İnleyen nağme, zıplayan tane

04 Kasım 2023 Cumartesi

Mikronezya’nın başkenti Mikronia’da iktidar yanlısı Yolcu ya da muhalif yolsuz, tüm ahali zıplıyordu. 

Gündüzleri zıplıyor, gece dinlenip ertesi gün yeniden başlıyor, zıplarken de “Zıpla mısır, zıpla mısır, ölsün zıplamayan kısır” diye bağırıyorlardı.

Yürümekte bile zorluk çeken Muktedir Makropiç, elbette zıplayamazdı. Koyunlarının ölmesini istediği kısırın kendisi olduğunu anlamakta gecikmedi.

Sürüyü daima selametle mezbahaya güden Ulu Çoban, ne de olsa eski kurttu. Ölsün diyenleri ne yapacağını gayet iyi bilirdi, kılı kıpırdamadı. Ama ahalinin günler boyu zıplayacak enerjiyi nereden bulduğunu merak etti. 

Yeni atandığı Yol Karakolu’nda pek başarılı Başkomiser Ahanda Yerbit’i, zıpzıp enerjisinin kaynağını bulmakla görevlendirdi. 

Muhbirlerini sokağa salan Komiser Yerbit, çok geçmeden gizemi çözdü. Derhal huzura varıp Ulu Çoban’ı bilgilendirdi: Makronezya’dan Yutania’ya enerji içeceği taşıyan bir tanker fırtınaya yakalanmış, denize düşen çok sayıda fıçı Mikronezya kıyılarına vurmuştu. Bedava dağıtılan uyuşturucu haplarla zaten kafası güzel ahali, sahile vuran fıçılardaki içeceği de çekince “mısır patlağı” olarak zıplamaya başlamıştı.

Muktedir Makropiç, şaşırmıştı. Dudağını büküp kuşkulu bir sesle “Hepsi mi zıplıyor” diye sordu. 

Ahanda Yerbit, müstebiti biraz olsun teselli için itiraz etti: “Elbette hayır, Ulu Çoban’ım! Bazıları zıplamıyor. Hatta durduğu yerde hiç kıpırdamayan, bağırmayan bile var...”

Makropiç, umutlanmıştı. Ama ihtiyatlı konuştu: “Zıplamayanlar yoldaş yozdaşlarımız mı yani?”

Başkomiser, gözlerini yere eğip içini çekti: 

“Onlar patlamamış mısır taneleri, Ulu Çobanım!”



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

At, avrat, rodeo! 18 Mayıs 2024

Günün Köşe Yazıları