ve MİT, her ayrıntıyı araştırmalı, siyasileri de iyi korumalı!

SOSYAL DEVLET MİYİZ? 

Motorin, benzin derken geçen hafta doğalgaz ve elektriğe zam geldi. Yüzde 25 artış yapıldı. Fırsatçı dağıtım şirketleri de kar oranlarını güncelleyince fatura 85 milyona çıktı.

Gerekçe, savaş nedeniyle varil petrol maliyetinin artması. Ülkeyi yönetenler kapsamlı önlem yerine ÖTV’deki indirimlerle günü kurtarmaya çalışıyor ve radikal önlemlere yanaşmıyor! İktidar kanadında kimsenin aklına tüm ülkeye rahat soluk aldıracak destek paketi gelmiyor mesela. Oysa Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. İspanya’yı örnek alsa Ankara, savaş sürecinin ülke insanı ve piyasalarda açtığı zararı minimize edilebilir. Ne mi yaptı İspanya? Hemen 5 milyar Avroluk (256 milyar TL) önlem paketi açıklayıp yarattığı algı ile yurttaşlarına moral verdi. İnsanlar alışveriş zincirinden kopmadı, işletmeci iflas endişesi yaşamadı. İkinci adımda elektrikteki vergileri düşürdüler, ülke genelinde borcunu ödemeyen abonelerin doğalgazının kesilmesini yasakladılar. Sanayiciye de yüzde 80 elektrik desteği verildi, üretim çarkları durmasın diye. Pedro Sanchez, sosyal devletin gerektiğinde bireylere nasıl sahip çıktığını gösterdi! Darısı bizim başımıza!

FAİZ SARMALI!

Ülke, enflasyon fırtınasının içinde ve para yönetiminin sarılacağı can simidi faiz artırımı. Kulislere göre 300 baz puan yükseliş var. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve bankacısı Fatih Karahan reel sektördeki konkordato riskini görmüyor olsa gerek bu kararı alırken! Oysa inşaat ve tekstil sektörü yüksek faiz nedeniyle beyaz bayrak açmak üzere! Çare var mı? Var! Örneğin yüzde 17.5’lik stopajın bir bölümünden vazgeçilebilirler. 5 puanlık bir indirim piyasaya soluk aldırır! Ama birilerinin işine gelir mi onu kestirmek güç!

EN PAHALI SENARYO

ABD, İran’da düşen F-15 uçağının pilotunu bulmak için bir tür Rambo filmi çevirdi. Delta kuvvetleri renkli bir operasyon düzenlerken Wall Street Journal’ın haberine göre ABD ordusu her biri 100 milyon dolar olan iki adet MC-130J tipi nakliye uçağı ile 4 adet 4 MH-6 helikopterini düşmanın eline geçmemesi adına imha etti. Toplam zarar 380 milyon. Eğer bu uçak ve helikopterleri İran füzeleri düşürmediyse, ciddi bir skandal. ABD’li bir gazeteci, TV’deki yorumunda “Rambo filmi 1.1 milyon dolara çekilmişti, Er Trump’ı kurtarmak filmi 380 milyon dolar” diye taş attı Beyaz Saray’a! Gerçi taşın büyüğü 3 Kasım’daki ara seçimlerde geliyor! Çünkü 435 sandalyenin bulunduğu Temsilciler Meclisi ve 100 senatörün bulunduğu Senato seçimleri var. Ve İran savaşı nedeniyle Trump’ı partisi Cumhuriyetçiler bile desteklemiyor; Demokratları saymıyorum! Ayrıca ABD’nin şöyle bir yapısı vardır, bu iki partinin kemik oyu seçmenin yüzde 20’sini kapsar eşit biçimde. Seçimlerin kazananını ise gri alandaki yüzde 80 belirler. Bu yüzde 80’lik kesim de tercihini ABD’nin İran, Çin, Rusya vb. ile kavgasına değil, benzinin galon fiyatına gelen artışa, mısır, et, süt ve yumurtaya yansıyacak zamma göre yapar. O yüzden çok zor bir ara seçim bekliyor ve Trump, ülke tarihinin en ağır yenilgisine uğrayabilir şapkadan tavşan çıkarmazsa!