Aşıya, Nobel’e giden yolda ilk büyük ödül
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Aşıya, Nobel’e giden yolda ilk büyük ödül

13.09.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bugün mRNA aşılarını oluyoruz ya (Alman BioNTech ve Amerikan Moderna), sanıyoruz ki bu aşı bir yıl içinde geliştirildi. Burada doğru olan, evet COVID aşısı olarak, dahası 10 ay içinde en yenilikçi aşı olarak büyük bir hızla üretildi. Ama COVID aşısına uygulanan ana (mRNA) teknolojinin geliştirilmesi 2005 yılına dayanıyor. Yani mRNA aşısının arkasında 15 yılda adım adım geliştirilen bir bilimsel çalışma var. Bu çalışma olmasaydı bugün en yüksek bağışıklık savaşçısı olarak, mRNA aşısından bahsedemeyecektik.

İşte dört gün önce, çeşitli amaçlarla sağlıkta, biyolojide uygulanabilecek mRNA teknolojisini geliştirenlere, Breakthrough Prize (Çığır Açıcı) Ödülü verildi. Bu, çok saygın bir ödül... Ve bu ödül mRNA teknolojisi için Nobel’e giden yolun da öncüsü sayılabilir.

Bu ödülü, 2012 yılında Rus asıllı İsrailli milyarder olan Yuri Milner koydu. Fakat bugün ödüle destek verenler arasında Facebook’un sahibi ve internetin başka devleri de bulunuyor.

BIONTECH’TE BAŞKAN YARDIMCISI

Çığır Açıcı Ödülü alan mRNA teknolojisini geliştirenler kimler diyeceksiniz: Bugün Alman BioNTech’te çalışan Macar asıllı bilim kadını Katalin Karikó ile Pennsylvania Üniversitesi’nden Drew Weissman. Her ikisi 2005’te mRNA’da üridin adı verilen bir tür molekülün yer değiştirdiğini gösterdiler ve mRNA’nın çok büyük işlere yarayabileceğini açıkladılar.

mRNA, Haberci RNA olarak anılır. Kimyasal aracılardır. Tüm canlıların hücrelerinde vardır. Haberci olma özelliği, DNA’dan iletilen talimatları, hücresel mekanizmanın ihtiyaç duyduğu proteinlerin üretilmesinde aracılık etmesinden gelir.

mRNA kimyasal taşıyıcı, üretilen aşıda, henüz virüsü kapmadan önce, COVID’in hücrelerimize girmesini ve bütün bedenimizi enfekte etmesini sağlayan başak proteini üretmesi talimatını iletir.

Böylece, henüz virüs bize bulaşmadan önce, bedenimiz virüsü almış gibi, bağışıklık sistemimiz uyarılır ve antikor üretimini tetikler, bedenimiz virüse karşı hazırlıklı hale gelir.

ÖNCE TEKNOLOJİ REDDEDİLDİ

Ödülü alan iki bilimcinin, bu teknolojilerini kabul ettirmek için çekmedikleri sıkıntı kalmadı! Uygulanamaz kabul edildi. Bugün BioNTech’te çalışan Karikó, ilk bilimsel çalışmalarını geliştirmek için istedikleri parasal destekleri alamadıklarını, hatta araştırma raporlarına da bilim dergilerinden ret yanıtı geldiğini anlatıyor (2005 tarihli en temel araştırma makaleleri dahil).

Fakat Katalin Karikó hiç yılmıyor, mRNA teknolojisinin sağlıkta büyük tedavilere yol açacağına inanıyor, çalışmalarını Özlem Türeci ve Uğur Şahin’in BioNTech şirketinde sürdürüyor, orada şimdi başkan yardımcısı.

Türeci ve Şahin’in şirketinde başta deri olmak üzere çeşitli kanser hastalıklarını mRNA teknolojisi ile iyileştirmek için çok büyük ve iddialı projeler sürüyor.

YAŞLANMAYI GERİ ÇEVİRMEK

Türeci, önceki gün şöyle demişti: “..yaşlanma da biyolojik bir durum... deri hücrelerinin belirli faktörlerle yeniden programlanabileceği, yani gençleştirilebileceği onlarca yıl önce görüldü, bu etkenler mRNA ile hücrelere geçirilebilir.. Birdenbire yaşlı insanları genç insanlara dönüştüremezsiniz. Ancak belki hasar görmüş bir kalbin veya diğer hasarlı veya eski organların yaşlanma süreçlerini tamamen veya kısmen tersine çevirebilirsiniz. Bunun bir gün mümkün olacağına kesinlikle inanıyoruz.”

Uğur Şahin, “mRNA teknolojisini” bir tür, henüz ne işlere yarayacağı tam bilinmeyen bir “alet kutusu”na da benzetiyor. Ve önceliği kanser hastalığına veriyor.

Zaten bu alanda ilk araştırma raporlarını yayımladılar.

İnsan biyolojisi ve hastalıkların mekanizmaları anlaşıldıkça, nasıl tamir edileceklerine ilişkin biyolojik aletler de geliştiriyor.

Deri kanseri üzerinde ilk müjdeler yakında açıklanır.

Tabii yakında açıklanacak olan başka bir ödül de BioNTech’te Katalin Karikó ile Drew Weissman’a verilecek Nobel Ödülü olacak.

Not: Breakthrough Prize sadece bu alana verilmedi, 3 milyon dolar, aynı zamanda biyolojide, fizik ve matematikteki çığır açıcı başka araştırmalara da verildi. Cambridge Üniversitesi’nden Shankar Balasubramanian ve David Klenerman ile Fransa’da Alphanosos araştırma firmasından Pascal Mayer, milyarlarca DNA parçasının görüntülenmesine ve okunmasına izin veren bir teknik icat ettikleri için bir ödülü paylaştı. Yaşam bilimlerinde üçüncü ödülü, Scripps Research’ten kimyasal biyolog Jeffery Kelly aldı. Temel Fizik’te ise ödül, optik kafes saatini icat ettikleri için Tokyo Üniversitesi’nden optik fizikçiler Hidetoshi Katori ve Boulder, Colorado’daki ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü’nden Jun Ye arasında paylaştırıldı.

Yazarın Son Yazıları

Su yosununu incelemek Tıp Nobeli getirdi

Ne yazacağım ki kütük adamlar üzerine.

Devamını Oku
08.10.2026
‘Eyalet sistemine geçebiliriz’

Arşiv unutmaz derler ya, epey süre önce kupür kesip saklama alışkanlığım vardı, birikmiş kupürleri temizlerken yukarıdaki gazete kesiği elime geçti.

Devamını Oku
06.10.2026
Toplum vicdanı, AKP içinde ne kadar yankı buluyor?

AKP iktidarının toplum içinde karşılığı nedir?

Devamını Oku
05.10.2026
Ayıbı gizleme... ‘Fatma Hanım yalnız değildir!’ sloganına destek

Ülke en büyük finansal soygununu yaşıyor.

Devamını Oku
04.10.2026
‘Bizim adamımız sistemi’, çıkar ağları parçalanmalı

Cumhurbaşkanı “Dışarıdan gelecek olumlu eleştirilere de açığız” sözlerini birkaç kez sarf etti.

Devamını Oku
01.10.2026
Deniz Göktaş’ın mizahının gücü ve geçmiş

Mizah, doğası gereği gücü sorgular; trajikomik ortam, karar uygulama ve durumlardan çok güçlü kahkahalar üretir.

Devamını Oku
29.09.2026
Bir mucize yükseliş ve çöküş

AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne elektronik mühendisi olarak girmiş...

Devamını Oku
28.09.2026
Sayın adalet bakanı, savcıları, SPK sistemi ve Mehmet Şimşek...

Sayın Bakan...

Devamını Oku
27.09.2026
Yavaş Cumhurbaşkanlığı adaylığı kapısından girdi

Mansur Yavaş CHP üyeliğinden istifa ederek çok önemli bir adım attı Cumhurbaşkanlığı adaylığı için.

Devamını Oku
24.09.2026
Sermayeye ve soyguncuya emekten ve milletten büyük servet transfer

AKP döneminde çöküşü nas politikasıyla başlatmak yanlış olur.

Devamını Oku
22.09.2026
Bugünkü mülksüzleştirmenin zorbalık ve darbelerle başlangıcı

Prof. Erinç Yeldan, Habertürk’te Eren Eğilmez’in programında, emek üzerindeki sömürünün 1980’den itibaren nasıl katlanarak arttığını anlatıyordu.

Devamını Oku
21.09.2026
Fon soygunu nasıl işliyor, soymaya devam mı?

Şüphesiz ayrıntılar önemlidir.

Devamını Oku
20.09.2026
Okurlardan anlamlı katkılar

Bazen ihmal ediyorum okurları, aslında çok güzel katkı ve paylaşım yapıyorlar.

Devamını Oku
17.09.2026
Mansur Yavaş spekülasyonları üzerine

Aslında ben de bu yazıyı yazmamalıydım.

Devamını Oku
14.09.2026
‘Parti devleti’ işbaşında, siyasi propaganda içinde mi?

Liberal görüşlü arkadaşımla sohbet ediyoruz.

Devamını Oku
13.09.2026
Üsküdar: Bir dönem bitti, yeni dönem başladı

Üsküdar, bir buçuk yıldır muhalif belediyelere karşı tezgâhlanan operasyonların amacının çok net olarak iktidar tarafından ilan edildiği ilçe oldu.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’nin yeni versiyonu

Kör gözüm parmağına, deyimi çetrefillidir.

Devamını Oku
08.09.2026
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı.

Devamını Oku
07.09.2026
Bir ‘kırmızı perşembe’ olayı üzerine

Silivri Cezaevi’nin yeni yapılan devasa salonundayım, arkadaşlara soruyorum, heyet nerede, diye.

Devamını Oku
06.09.2026
Bir insan ölünce her şey mi ölür?

Bakın doğum kaderde yok ama ölüm herkesin kaderinde var.

Devamını Oku
03.09.2026
Yeni anayasa mı, hülle hazırlığı mı, yoksa salt değişiklik mi...

Cumhurbaşkanının masasında incelenmekte olan bir anayasa taslağı olduğu kulis haberlerini okuyoruz.

Devamını Oku
01.09.2026
Çık bakalım çıkabilirsen, büyük lafın yeri yok

Hukukçu Mehmet Uçum’un demokrasiyi savunduğu, haksızlıklara karşı çıktığı, adaletsizlikleri eleştirdiği, anayasanın pek çok maddesinin, uygulanmamasını gündem yaptığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özellikle Türkiye’de büyük adaletsizliklere, haksızlıklara uğramış kişiler hakkında verdiği kararların uygulanmasını savunduğu vb. görülmemiştir.

Devamını Oku
31.08.2026
Büyük bir yürekle kuruldu Türkiye... Koskoca bir cesaret ve inançla...

Kazanacağız yüreğiyle...

Devamını Oku
30.08.2026
‘Nasıl da yırttık, tam yırttık, şerefe arkadaşlar!’

Siyasal yargılamada işin doğasına uygun mahkemeler kurulur.

Devamını Oku
27.08.2026
Ar-Ge 1.7: Teknoloji alanında ihracat 56 milyar dolar

2026 Bilim ve Teknoloji Göstergeleri raporuna göre Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları son yirmi yılda istikrarlı biçimde arttı.

Devamını Oku
25.08.2026
Bir trilyon dolarlık büyük yarış

Bu yarış başka. Ar-Ge yarışı.

Devamını Oku
24.08.2026
Oyyy Rize! Haydi gidelim haydi!

Mademki Özgür Özel Rize’de geniş bir kucaklaşma ile karşılandı, fırsat bu fırsat iki hafta önceki Rize gezimizi yazayım.

Devamını Oku
23.08.2026
Transferler: Büyük bir çaresizliğin dışavurumu mu, psikolojik tedavi mi

En çarpıcısı Eceabat’ta gerçekleşti: AKP’nin adayı belediye seçimlerinde 153 oy almıştı.

Devamını Oku
20.08.2026
Herkes yapıyor, başım kel mi ortamı...

Çok tartışılan bir konu. Tam bir transfer sezonunda yaşıyoruz.

Devamını Oku
18.08.2026
İki ayrı program, iki plan ve ayrı gelecek mi var?

Dünkü yazımda, Kürt hareketinin (siyasi veya askeri), çerçeve yasa ve sonrası için alabildiğine konuşur, program ve beklentilerini açıklarken, AKP iktidarının ise alabildiğine bu konularda sustuğunu DEM-İmralı açıklamalarına zerre yanıt vermediğini anımsatmıştım.

Devamını Oku
17.08.2026
İktidar susarken, DEM’liler gerçeği mi söylüyor?

Silahlar sussun! Tabii ki, şüphesiz! Artık PKK savaşmayacak! Ne güzel!

Devamını Oku
16.08.2026
YENİ Parti: Riski mi azalttı? Yoksa artırdı mı? Verileri görelim

Şüphesiz çerçeve yasa konusunda YENİ Parti’nin ikili siyaseti seçmen nezdinde “partiyi kurtarıcı” mı oldu?

Devamını Oku
13.08.2026
YENİ Parti’nin tartışması gereken temel soru üzerine

Çerçeve yasa üzerine yazıyorum 3-4 yazıdır.

Devamını Oku
11.08.2026
Demokrasi, hak ve özgürlükler mi, Kürt ayrılıkçılığı mı?

İktidar YENİ Parti’yi giderek daha çok kıskaç altına alıyor ve alacak da.

Devamını Oku
10.08.2026
Seçim ittifakları kesin belirlendi... Ne yapmalı?

DEM Parti, CHP’ye mi saldırmaya yöneldi?

Devamını Oku
09.08.2026
Ülkenin önü açılıyor mu, kapanıyor mu, çerçeveden sonra nereye

İsim şu: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi.”

Devamını Oku
06.08.2026
İmralı Cumhuriyeti yeniden kuruyor, bu kez ‘demokratik’

AKP liderliği ve hükümeti biliyor, İmralı biliyor belki de onayına sunuldu, (PKK’nin de bilgi sahibi olduğunu reddedemeyiz), DEM’liler haydi haydi biliyor.

Devamını Oku
04.08.2026
Korku iklimi, CHP’li belediyeler ve ahlakın sıfırlanması

Yoğun bir siyasi korku iklimi içinde yaşıyoruz.

Devamını Oku
03.08.2026
Cem Küçük neden tutuklandı? Bu bir iç kavga mı?

Hayır tabii ki. Cem Küçük tutuklandı.

Devamını Oku
02.08.2026
Yargıtay butlan kararından tedbiri kaldırırsa...

Bu serinin son yazısı.

Devamını Oku
28.07.2026