Cehalete karşı öğretmenlik
Öner Yağcı
Son Köşe Yazıları

Cehalete karşı öğretmenlik

26.07.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Doğumlardan ölümlere kendi yolunda yürüyor yaşam. Ülkemizde işbirlikçiler aracılığıyla emperyalist politikalar hayata geçirilip yurt güzelliklerinin, zenginliklerinin maden şirketlerine peşkeş çekilmesi engellenemezken siyasal zorbalık olanca hızıyla sürüyor.

Cumhuriyetçi, laik toplumsal muhalefet ayakta. Onun desteğini alan, siyasal önderlik için önünde zorlu engeller olan CHP yönetimine, sorunları aşarak siyasal iktidara yürümesi yolunda güç, enerji diliyor, Cumhuriyetçilerin eksik ya da yanlış gördüğü adımları eleştirirken kıyıcı, kırıcı, bütünlüğe zarar verici söylem ve eylemlerden kaçınmasının zorunlu olduğunu düşünüyorum.

CEHALET MÜLKÜN TEMELİ OLDU

Doğan Kuban’ın cehalet üzerine yazdıkları hakkında telefonla konuştuğumuz Hüseyin Yurttaş, toplumun omurgalı aydınların değerinin bilinmediğini söyleyip ekledi:

“Cehalet mülkün temeli oldu... Kültür çölleşmesi yaşıyoruz... Sürüleştik... Vurdumduymazlık hastalığına tutuldu toplum, çürüdü.”

Toplumsal muhalefetin, Cumhuriyetin, laikliğin en güçlü olduğu bir dönemde olduğumuzu düşünüyorum dedim, “Bu da geçer yahu!” dedi telefonu kapatırken.

ÖĞRETMENLERİN ÖĞRETMENİ RAFET ÇAĞLAR 

TÖB-DER’de birlikte yönetici olduğumuz ve beş yıl cezaevlerinde yan yana kaldığımız İlhami Şen’in aramızdan ayrılmasının acısını yaşarken sevgisi, sevinci, iyimserliğiyle yüzlerce öğretmenin yaşamına yön veren “öğretmenlerin öğretmeni”, Rafet Çağlar’dan kötü haber geldi.

Gümüşhane İlköğretmen Okulu’ndan Tokat İlköğretmen Okulu’na gelip öğretmenim olmuştu. Birinci sınıftayken beni tiyatro ile buluşturmuş, Bu Vatan Hepimizin adlı oyunda rol vermiş, birkaç ay provalarla hazırlamıştı bizi. Coşkusuyla, emeğiyle örnek bir yönetmendi. Gittiği her okulda da oyunlar sahnelediğini öğrendik sonradan. Gazi Eğitim’in Türkçe bölümüne girmemde yol gösterici olmuştu. Öğretmen öğrenci ilişkimiz ağabey-kardeş ilişkisine, dostluğa dönüşmüştü zaman içinde.

İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü’nde ve Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi’nde öğretmenliğini sürdüren Cumhuriyet öğretmeni Rafet Hoca için öğretmenlik bir yaşam biçimiydi:

“Öğretmen Okulları bir başkaydı. Okudum. Okuttum. Öğrenciler pırıl pırıl. Birer can her biri. Birlikte öğrenmenin yollarında koşmak çok keyifliydi. Öğretmenler yurtseverdi, donanımlıydı. Doymadım. Doyamadım. Anılar yetmiyor. Geri gel. Geri gel mi desem, geri dön, geri dön mü desem notalara uyarak... Sizleri çok özledim. Güzelliklerinizle, haşarılıklarınızla... Sevgi ve özlemlerimle.”

Binlerce öğretmen adayına öğretmenliğin bir sanat olduğunu öğreten Rafet Çağlar, Atatürk’e bir mektup yazmıştı son günlerde:

“Atam, yaşadıkça, okudukça, dinledikçe, düşündükçe sana olan bağlılığım hayranlığım ve sevgim ve saygım inanılmaz boyutlara ulaşıyor. Kişiliğin, düşünce ve kararlılığın, bir eylem insanı olarak, hayranlık uyandırıyor. Dağılmış bir imparatorluktan bir saygın devlet, kimliğini bilemeyen bir halktan onurlu ve gururlu yurttaş oluşturdun. Az ama dolu dolu yaşadın. Kararlı adımların, anlamlı deyişlerin rehberimiz oldu. Saygı ve sınırsız sevgimizle sonsuza kadar... Öğrencin Rafet Çağlar.”

Aynı dönemde öğretmenimiz olan can arkadaşı Bedir Çankaya ardından şöyle yazdı:

“Yaşamını öğrencilerine ve Türk milli eğitimine adayan seçkin eğitimci; nesne, süreç ve olguları bilimsel olarak değerlendiren, çok bilinçli, çok güçlü, çok güvenilir bir devrimci olan; kendisinden çok şey öğrendiğim usta bir öğretmen, öğrencilerinin sanat yeteneklerini geliştirmek ve tiyatroyu sevdirmek ve tabana yaymak için sabırla çalışan usta öğretici; çok değerli saygıdeğer eşi sevgili Nevin ile ekonomik güçlükleri yenmek için çalışan, yoktan, yoksulluktan örnek bir ekonomik marka oluşturan saygın, emekten yana örnek bir emekçi olan öğretmenim karagün dostum, öğretmenliğe tutkuyla bağlı olan eğitimci Rafet Çağlar.”

Aydınlığınla uyu sevgili öğretmenim.

İlgili Konular: #öğretmen #cehalet

Yazarın Son Yazıları

Öğretmen yetiştirme

Profesyonel kamu görevi niteliğindeki öğretmenlik mesleğinin Fransız Devrimi’nin ürünü olduğunu söyleyen Dr. Niyazi Altunya, Türkiye’de Öğretmen Yetiştirme Deneyimi 1848-2018 (Öğretmen Dünyası) adlı yapıtının girişinde şöyle diyor: “Öğretmenlik mesleği ile öğretme sanatı aynı şey değildir.

Devamını Oku
16.05.2026
Eğitim ve öğretmen

Eğitimdeki depremin eğitimin öznesi öğretmenlerin saygınlığını yok ederek sürdüğünü gören eğitimcilerimiz sürekli yazıyor.

Devamını Oku
09.05.2026
Özne öğretmen

İtalyan müdürün saygısız, kaba davranışlarıyla karşılaşan İstanbul Beyoğlu’ndaki Özel İtalyan Lisesi’ndeki Türk öğretmenler; ders, nöbet, toplantı, ek ders ücreti konusunda ayrımcılığa uğradıkları, okul yönetiminin öğretmenliğin saygınlığını yok ettiği gerekçesiyle başlattıkları grevi iki aydır sürdürüyor.

Devamını Oku
02.05.2026
Emperyalizmin ahlakı

Tüm dünyada emperyalizmin süslerle gizlediği kokuşmuş ahlakının açığa çıkışı yaşanıyor.

Devamını Oku
25.04.2026
Savaş-5: ‘Rezistans’

2. Dünya Savaşı’nda Aydınlanmanın, cumhuriyetin, özgürlük, eşitlik, kardeşlik sloganlarının beşiği olan Fransa’nın başına Nazi belası gelince “Ulusal kurtuluş umudu yalnızca halktır” çağrısıyla “Rezistans” doğdu.

Devamını Oku
18.04.2026
Savaş-4: Sanatların temeli barış

“Barış, insandan yana olan tüm çabaların, tüm üretimin, yasama sanatını da içermek üzere tüm sanatların temelidir”

Devamını Oku
11.04.2026