Biden’a kafa tut… Putin’e çanak tut!

28 Eylül 2021 Salı

AKP döneminde dış politikanın çanak tutmakla kafa tutmak arasında gidip geldiğini sıklıkla vurgulamak durumunda kalıyoruz. Zira işin ortası yok! 

Ancak her iki tutumun da sonuçta Türkiye’nin ülkesel yararlarını gözeterek değil, iktidarın anlık durumunu dikkate alarak sergilendiği, örnekleriyle sabit.

Bunun son örneğini Erdoğan’ın ABD dönüşü cuma nutkunda gördük.

Bir yanda Biden’a yüklenme vardı…

Bir yanda Putin’den beklenti yüksekliği dile getiriliyordu.

Sözcüğün tam anlamıyla çanak tutma ile kafa tutma arasında çok tutucu bir davranış.

Saray’ın siyaset yapma, dış politika üretme mantığı dikkate alındığında gelinen nokta her türlü yoruma açık.

***

Önce ABD seferini sütuna yatıralım…

Erdoğan’ın haber olma konuları şunlardı:

- Ülkesinden makam aracı getiren tek lider.

- En kalabalık heyetle gelen lider.

Eğer bunlar itibarsa gerçekten de tasarruf edilmemiş!

Türkevi’nin inşasında da şuna çok özenmişler:

BM binasından yüksek olsun!

Öyle olmuş, beş metre tepeden bakıyor. İyi güzel de asıl olan binanın içi. Açılış yapıldı ama önceki binada olan pek çok kurumun burada olmadığı görünüyor. Örneğin Atatürk Okulu’nun, basın merkezinin eski yerini alıp almayacağı belli değil. Bunu izleyeceğiz.

Erdoğan, ABD ziyaretinde bu ülkeden hiçbir makamla görüşemeyip TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ile buluşmasının ardından Türkiye’ye dönüşte açtı ağzını yumdu gözünü:

- Ben pek çok ABD Başkanı ile çalıştım ama böylesini görmedim.

- Daha önce hiçbir ABD Başkanı ile bu durumu yaşamadım.

- Çarşamba günü Putin’le görüşeceğim. Ondan daha farklı beklentim var.

- Suriye’de rejim ülkemiz için tehdit oluşturuyor. Bunları Putin’le görüşmemiz şart. Orayı bir barış havzası haline getirebiliriz.

Bu cümleleri Türkçeye şöyle çevirebiliriz:

- Biden’a çatarsam Putin, “Türkiye ABD’den uzaklaşıyor. Bana yaklaşıyor” diye düşünüp İdlib konusunda fazla üzerime gelmez.

- ABD de “Türkiye’yi iyice karşımıza alırsak bu çok fena olur. O bölgede Türkiye’yi kaybetme lüksümüz yok” diye bakabilir. Böylece bakarsın yakın gelecekte yeniden bağ kurarım.

- Putin’e İdlib’de verdiğimiz, “Orayı terör örgütlerinden arındıracağız” sözünü tutamadık. Gitmeden ona bağlılık demeci verirsek bakarsın işe yarar.

***

Türkiye’nin dış politikası hiç bu kadar edilgen, kişiliksiz olmamıştı.

Biri bize sırtını döndüyse ötekine çevirelim!

Erdoğan’ın cuma nutkundan saatler sonra Rusya, İdlib’le Afrin arasındaki hatta Türkiye destekli, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) üyelerine hava saldırısı düzenledi. 10’a yakın can kaybının olduğu bilgisi var. Yine aynı süreçte Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov konuştu:

“Putin’le Erdoğan’ın Soçi’de yapacağı görüşmede İdlib ele alınacak. Burada barınan cihatçılarla mücadele yükümlülüğü masada olacak.”

Erdoğan, Putin’den iyi şeyler beklediğini söylerken, ABD Suriye’den çekilsin derken, Rus askerlerinin çekilmesinden hiç söz etmeyerek bir sonuç alabilir mi?

Gelen haberler alamayacağını gösteriyor. Putin önceki hafta Esad’ı altı yıl aradan sonra Moskova’da ağırlamış… Hemen her konuda anlaşma çıkmış… Siz, “O rejim bana tehdit. Bunu konuşalım” diyorsunuz!

Yarınki görüşmeden Erdoğan’ın tek beklentisi var:

İyi bir fotoğraf vermek!

Her türlü tavizin geleceği yerden bir fotoğraf niye esirgensin?


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

5+40+Bütçe=1 30 Kasım 2021