Küresel ekonomi ve yoksulluk - Prof. Dr. Necdet ADABAĞ
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Küresel ekonomi ve yoksulluk - Prof. Dr. Necdet ADABAĞ

01.04.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu insanlığın çektiği nedir bu kapitalist düzenden? Pandemiyi de onlar yarattı. Bana değil, Nobel ödülü almış Japon profesöre sorun. Her şey varsılların başının altından çıkıyor. Fukaranın kavga çıkarmak, savaş çıkarmak için ne malzemesi vardır, ne de kafasında böyle karanlık düşünceleri. Dünyayı yönetmek gibi bir iddiası da olamaz zaten. Kendi yağında kavrulmaya alışık bir kesimdir ve bulduğuyla yetinmesini bilendir. Ne ki günün birinde, yetti artık deyip yollara düşecek olursa, sözgelimi, ya güzel bir dayak yer ya da kodesi boylar. 

Dünya zenginliğinin yüzde elli beşini, yüzde on oranındaki varsıllar kendi aralarında paylaşırken geriye kalan yüzde kırk beşini yüzde doksan oranındaki yoksullar ucunödan kenarından, kendilerine düşeni edinmeye çalışıyorlar. Ama yukarıdan gelen sesler haktan hukuktan söz etmekten vazgeçmiyorlar. Hak hukuk bunun neresindeyse! 

HER AŞAMADA EŞİTSİZLİK

Bir kere, yeme içme konusunda hakça bir paylaşım yok. Bu da insanın cebine giren para ölçeğine dayalıdır. Bu yok! O zaman üretimde ve tüketimde eşitsizlik var. Yoksul kesimler ya da ülkeler gerektiği biçimde üretemezler ve de tüketemezler çünkü alım güçleri düşüktür. Kuşaktan kuşağa yoksulluk sürer gider. 

Para olmayınca eğitimde eşitsizlik vardır. Varsıl, çocuklarını özel okullarda okuturken yoksul okutamaz, çünkü parası yoktur. Devlet okullarının da gücü bellidir. Bellidir çünkü öğretmenleri gerekli güncelleme olanaklarından yoksundur. 

Ticarette, esnaflıkta eşitsizlik vardır. Varsılın fabrikasının yanında, yoksulun tezgâhının sözü mü olur. Bu kesimde de kuşaktan kuşağa geçen bir haksızlık, eşitsizlik söz konusudur. Fukara bakkalın çocuğu hangi okulda, hangi üniversitede okuyacak ki büyük adam olacak, hem kendisini hem de ailesini kurtararak sınıf atlayacaktır. Memurun çocuğu da sınıf atlayamıyor kolay kolay. Oysa sınıf atlamak çok önemlidir. Saymakla bitmez. Köylü, işçi, esnaf, memur sınıf atlayacak ki toplum da sınıf atlasın, özellikle ekonomik olarak, gerisi arkadan gelir. 

SINIF ATLAMANIN ÖNEMİ

Fransız Devrimi ile birlikte Avrupa sınıf atlamıştır. Bu hem kişisel hem de toplumsal bağlamda böyledir. Fukaralığı, yoksulluğu ortadan kaldırmanın tek yolu budur. Sınıf atlamak. Fukaralığı, yoksulluğu yok sayarak ortadan kaldıramazsınız. 

Bugünlerde Marshall yardımının bize nelere mal olduğunu yazıyorlar durmadan gazeteler. Anımsatmak da yarar var. İyi yapıyorlar. Kapitalizmin bizi köreltmeye ne zaman başladığını görmek bağlamında çok önemli. Doların, Cumhuriyetin ilk yıllarında paramız karşısında daha düşük olduğunu bizim insanlarımız biliyor mu acaba! 

PROF. DR. NECDET ADABAĞ

Yazarın Son Yazıları

‘Dokuz İlke’ bildirisi - Yüksel Işık

Siyaset ilke ile yapılır. İlkelerin bütününü içeren anlamlı metne de manifesto denir.

Devamını Oku
08.04.2026
Kutsal ve kutsallaştırılmış değerler - Abdullah Kehale

HER toplumun kendi yapısına uygun olarak kutsal olarak kabul ettikleri değerler olduğu gibi kendilerinin kutsallaştırdığı değerler de vardır.

Devamını Oku
08.04.2026
'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026