Olaylar Ve Görüşler

Sovyet sonrası çatışma sahası - Deniz BERKTAY

28 Aralık 2021 Salı

Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılması, beraberinde, bugüne kadar süren etnik ve bölgesel çatışmaları getirdi. 

Sovyetler Birliği, 15 kurucu cumhuriyetten oluşan bir federasyondu. Bu kurucu cumhuriyetlerin sınırları, Sovyet liderleri tarafından, karmaşık bir şekilde çizilmiş, pek çok etnik grup, bir diğer kurucu cumhuriyetin sınırları içinde kalmıştı. Böyle olunca, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde, buralarda kanlı çatışmalar meydana geldi. Bunlardan bazıları, günümüzde hiçbir çözüme kavuşturulmadan “dondurulmuş” olarak bekletilse de bazıları, sıcak çatışma olarak devam ediyor. 

Çatışmaların pek çoğunda Rusya doğrudan veya dolaylı olarak, çatışmanın tarafı oldu. ABD’nin 1990’lardan itibaren eski Sovyet coğrafyasında etkisini artırmaya başlaması, Rusya’nın güvenlik endişelerine neden oldu. (Bugün de Rusya yönetimine yakın olan strateji uzmanı Aleksandır Dugin’in söylediği üzere, “Rusya, ya bir imparatorluk olarak var olur ya da hiç var olamaz.”) Bu çerçevede Rusya, bu bölgelerde kendi etkisini sürdürebilmek veya yeniden kurabilmek için, bu çatışmalarda yer aldı. 

2008 SONRASI SULAR ISINDI

ABD’nin öncülüğünde NATO’nun, 1999’da Yugoslavya’nın Sırbistan Cumhuriyeti bünyesindeki Kosova Özerk Bölgesi’nden Sırp askerlerini çıkmaya zorlaması ve 2008 başlarında Kosovalı Arnavutların bağımsızlık kararını tanıması, Rusya’nın tepkisine neden olmuş ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Batılı ülkelerin Sırbistan’ın Kosova bölgesi konusunda attığı adımın eski Sovyet coğrafyasındaki çatışma bölgelerinde ciddi yansımalarının olacağını söylemişti. Nitekim, buralarda 1990’ların başında donan çatışmalar, 2008’den itibaren tekrar ısınmaya başladı. 

- Gürcistan: SSCB zamanında Gürcistan’da Abhazya ve Güney Osetya özerk bölgeleri bulunuyordu. (Abhazlar ve Osetler, Kuzey Kafkasya halklarına mensup). SSCB dağılırken, Abhazya ve Güney Osetya, Gürcistan’dan ayrıldığını ilan etti. Bir yıl kadar süren çatışmalar sonunda bölgeye Rus askerleri yerleşti. 2008 yılında, dönemi Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, Batı’nın desteğine güvenerek ayrılıkçı Güney Osetya bölgesini zorla ele geçirmeye kalktı. Fakat burada pek çok kişi, Rus vatandaşlığı almıştı. Bu nedenle Rusya, “Rus vatandaşlarının öldürüldüğü” gerekçesiyle, müdahale etti. Rusya-Gürcistan Savaşı’nın ardından Rusya, Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlık kararını tanıdı. Fakat Rusya’nın bu kararına dünyadan fazla destek gelmedi.

- Azerbaycan: Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki çatışmalar, 1988’den itibaren yoğunlaşırken Azerbaycan bünyesinde özerk bölge olan ve nüfusunun çoğunluğunu Ermenilerin oluşturduğu Dağlık Karabağ’daki Ermeniler, bağımsızlık kararı aldı. 1992’de Ermenistan birlikleri, sınırı geçerek Karabağ’ın tamamını işgale girişti. 1994 yılındaki ateşkesten sonra, küçük çaplı çatışmalar dışında bölge 2020 yılına kadar sakin kaldı. 2020’nin eylül ayında Ermenistan’ın provokasyonlarına Azerbaycan ordusunun karşılık vermesi sonucunda, Rusya’nın da üstü örtülü desteğiyle Azerbaycan, işgal altındaki toprakların büyük bölümünü geri almayı başardı. Ancak, Dağlık Karabağ’ın merkezi Hankendi’ye Azerbaycan kuvvetleri yaklaştığında, Rusya, tarafları acilen ateşi kesmeye çağırdı. Sonuçta, Dağlık Karabağ’ın önemli bölümü işgalden kurtarılırken diğer bölümü halen, Ermenilerin denetimi altında bulunuyor.  

- Moldova: Moldovalılar, komşu Romanya (Rumenler) ile aynı kökten gelse de zamanla ayrı bir millet haline gelmiş. SSCB’nin dağılış sürecinde Moldova’da Romanya’yla birleşme eğilimleri güçlenince, Dinyester Nehri’nin doğusunda yaşayan Slavlar, Transdinyester Cumhuriyeti’ni kurduklarını ilan ettiler ve Moldova askerleriyle çatışmada, üç bin kişi, hayatını kaybetti. 1990’ların başından beri, silahlı çatışma yaşanmamakla birlikte, bölgenin geleceği belirsizliğini koruyor. 

- Ukrayna: 2014 yılında Ukrayna’da Batı yanlısı gruplar, dönemin Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’i devirince, Rus yanlısı eğilimlerin güçlü olduğu güney ve doğu illerinde huzursuzluklar başladı. Rusya, Ukrayna’daki gelişmeleri “darbe” olarak nitelendirdi ve Kırım Yarımadası’ndaki Rus askerleri, yarımadadaki Rus çoğunluğun desteğini alarak Kırım’ı ele geçirdiler ve uluslararası toplumun tanımadığı bir referanduma dayanarak Kırım’ın Rusya’ya katıldığı ilan edildi. Uluslararası toplum bu ilhakı tanımasa da Rusya, burasının kendi toprağı olduğunu savunuyor. 

BELİRSİZLİK SÜRÜYOR

Hemen ardından, Ukrayna’nın güneydoğusunda, Rusya yanlısı eğilimlerin güçlü olduğu Donbas bölgesinde Rus yanlısı ayrılıkçı gruplar, Rusya’dan aldıkları destekle, iki il merkezini ele geçirdi ve Ukrayna askerleriyle çatışmaya girişti. Donbas’taki çatışmalarda Ukrayna, asker ve sivil, 14 bin insanını kaybetti. Çatışmalar, halen devam ediyor ve sorunun geleceği belirsizliğini koruyor.

DENİZ BERKTAY 

AVRASYA UZMANI


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları