Emeklinin kafama vurduğu yolsuzluk haberi

25 Ekim 2015 Pazar

Şu seçim nabzı gezilerinde türlü çeşit insanlarla, taksi sürücüleriyle konuştukça, ortak bir inanç ortaya çıkıyor: İktidarı bırakmaz, orada kalmak için her şeyi yapar... Söz konusu tabii ki Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan, partisini, hükümeti, ülkeyi, iç ve dış politikayı yöneten Recep Tayyip Erdoğan. Tek adam. Ama bir eksiği var: Fiili başkanlığına yasal, hukuki kılıf geçirememek. Hayatının döndüğü eksen.
Cebindeki gazeteyi çıkartıyor, masaya koyuyor. Adeta kafama çarpıyor! CHP milletvekili Aykut Erdoğdu’nun açıkladığı yeni iddialara işaret ediyor: İşte bütün bunlar için iktidarda kalmak zorundalar. Gitmemek için her şeyi yaparlar.

Açık kaynaklardan sürülen büyük iz
Haberin başlığına bakmış, henüz ayrıntısına ilişmemiştim. Masadakilerle beraber okuyup tartışmaya başladık.
Aykut Bey büyük bir çalışma yapmış. Kaynaklar açık. Ticaret sicillerinden, şirket kurulmalarından, hisse devirlerinden ve zaten ilan edilen büyük ölçekli gaz alım satım rakamlarından iz sürerek, milyar dolarların uçuştuğu, ülkeye atılan büyük kazığı ortaya çıkartıyor.
Şüphesiz bunlar iddia! Ama bu iktidarın tıynetini, geçmişini, 17-25 Aralık 2013 büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının içeriğini bilenler için, iddianın ne derece iddia ve ne derece gerçek olduğu konusunda fikri berraklaşır.
Azeri gaz anlaşmasıyla ortadaki büyük ölçekli paranın bölüşümü ilginç mi ilginç; hisse devirleri.. yeni kurulan onlarca şirket.. paranın onun cebinde bunun cebine, oradan şunun kasasına, buradan Öbürünün banka hesabına...
Para o kadar büyük ki, hisselerin kimden kime, nereden nereye aktarıldığının izi sürülemesin ve ortadaki paranın siyasal paylaşımı suyun en başındakilerin tercihlerine ve işaretlerine göre olsun diye, durmadan, şirket adı altında sıçrama tahtaları-aktarma istasyonları oluşturulmuş.

İki büyük istasyon
Aykut Erdoğdu’nun sürdüğü izlerin vardığı iki büyük “istasyon” önemli. Biri havuz medyası sahiplerinin şirketine çıkıyor. Kalyoncu Ailesi’nin 5 ortaklı şirketi... Kalyoncu, Sabah vb’yi havuzlayan ve iktidara yandaşlayan şirket... Sonra birden bu şirketin aile ortaklarından ikisi sahiplikten uçuruluyor ve bakıyorsunuz Muktedirin Eniştesi yüzde 50 payla şirketin yeni ortağı oluvermiş...
Bu arada kurulduktan sonra yok olan, birleşme ve isim değiştirme yoluyla buharlaşan şirketler... Aile’nin içinden ve yakınından isimler, şirketlerin adları, bütün bu ortaklık süreçlerinde havalarda uçuşuyor.
Finalde ortaya çıkan Enişte’nin ne kadar “paraya” ortak olduğuna ilişkin tek açıklama da yok. Akla gelen, sanki parasız bir hisse devri gibi...
Anlıyorsunuz değil mi?.. Hepsi, daha gaz alımı - satışı anlaşma yapılırken planlanmış bir operasyon 3 yıl içinde tamamlanıyor.
Aykut Bey’e göre devlet bu işten toplam 17 milyar dolar zarara uğratılmış. Bilemem.Aykut Bey’in hesaplarının ve emeklinin işi dürtükleyerek kafamı karıncalandırmasının kurbanıdır bu yazı.
Öbür dünyada iki elim ikisinin yakasında olacak vallahi...

Sessizlik lütfen
Kahvedeki haber üzerine bu derin kıraatten sonra, yüzüme bakıyor emekli... Bir gazeteciye verdiği dersten mutluluk yayılıyor yüzüne. Üstüne üstlük son bir yumruk daha çakarak, hadi bunu çıktığın televizyonlarda anlat da görelim...
Ben aptal ve şaşkın bakınıyorum, acaba nereye kaçsam...
Yazıyı yazdıktan sonra gözüm Bülent Arınç’ın haberine takılıyor: “Birilerine olan sevgimi kaybettim!” Devamla, üzerimize gelmesinler, yeni oluşum yapamazlar falan diye. öf ki öf.
Yok hayır bu topa girmeyeceğim, yoksa yukardaki öykünün esas finalini yazamam:
Büyük bir dağıtım ve paylaşım şirketi yıllardır çalışıyor. Her şirketin başı, ortası, tabanı vb vardır. Ortada üretim yok, ama dağıtım ve paylaşım varsa, büyük parsa hep ana hissedarın olur.
Eteklerinde bir sürü borazan, ceplerine düşen üç beş kuruş, vekillik vb unvanları ve vitrinlikleri için, milyarlık bölüşümlere borazanlık yapıyor. Amaç bu bölüşümpaylaşım saadet zinciri kopmasın. Yoksa hepsinin façası bozulacak... Yazmıştım, 1 Kasım sonrası kopacak gümbürtüye hazırlanın...
Sessizlik lütfen!  


Yazarın Son Yazıları