İzmir depremi İstanbul’u yıkar geçerdi

02 Kasım 2020 Pazartesi

İTÜ’den Prof. Okan Tüysüz’ün açıklamasını duyan var mı: “Aynı şiddette bir deprem İstanbul’a daha büyük zarar verir... İstanbul’da depreme dair hiçbir şey yapılmadı. Kentsel dönüşüm diye bir şey uygulanmadı. Bu açıdan baktığımızda İstanbul için böyle bir deprem çok kötü sonuçlar doğurur. Geçen yıl İstanbul’da yaşanan 5.8’lik depremde dahi çok sayıda okulun yeniden yapılmasına karar verildi...

Tüysüz, ayrıca 80 kilometre uzaklıktaki depremin İzmir’de yarattığı hasara dikkat çekiyor.

İstanbul’da kentsel dönüşüm yapılmadı mı?

Ciddi bir program anımsayan var mı? Mesela Kadıköy’de bazı yerlere bina yükseklikleri verildi, büyük bir rant alanı yaratıldı, sokak aralarında mali gücü yetenler binalarını yıkıp yeniliyor. Mesela bizim binanın yıkılıp yapılması için oturanlara 400 biner TL’lik bir masraf çıkınca, vazgeçildi. Bu tür binlerce bina var yenilenmesi gereken, ama nasıl ve hangi parayla?

Deprem senaryosu

İstanbul için hazırlanan deprem senaryolarına göre, 5 katlı çok eski yapılı 5 binanın yassı kadayıf gibi çökmesi öngörülüyordu. 7.2 üzerinde bir büyük depremde bu binaların yarısının yassı kadayıf olması, her birinde 20’şer kişinin bulunduğunu varsayarsak 50 bin kişinin kurtarılmayı bekleyeceği açık. Diyelim gündüz oldu deprem ve bu apartmanlarda yaşayanların yarısı dışarıdaydı, o zaman 25 bin kişi!

Tabii, diğer binlerce binada yaşanacak yıkımları bir kenara bırakıyoruz.

Bu insanlara yetişecek binlerce kurtarma ekibini nerede bulacaksınız ve kaçını kurtarabileceksiniz? İzmir’de topu topu birkaç bina çöktüğünü anımsayın. Böyle binalarda yaşayanların kurtarılma oranı nedir? Fazla değil.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2013’te yenilediği İstanbul için iyimser deprem senaryosu gerçekleşse bile Türkiye’nin bu yıkımın altından kalkabilmesi mümkün görülmüyor.

Rant gözlüğü

Olay sadece bina olsa... Elektriği, doğalgazı, suyu, atık suyu, hastanesi, mutlaka açık tutulması gereken anayolları, köprüleri, geçitleri vb. var oğlu var.

Oysa 20 yıldır İstanbul’da beklenen büyük yıkımın altından kalkmamızı sağlayacak bir deprem master planı adım adım uygulanmaya konsaydı, bugün geleceğe daha umutlu bakabilirdik.

İktidar ise İstanbul’a sadece toprak rantı gözüyle baktı ve bakıyor. Kanal İstanbul bile başlı başına bu rant gözlüğünün tam dışavurumu.

Geçen yıl Silivri 5.8 ile sarsıldı; 55 okul ve yüzlerce binada hasar alarmı verildi.

Devlet yapılarında yavaş da olsa bir güçlendirme veya yeniden yapılma sürüyor. Kentte 7 bin 400’ü aşkın okul var: 3 bin 790’ı özel ve 3 bin 647’si devlet. 3 milyonu aşan öğrenci var. Okulların kaçı şüpheli? 319 okul yıkılıp yeniden yapılmış, 648 okul güçlendirilmiş. İşler çok yavaş gidiyor. Valilik, devlet okullarının sadece yüzde 31’inin depreme karşı güvenlikli olduğunu açıklıyor!

İmar barışı paraları

İmar barışından ne kadar para toplandı? Ulaşamadım. 25-50-100 milyar lira arası rakamlar dolaşıyor.

Biliyorsunuz önceki gün Cumhurbaşkanı “Vesayetçi zihniyetin en çok ihmal ettiği alanlardan biri de afetlere dayanıklı yapı inşasıdır” demişti. Diyelim ki doğru, ama Cumhurbaşkanı iktidarı bu “vesayetçi zihniyet”in afetlere dayanıksız yapılarını 50-100 milyara satın almış, devralmış oluyor.

Yani kaçak yanlış imar yasalarına aykırı ne kadar yapı varsa, hepsi iktidarın üzerine devroldu. Her affedilmiş yapının felaketle yerle bir olmasının, can ve mal kaybının tüm bedeli günahı sorumluluğu Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin omuzlarının üzerinde.

Gözü sadece rant ve para gören bir iktidar için bunun bir önemi var mı?

Yok. Felaket olursa Allah’ın işi olur çıkar. 


Yazarın Son Yazıları