Özlem Zengin’e hiç kızmayın...

25 Şubat 2021 Perşembe

Özlem Zengin’e hemcinslerine karşı bu kadar adaletsiz ve hatta küstah davranabildiği için hiç kızmayın.

Hele hele bir zamanlar başörtüsüne destek veren biriyseniz, onu nankörlükle hiç suçlamayın. Mümkünse, başörtüsünün kadın özgürlüğüyle değil, aksine kadının esaretiyle güçlü bir ilişkisi olduğunu neden görmediğinizi düşünüp kendinizi sorgulayın.

Ayrıca, politikacı olmanın rasyonellik kazandırdığı, adaletsizliğin ve iktidar hırsının kadınlıkla ya da erkeklikle, inançla ya da inançsızlıkla hiçbir alakası olmadığını da hatırlayın.

Herkes bilir;

Politikada başarılı olmanın en hızlı ve kolay yolu, tıpkı ticarette başarılı olmanın en hızlı ve kolay yolu gibi Makyavelizmden geçer.

İktidarda da olsanız, muhalefette de olsanız;

Amacınıza ulaşmak için her yolu mubah görmezseniz...

Adaletli ve vicdanlı olmaktan ödün vermezseniz...

Şartlara göre mevzi belirlemezseniz...

Gerektiğinde dün söylediğinizi bugün inkâr etmenin ya da dün söylediğinizle bugün söylediğinizin çelişmesinin ilişkisi olabileceği ihtimaline gülüp geçmezseniz...

Olduğunuz yerden bir karış bile yükselemezsiniz. 

Gücün nimetlerinden faydalanamazsınız. 

Kendinizi saldırılardan koruyamazsınız.

Yanınızda kimseleri bulamazsınız.

Erdeminizle, ahlakınızla, hukukunuzla, vicdanınızla, doğruyu söyleme inadınızla, olduğunuz yerde yapayalnız kalırsınız.

GÜÇLÜ OLMAK KÖTÜ OLMAKTIR

Gücün kötü yani acımasız, adaletsiz, ürkütücü, gaddar, cezalandırıcı olabilmekle bir ilişkisi olduğunu zanneden kalabalıkların iktidarlardan beklentileri o yüzden öncelikle “iyi” olmaları değil, aksine “güçlü” olmalarıdır.

Bu beklentinin kaynağına inip meseleyi kökünden çözmeyen insanlık, o yüzden en vicdanlı iktidarın bile gücünü mutlak bir despotizmden alması gerektiğine kolay ikna olur.

İyi despotlar ve kötü despotlar olarak ikiye ayırdığı liderleri, despotluk güçlerini ne için kullandıklarına bakarak kutsar ya da lanetlerler ama despot olmayan bir liderin iktidarını hayal bile edemez. 

Despot olmayan bir iktidara güvenip de kendini emanet edemez.

Böyle bir genetik hafızanın ve ona bağlı genetik ürkekliğin hâkimiyetini sürdürdüğü bu dünyada...

Özlem Zengin gibi bir politik figürün kişisel tarihiyle çelişen refleksleri o yüzden haber konusu bile değildir.

Eğer Özlem Zengin, aksini yapsaydı;

Bulunduğu konumun olanaklarını tehlikeye atma pahasına bildiği doğrudan yana olmayı göze alsaydı...

Geldiği noktanın avantajlarını, kadın sorununa doğru yerden yaklaşabilmekte ve feodal işleyişi altüst etmekte yani temsil ettiği politik gücün canını sıkabilecek gözü peklikte kullansaydı, yaptığı şeyin o zaman gerçekten bir haber değeri olurdu.

ALGI OPERASYONLARI

Şu an bu ülkeyi yöneten iktidar zirveye algı operasyonlarıyla geldi.

Dilediği zaman farklı operasyonlarla kendi yarattığı algıları yıkabildiğini ve yerine tam aksi algılar yaratabildiğini bile deneyimledi.

O yüzden Gülen meselesinde de Kürt meselesinde de toplumun algılarıyla kedinin fareyle oynadığı gibi oynama cesaretine sahip.

Özlem Zengin de bundan güç alıyor.

Geçmişteki söylemleriyle şimdiki söylemlerinin çelişkisinin onu politik olarak zayıflatmayacağını biliyor. 

Başörtülü bir politik figür olmanın onu özgür değil, aksine onu yaratan siyasi güce daha bağımlı kıldığını da biliyor. 

O yüzden boşuna eski zamanın argümanlarıyla onu ya da bu iktidarı alaşağı etmeye çalışmayın. Onların silahları sizin hassasiyetlerinize göre biçimlendi, kendi silahlarıyla onları vuramazsınız. Yine siz vurulursunuz.

Siz mümkünse kendi algılarınızı tekrar gözden geçirin.

Kürt meselesine, kadın meselesine, iktidar meselesine nereden bakıyorsunuz ve hangi algı operasyonlarının kurbanı oluyorsunuz?

Mesela...

Barışta ısrar eden, teröre, silaha, can almaya karşı olduğunu defalarca söyleyen, bir doktor olarak tercihinin insan hayatından yana olduğunu vurgulayan bir HDP milletvekilini kolayca susturan...

Ve insan hakları konusunda muhtemelen hiç ama hiçbir şey bilmeyen ve bu cehaleti nedeniyle kendisini de temsil ettiği mevkiyi de rezil eden bir AKP milletvekilini kolayca konuşturan bu düzeni değiştirmenin formülünü neden bulamıyorsunuz?


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları