Olaylar ve Görüşler: Laiklik günü ve tartışmalar - Mustafa Gazalcı
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Olaylar ve Görüşler: Laiklik günü ve tartışmalar - Mustafa Gazalcı

05.03.2024 14:44
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyetin kurulmasının hemen başında, bundan 100 yıl önce, 3 Mart 1924’te TBMM’de art arda üç devrim yasası kabul edildi. Bu yasalarla hilafet, din ve vakıf bakanlıkları kaldırıldı, eğitimde Öğretim Birliği (Tevhid-i Tedrisat) getirildi.

Bize göre 3 Mart 1924 tarihi, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bilim yolunda gelişmesinde çok önemli bir adımdır. Aslında bugün bütün toplumda ve okullarda laiklik günü ya da bayramı olarak kutlanmalıdır. Çünkü bu yasalarla yüzyıllardır süren egemenliğin Tanrı adına kullanılıyormuş gibi gösterilmesine, dinin sömürülmesi anlayışına son verildi.

Bilindiği gibi üç devrim yasası TBMM’de görüşülmeden CHP grubunda, yasalar çıkarken hilafetin kaldırılması konusu tartışılır. Ancak devrim düzenlemesi delinmeden yasalaşır. Ayrıca Mustafa Kemal bu konuda Nutuk’ta şunları söyler:

“...1 Mart 1924 günü TBMM’sinin 5. çalışma yılı dolayısıyla yaptığım konuşmada bu üç noktayı vurguladım: Ulus, Cumhuriyetin, bugün ve gelecekte, her türlü saldırılardan kesinlikle ve sonsuzluğa kadar korunmasını sağlayacak ilkelere dayandırılmasını istemektedir.

Kamuoyu, eğitim ve öğretimin birleştirilmesinden yanadır ve bunun hiç zaman geçirilmeden uygulanması gereklidir.

İslam dinini, yüzyıllardan beri yapılageldiği üzere, bir siyaset aracı olarak kullanılmaktan kurtararak yüceltmenin zorunlu olduğunu da görüyoruz.”

Yasa önerisi ve tepkiler

Günün öneminden dolayı 2003’te 3 Mart’ın tatil olmadan laiklik günü ya da bayramı olarak kutlanması için 54 Milletvekili bir yasa önerisi verdik.

Ne yazık ki TBMM Genel Kurulu’na kadar gelen, görüşülen yasa önerisi AKP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Günümüzde de CHP Gaziantep Milletvekili Av. Hasan Öztürkmen, 3 Mart’ın bizim önerimizdeki gibi laiklik günü olarak kutlanması için bir yasa önerisi vermiş. Öneriye sevindik.

Öztürkmen’in bu yerinde önerisi 2. Abdülhamit’in torunu Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu’nu rahatsız etmiş. Torun Osmanoğlu utanmadan hilafeti, hanedanı savunmuş, yurtdışına gönderilmelerini aynen Şevki Yılmaz gibi kınamış. Bu arada CHP’yi de “emperyalistlerin uzantısı bir parti” olarak nitelemiş. Oysa CHP emperyalizmi, Osmanoğlu’nun işbirlikçi hain uzantılarına karşı halkıyla, ordusuyla yenerek kurtuluşu sağlayan, laik Cumhuriyeti kuran bir partidir.

Bizi asıl şaşırtan 21 yıl önce 54 milletvekili olarak önerimizi TBMM’ye verdiğimizde Meclis’te, toplumda böyle tarihi çarpıtan çatlak bir ses çıkmamıştı.

Bugünkü acıklı durum

Gelelim bugüne... Anayasanın 174. maddesinde yer alan 3 Mart Devrim Yasalarının bugünkü acıklı durumu nedir?

Yüz yıl sonra hilafeti özleyenlere, bu yasalarla kapatılan medreseleri açmaya çalışanlara, her fırsatta Atatürk’e, laikliğe saldıranlara, ÇEDES saçmalığına, derslerde maket mezar, temsili kurban kesilmesine tanık oluyoruz.

Bu yılın ilk günü 1 Ocak 2024’te Boğaz Köprüsü üstünde Filistin’e destek mitinginde açıkça hilafet istenmiştir. 16 Ocak 2024’te İstanbul’da Anadolu Adliyesi’nin koridorlarında kimi kişiler “Yaşasın şeriat, kahrolsun Cumhuriyet” diye bağırmıştır. AKP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Şubat 2024’te Ankara Beştepe’deki Saray’da yapılan “Diyanet Akademisi Aday Din Görevlileri 1. Mezun Töreni”nde “Şeriat düşmanlığı bizatihi dinin kendisine husumettir. ...Türk demek aynı zamanda Müslüman demektir” demiştir. 

Şevki Yılmaz bir düğünde Osmanlı’yı süren soysuzlar diyerek Atatürk’e ve arkadaşlarına dil uzatabiliyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TBMM’de bakanlığının bütçesi görüşülürken tarikatları övmüş, onlarla protokol yapmayı sürdüreceğini söylemiştir. Bir yandan da ders programlarını sadeleştirme gerekçesiyle biyoloji kitaplarına herkesin inancına bırakılması gereken yaradılış kuramını eklemeye, matematik ve fen derslerinden önemli konuları kırpmaya hazırlanmaktadır.

31 Mart 2024’te yerel seçimler var. Oylarımızla AKP’yi uyarma, CHP belediyelerinin sayısını artırma zamanı. Kutuplaşmanın bitmesi için, laiklik için, sanatsal etkinlerin artması için, her alanda bir ölçüde soluk alabilmek için bu gereklidir.

MUSTAFA GAZALCI

16., 22. DÖNEM MV., ÖĞRETMEN

Yazarın Son Yazıları

‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026