İş sözleşmeleri ve yurtdışındaki işçiler - PROF. DR. SİBEL ÖZEL
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

İş sözleşmeleri ve yurtdışındaki işçiler - PROF. DR. SİBEL ÖZEL

03.06.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Anayasa Mahkemesi 05.11.2024 tarihli kararı ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m. 27/I hükmünü iptal etmiştir. Çünkü anayasa madde 49 gereği iş sözleşmesinin zayıf tarafı olan işçinin korunması, işçi-işveren arasında dengenin sağlanması devletin çalışma hakkına ilişkin pozitif yükümlülüklerinin bir gereğidir. MÖHUK madde 27 yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerinde taraflara hukuk seçimi olanağı getirmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin vurguladığı üzere hukuk seçimi işçi aleyhine sonuç doğurmamalıdır.

Taraflar arasında hukuk seçimi olmadığında uygulanacak hukuk mutat işyeri hukukudur. Ancak halin bütün şartlarına göre iş sözleşmesiyle “daha sıkı ilişkili bir hukukun” bulunması durumunda bu hukuk uygulanabilir. Bu çerçevede “daha sıkı ilişkili hukuk”, aynı zamanda işçiyi daha iyi koruyan hukuk anlamına gelmektedir. Taraflar uygulanacak hukuku seçmiş ise daha sıkı ilişkili hukukun uygulanma olanağı yoktur.

İşte Anayasa Mahkemesi bu durumu anayasaya aykırı bularak MÖHUK madde 27/I’i iptal etmiş ve yeni düzenleme yapılması için altı aylık süre vermiştir. Buna göre, hukuk seçimi yapılmadığında işçinin sahip olacağı haklardan hukuk seçimi yapılması nedeniyle mahrum kalmaması sağlanmalıdır. Bir başka ifadeyle, “daha sıkı ilişkili hukuk" işçiye daha yüksek standartta koruma sağlıyorsa, hukuk seçimiyle işçinin bu korumadan yoksun kalması engellenmelidir.

ORTAYA ÇIKAN HUKUK SORUNU

Türkiye İş Kurumu(İŞKUR) tarafından hazırlanan akitler ile yurt dışında çalışmaya götürülen Türk işçilerin Türk işveren aleyhine açtığı davalarda uygulanacak hukuk problemi ortaya çıkmaktadır. Matbu olarak hazırlanan bu sözleşmelerde belirli konularda çalışılan ülke hukukunun uygulanacağına ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Yargıtay 2020’den itibaren görüş değiştirerek bu yöndeki hükümlerin hukuk seçimi sözleşmesi olduğu yönünde kararlar vermiştir. Taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığı kabul edildiğinde ise artık işçi yararına daha sıkı ilişkili hukukun uygulanma olanağı ortadan kalkmaktadır. Türkçe olarak hazırlanan, işçi ve işverenin Türk olduğu sözleşmeler hiç kuşkusuz Türk hukuku ile daha sıkı bağlantılıdır. Ancak MÖHUK, Avrupa Birliği düzenlemesinden farklı olarak taraflar hukuk seçimi yaptığında, işçiyi daha sıkı ilişkili hukukun korumasından mahrum bırakmaktadır. Aslında İŞKUR sözleşmelerindeki bu kayıtlar milletlerarası özel hukuk anlamında bir hukuk seçimi değildir. Ancak Yargıtay 2020 sonrası bu hükümleri hukuk seçimi sözleşmesi olarak yorumladığı için, Türk işçiler daha sıkı bağlantılı olan Türk hukukunun işçiyi koruyan hükümleri yerine, çalışılan ülke hukukuna tabi tutulmuştur.

Anayasa Mahkemesi AB hukuku ve İsviçre hukukuna aykırı bu durumu Türk anayasasına aykırı bulmuştur. Çünkü kanunlar ihtilafı kuralları da anayasadaki temel ilkelere uygun olmalıdır. Anayasa Mahkemesi doğru bir değerlendirme ile bu kuralın uygulanmasıyla varılan sonucun anayasadaki sosyal devlet ilkesinin çalışma yaşamındaki görünüşü olan devletin çalışanları koruma yükümlülüğünü ihlal ettiği sonucuna varmıştır. MÖHUK madde 27 ile ilgili olarak kanun teklifi verilmiştir. Bu teklifte Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği MÖHUK madde 27/I hükmü, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen aynen korunmuş ve iptal edilmeyen 4. fıkra için “Ancak halin bütün şartlarına göre işin yapıldığı yer hukukunun işin yapıldığı sırada uygulanmak zorunda olan hükümleri hariç olmak üzere, iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması halinde sözleşmeye birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri yerine bu hukuk uygulanabilir” önerisi getirilmiştir.

İŞÇİLERİN HAKKI KORUNMALI

Böyle bir hüküm işçiyi koruyan hiçbir medeni ülke ve AB tüzüğünde yer almamaktadır. Bu düzenleme daha sıkı ilişkili ülke hukukunun uygulanmasını ancak işin yapıldığı ülke hukukunun emredici hükümleri saklı kalmak üzere kabul etmiştir. Bu teklif işçinin korunması konusunda şu anki MÖHUK’den daha geri bir düzenlemedir. Yapılması gereken Roma I Tüzüğü madde 8/I hükmü gibi bir düzenleme yaparak işçiyi daha iyi koruyan hükümlerin uygulanmasının sağlanmasıdır.

Anayasa Mahkemesi yalnızca MÖHUK m. 27/I hükmünü iptal ettiği için, o hüküm değişmeli ve madde 27/IV bir değişikliğe uğramamalıdır. Anayasa Mahkemesi kararına uygun değişiklik şöyle olmalıdır: “İş sözleşmeleri fıkra 2, 3 ve 4 uyarınca belirlenen hukukların emredici hükümleri uyarınca işçinin sahip olacağı asgari koruma saklı kalmak kaydıyla, tarafların seçtiği hukuka tabidir”.

Medeni ülkelerin milletlerarası özel hukuk düzenlemelerinde iş sözleşmelerinde taraflara verilen hukuk seçimi olanağı, hukuk seçimi olmadığında ise uygulanacak hukuk olan mutat işyeri hukuku hiçbir biçimde işçiyi daha iyi koruyan daha sıkı bağlantılı ülke hukukunun uygulanmasını engellememektedir. Yurtdışına çalışmak üzere götürülen Türk işçiler de eğer Türk hukuku onları çalıştıkları ülke hukukuna göre daha iyi koruyorsa, Türk hukukunun korumasından mahrum bırakılamaz. Anayasa Mahkemesi bu hususu açıkça vurgulamıştır. Yapılan kanun değişikliği teklifi Anayasa Mahkemesi kararına ve anayasaya aykırıdır.

PROF. DR. SİBEL ÖZEL

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK ANABİLİM DALI BAŞKANI

Yazarın Son Yazıları

2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Programda işçinin adı yok - Engin Ünsal

CHP 39. Olağan Kurultayı’nda tüzük değişikliği yaptı ve iktidar programını kabul etti.

Devamını Oku
17.12.2025
Yargı öyküleri - Ziya Yergök

Yıllar önce, 5 Ocak 1982’de Çetin Altan’ın Milliyet gazetesindeki “Şeytanın gör dediği” adlı köşesinde “Eski (Mahkeme Koridorları) sütununa özlem” başlıklı yazısında yer alan, bir ceza avukatının “Oturum” adlı anı kitabından alıntılanmış ilginç bir yargı öyküsüne değinmek istiyorum.

Devamını Oku
17.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025
Bu çığlığı duyun! - Mustafa Gazalcı

MESEM, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sözde mesleki teknik eğitim merkezleri uygulaması.

Devamını Oku
16.12.2025
ABD’nin esnek realist stratejisi - Nejat Eslen

11 Eylül’ün hemen sonrasında ABD, tek kutuplu dünya düzeninin verdiği cesaretle küresel egemen güç olmanın hayallerini kuruyordu.

Devamını Oku
16.12.2025
Çağdaşlık yolunda bir ömür - Hüseyin Karataş

Çağdaşlık eksikliğine ve dokunulmazlara dokunan sevgili hocam Prof. Dr. Türkan Saylan...

Devamını Oku
13.12.2025
Geleceğin savaş alanı, Türkiye ve Karadeniz - Doğu Silahçıoğlu

“Erken Cumhuriyet dönemi”nde (1923-1938) savunma sanayisindeki gelişmeler Türkiye’yi; başta uçak olmak üzere harp silah araç gereçlerinde dış satım yapan bir ülke konumuna getirmişti.

Devamını Oku
12.12.2025
Gençlik MESEM’den büyüktür - Kaan Eroğuz

AKP iktidarı tarafından 2016 yılında örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınan mesleki eğitim merkezleri (MESEM), çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasında ve “kurumsallaşmasında” kritik bir rol oynuyor

Devamını Oku
12.12.2025
İnsan onuru ve demokrasi - Ayşe Atalay

TDK sözlüğünde “onur” kavramı insanın kendisine karşı duyduğu saygı olarak tanımlanıyor.

Devamını Oku
11.12.2025
Komisyonda emekçinin adı yok - Şükrü Karaman

Milyonlarca emekçinin yeni ücrete ilişkin alacağı kararı merakla beklediği Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına yarın başlayacak.

Devamını Oku
11.12.2025
Karadeniz’de neler oluyor? - Can Erenoğlu

Dünyanın en güvenli ve istikrarlı denizi Karadeniz dünyanın en tehlikeli deniz alanına mı dönüştürülüyor?

Devamını Oku
10.12.2025
Gelir adaletsizliği tırmanıyor! - Devrim Onur Erdağ

Türkiye'de emeğin değeri uzun zamandır siyaset meydanında sıkça dile getirilen bir konu.

Devamını Oku
10.12.2025
Erdoğan’ın 2005’teki hayalleri - Kadir Serkan Selçuk

Yıl 2005. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, o dönem henüz el konmamış olan Sabah gazetesinin 20. kuruluş yıldönümü için gazeteye bir yazı yazmıştı.

Devamını Oku
09.12.2025
Yeni feodal çağ ve dijital baronluk - Doğan Sevimbike

Yanis Varoufakis’in No Kings Means No Barons başlıklı yazısı, çağımızın ekonomik ve siyasal düzenini “yeni bir feodalizm” olarak niteliyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Terörist başının ayağına gitmek... - Hatice Topçu

Ulus devletler; tarih bilinci, ortak coğrafya ve dil birliğine dayanır.

Devamını Oku
08.12.2025
‘Kırkyama’ siyaset… - Prof. Dr. Utku Yapıcı

Türk siyasetinde son yıllardaki en ilginç gelişme siyasi kimlikler düzleminde yaşanıyor.

Devamını Oku
08.12.2025
Çocuklarımız artık kimsesiz mi? - Özgür Hüseyin Akış

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında söylenmiş bir cümle hâlâ kulaklarımızda çınlar:

Devamını Oku
07.12.2025