LGS’niz batsın!.. - Dr. Niyazi ALTUNYA
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

LGS’niz batsın!.. - Dr. Niyazi ALTUNYA

06.07.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hey Milli Eğitim yöneticileri!... Liselere Geçiş Sisteminiz (LGS) yine canlar yaktı. Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz? Öğrencilik yıllarınızı ne çabuk unuttunuz? O ter döktüğünüz, korkulu düşler gördüğünüz, ağladığınız günleri... Aile büyüklerinizin sizi hüzünle karşıladığı; matematikten yeteri kadar soru çözüp çözmediğinizi ince ince sorguladığı günleri ne çabuk unuttunuz?..

MUTLU MUSUNUZ?

Ey aile büyükleri!.. “Ben senin yaşındayken” diye yalan söyleyip çocuklarınızı ağlatıyor musunuz? Yoksa, “Kızım/oğlum, boş ver, paramız var. Bir özel üniversiteye girer keyfine bakarsın. Ondan sonra da kendi işimizde çalışır gül gibi yaşarsın!” diye kendinizi mi avutuyorsunuz?..

Ya kazık sorularınızla çocukları sıfırın altına düşüren siz testçiler!.. Mutlu musunuz? Ailelerin çocuklarını aşağılamasını, çocukları evden kaçmaya, intihara kalkışmasını, kendilerini lanetlemesini görmek sizi mutlu ediyor mu? Çocukları kobay yerine koyan o lanet “yeni nesil” sorularınız, “standart” sapmalarınız sizi “doğruladı” diye keyifleniyor musunuz?..

Ya çocuğu “iyi bir okul” tutturan aileler!.. Çocuğunuz kazandığı için mutlusunuz, okulla gurur duyuyorsunuz değil mi? Ailesinin durumu iyi olmadığı için kursa gidemeyen, özel ders alamayan çocuklar için üzülüyor musunuz? Bu sistemle tüm öğrenciler 100 üzerinden 100 alsalar bile yine de milyonlarca çocuğun başarısız sayılacağını da biliyorsunuz değil mi?

‘BİZ NE YAPTIK!’

Ey yetkililer!.. Çocukları liselere yerleştirmek için bir bilgisayar operatörünün becerisi yeterliyken milyonlarca çocuğu, ailesini sekiz yıl koşturmak hangi akla hizmet?.. Çocuğun güzel yıllarını zehre çeviren, ona kafayı yediren, ailelerini endişeyle sekiz yıl o kurs senin, bu kurs benim koşturan bu garip uygulamadan eğitim adına hangi sonucu bekliyorsunuz? Yıllardır bu yönteminizin, çocukları zorla imam hatip liselerine sokma çabanızın iflas ettiğini daha anlamadınız mı? Bu yolla daha dindar, daha ahlaklı bir kitle yaratma çabanızın boşa gittiğini görmediniz mi? Yandaş meslek kuruluşunuz bile geçen yıl yaptığı toplantıda “Biz ne yaptık; imam hatiplerde okuttuğunuz çocukların birçoğu deist oldu!” diye yakınmadılar mı?

Ey büyükler!.. Çocukların en güzel yıllarını zehirlediğiniz için mutlu musunuz?

Sevgili dostlarım!.. Hani biz arada bir hayal kurar, “Elimde yetki olsa...” deriz ya... Benim elime yetki geçse eğitimde ilk yapacağım şey LGS denilen, çocukların ruh sağlığını yok eden, ailelerini korkunç ekonomik yük altına sokan ve onları sürekli tedirgin eden bu acubeye son vermek olur. Hemen ardından çocukları ezberlemeye zorlayan ders yükünün en az üçte birini kaldırır, deve yükü kitapların hacmini de bu ölçüde azaltırım. Bunun için eğitim biliminin yol göstericiliğinden ayrılmam... “Verin yetkiyi, görün bu kardeşinizin neler yapacağını!..”

DR. NİYAZİ ALTUNYA

Yazarın Son Yazıları

‘Dokuz İlke’ bildirisi - Yüksel Işık

Siyaset ilke ile yapılır. İlkelerin bütününü içeren anlamlı metne de manifesto denir.

Devamını Oku
08.04.2026
Kutsal ve kutsallaştırılmış değerler - Abdullah Kehale

HER toplumun kendi yapısına uygun olarak kutsal olarak kabul ettikleri değerler olduğu gibi kendilerinin kutsallaştırdığı değerler de vardır.

Devamını Oku
08.04.2026
'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026