YSK ve adalet komisyonlarına çağrı - Dr. Enver KUMBASAR
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

YSK ve adalet komisyonlarına çağrı - Dr. Enver KUMBASAR

16.04.2022 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

31.03.2022 tarihinde kabul edilen ve 06.04.2022 tarihli 31801 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7393 sayılı yasayla, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu; 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun bazı maddelerinde değişikliklerin yapıldığı anlaşılıyor.  

Seçimlerle ilgili en önemli değişiklik, yürürlüğe giren yasayla adalet komisyonlarını 06.07.2022 tarihine kadar il seçim kurullarının başkan ve üyeleri ile ilçe seçim kurullarının başkanlarının belirleyecek olmasıdır. 

Değişiklikten önce il seçim kurullarının başkan ve üyeleri ile ilçe seçim kurullarının başkanları, o il ve ilçede görev yapan meslekte kıdem sırasına göre en kıdemli yargıçlardan başlanmak üzere belirlenirken değişiklikle bu belirlemenin ad çekme yöntemiyle yapılması öngörülmüştür. 

NASIL YAPILACAK?

Değişiklikten önce kıdeme göre yapılan belirleme çok uzun yıllardır değiştirilmeden uygulanmış, herhangi bir eleştiriyle karşılaşmamıştır. Bu yöntem bırakılarak ad çekme yönteminin tercih edilmesine ilişkin 7393 sayılı yasanın gerekçesinde doyurucu herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir.  

Ayrıca, ad çekmenin ne şekilde yapılacağı, siyasi parti temsilcileri ya da ad çekmeye katılacak yargıçlarının huzurunda yapılıp yapılmayacağı konusunda 7393 sayılı Yasada herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Yasada, ad çekmenin açık yapılmasını gerektiren bir hüküm bulunmamakla birlikte, bunu engelleyen ya da yasaklayan herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır.

AD ÇEKME YÖNTEMİ

Seçim güvenliği ve dürüstlüğü ile seçimin düzen içerisinde yapılması demokrasi için yaşamsal önemdedir. Bunu sağlayacak kurumlar oluşturulmuştur. Bunlar, Yüksek Seçim Kurulu, il ve ilçe seçim kurulları ile sandık kurullarıdır. Demokratik hukuk devletinin gereği olarak bütün bu kurullarda yasa gereği siyasi parti temsilcileri görev almaktadır. 298 sayılı yasa uyarınca ilçe seçim kurullarının kamu görevlisi üyeleri ile sandık kurullarının kamu görevlisi üyeleri, kurullardaki siyasi parti temsilcilerinin de hazır bulunduğu ortamda ad çekme yöntemiyle belirlenmektedir. Bununla hem seçimi yönetecek kurulların demokratikliğinin sağlanması hem de oluşabilecek şaibelerin önlenmesi amaçlanmıştır.

ŞEFFAFLIK SAĞLANMALI

7393 sayılı yasayla yapılan değişiklikten sonra adalet komisyonları ad çekme işlemini ne şekilde yapacaklardır? Seçimlerle ilgili yukarıda aktardığımız hüküm ve ilkeler ışığında baktığımızda, yasada açık bir zorunluluk bulunmaması ama aynı zamanda yasaklayıcı bir düzenlemeye de yer verilmemesi beraberce değerlendirildiğinde, il seçim kurulları başkan ve üyeleri ile ilçe seçim kurulları başkanlarının belirlenmesi için adalet komisyonları tarafından yapılacak ad çekme işleminin, sadece komisyon üyelerinin hazır bulunacağı ortamda değil, siyasi parti temsilcileri ile ad çekmeye katılacak yargıçların da katılımları sağlanarak huzurda yapılması gerektiği kanaatindeyiz. Burada ad çekmeye katılacak yargıçların isimlerinin bizzat huzurda yazılıp ad çekme torbası ya da kutusuna atılarak şeffaflığın sağlanması da ayrıca gerekmektedir. 

Çok sayıda seçimi yönetmiş kıdemli bir yargıç olarak, mili iradenin demokratik bir şekilde gerçekleşmesi için zorunlu olan seçimlerin her türlü şaibeden arındırılarak yapılabilmesi için il seçim kurulu başkan ve üyeleri ile ilçe seçim kurulu başkanlarının belirlenmesi amacıyla yapılacak ad çekme işleminin önerdiğimiz yöntemle yapılması ve bu yöntemi kural haline getirmeleri konusunda Yüksek Seçim Kurulu ve adalet komisyonlarına çağrıda bulunuyorum. 

DR. ENVER KUMBASAR

YARGIÇLAR SENDİKASI GENEL SEKRETERİ

Yazarın Son Yazıları

'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026