\n
Eskiden Muhammed Ali’nin ünvan maçlarını sabah erkenden kalkıp televizyondan izlerdik. Bazen Ali ilk raundda yumruğu indirip maçı birinci dakikada bitirir, biz de sabahın köründe yataktan kalktığımızla kalırdık. Tıpkı dünkü maç gibi!
\nHafta boyunca neler yazıldı çizildi... Cuma maçlarının Galatasaray’a yaramadığından tutun da, Elazığspor’un çok iyi direneceğine kadar. Hepsi Burak Yılmaz’ın maçın hemen başındaki golüyle uçup gitti. Galatasaray’ın takılmasını bekleyen Fenerbahçelilerin hayalleriyle birlikte...
\nGalatasaray çok mu iyi oynadı? Hayır. Hepsinden önemlisi rakip direnemedi. Elazığspor, daha doğrusu Yılmaz Vural savunmanın arkasına attığı toplarla gol bulan rakibi ofsayt taktiğiyle durdurmayı planlamıştı. Belki basit bir düşünceydi ama bu plan tuttu. Yılmaz Vural’ın tutmayan hesabı, Bilica’nın bu kadar büyük hatalar yapmasıydı. Tıpkı Galatasaray’ın yediği golde Dany’nin yaptığı hatayı Muslera’nın hesaplayamadığı gibi... Gollerde forvetlerden çok rakip stoperlerin rolü daha fazlaydı dersek yanlış olmaz. Fatih Terim’siz, Sneijder’siz ve de Semih’siz Galatasaray Arena’daki en rahat maçlarından birini kazandı. Ama hakem Bülent Yıldırım bu kadar rahat bir maçta bile hata yaptı. Diğer pozisyonlar tartışılır ama Burak’ın pozisyonu kesin penaltıydı.Bu galibiyette Melo ve Yekta ön plana çıkan isimlerdi. Sözün özü Galatasaray Elazığ galibiyetiyle son dört haftaya avantajlı girmeyi bildi.
\n