Ali Babacan, çöken ekonomiden sorumlu değil mi?
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Ali Babacan, çöken ekonomiden sorumlu değil mi?

21.02.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dün Millet İttifakı’nın iktidara gelmesi durumunda ekonomi politikalarında neler yapacakları konusuna değinmiştim. İttifak ile birlikte hareket eden DEVA Partisi lideri Ali Babacan’ın dünkü açıklamasını okuyunca, epeydir yazmak istediğim bu konunun tam zamanı dedim...

Babacan diyor ki: “Bugün yüzeyde ekonomik krizi görüyoruz. Ama tüm bu sorunların çözümünün temelinde bunun altyapısında hukuk ve adalet yoksunluğu var. Hukuk ve adaletin olmadığı hiçbir yerde ekonomi düzelmez. Bugün görevde olan iktidar, ağzıyla kuş tutsa bu ülkenin ekonomisini düzeltemez, çünkü hukuk ve adalet kavramını kaybetti.”

Evet, ülkemizde keyfi bir hukuk, yargı, siyasi işleyen bir hukuk var.

Basın özgürlüğü, şeffaflık yok; başta ekonomi hemen her alanda kayırmacılık var, üstüne üstlük yanlış ekonomi politikaları…

Şüphesiz ki durum böyleyken iktidarın çöken ülkeyi, ekonomiyi ayağa kaldırmasının hemen hiçbir koşulu yok.

BABACAN ÇOK KOLAYCI

Babacan, hukuk ve adalet yoksunluğuna gönderme yaptı. Ama yukarıdaki saptamaları da şüphesiz paylaşıyordur.

Fakat ekonomik çöküşü salt “hukuk ve adalet yoksunluğuna” bağlamak, hukuk ve adaletin sağlanması ile hemen ekonominin düzeleceğini söylemek, hem çok kolaycı hem de ülkemizin temel ekonomik sorunlarından sanki habersiz olmak demektir.

Daha önce Babacan’ın bakışını yazacaktım dedim. Nedeni, Babacan’ın, hükümetin 2015 sonrası politikalarından sorumlu olmadığını, o yıla kadar ekonominin sanki her bakımdan tıkırında gittiğini sanmasıdır.

O yıla kadar Babacan ekonomiden sorumluydu.

SORULMASI GEREKEN

Peki, Babacan ülkenin hangi makro ekonomik dengelerini düzelten politikalar uyguladı ve ne başarı kazandı?

Ülkenin, örneğin ihraç mallarının teknolojik düzeylerini değiştiren, getirisi az, düşük ve orta teknolojiye dayanan yapısından mı kurtardı; yüksek katma değer üreten ileri teknolojik ekonomik yapıya mı geçirdi?

Şu saptama, ülke ekonomisinin değiştirilmesi gereken temel sorunudur ve Babacan onca yıl yönettiği Türkiye ekonomisinin bu yapısını değiştirecek bir politika uygulamamıştır.

DEĞİŞMEYEN YAPIDAN KİM SORUMLU?

“İmalat sanayisinde yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerin üretim payı yüzde 3.6 iken düşük teknoloji yoğunluklu sektörlerin üretim payı ise yüzde 37.6’dır. Üretime ilişkin bu değerler ihracatın teknoloji yoğunluğu ile küçük sapmalar (sektörün ticarete konu olup olmaması gibi nedenlerle) dışında uyumludur.

“İmalat sanayisinde katma değerin teknoloji yoğunluğu da esas olarak düşük ve orta teknolojilere dayanmaktadır. 2020 yılında imalat sanayisinde yaratılan katma değerin yüzde 34.7’si düşük teknoloji yoğunluklu sektörlerde yaratılırken sadece yüzde 6.2’si yüksek teknoloji yoğunluklu sektörler tarafından üretilmiştir. İmalat sanayisindeki tesislerin yüzde 0.6’sı yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerde faaliyette bulunmaktadır. Tesislerin yüzde 56.6’sı düşük teknoloji içerikli sektörlerde üretimlerini sürdürmektedir. İstihdamın yarıdan fazlası (yüzde 51.9’u) düşük teknoloji yoğunluklu sektörlerde gerçekleşmektedir. Yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerin istihdam payı sadece yüzde 2.5’tir.” (Bayram Ali Eşiyok, Herkese Bilim Teknoloji, sayı 304)

“Yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerin istihdam payı sadece yüzde 2.5’tir” saptaması, aynı zamanda, ülkemizden korkunç beyin göçünün de temel belgesidir!

Ali Babacan ve iktidar, dışarıdan doğrudan yatırım ve sıcak paranın yağması ile ülkeyi bol para ile içinde yüzdürdüler. Ülkenin düşük teknolojili ekonomik yapısını neredeyse olduğu gibi bıraktılar, bunu değiştirecek politikalar akıllarının ucundan bile geçmedi!

Ali Babacan da “İnşaat ya resulullah” politikasının uygulayıcısıdır.

2015’ten sonrasından sorumlu değilim, demek çok kolaycılıktır.

Sizi 2015’ten öncesinden sorumlu tutuyorum.

EKONOMİ MASALLARINA PAYDOS

Türkiye’nin ekonomik çöküşünün temelinde, ekonominin bu yapısının değişmemesidir. Bu, ülkenin kronik çöküş sarmalıdır. Saadet zinciri kopunca derin kriz.

Bu döneme özgü olan, adalet ve hukuk yoksunluğunun çöküşün üzerine tüy dikmesidir. Gerisi bir politik masal.

Ülkeyi bekleyen tehlike, bir iktidar değişikliğinde, aynı sarmalın sürdürülmesidir.

Salt hukuk ve adalet tesisiyle ülke ekonomisi düzelmez! Ali Babacan, ülkeye para aksın, biz de her şey düzelmiş gibi davranalım, küresel oyununun adamı mı?..

Yazarın Son Yazıları

Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025