Kendini aldatan toplum
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Kendini aldatan toplum

27.08.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sizi bu pazar da kısa bir geziye, 23 yıl önceye, 4 Mayıs 2000 yılına götürüyorum. Lütfen söyler misiniz, bugünkü durumla o gün arasında temelde özünde ne fark var? (Türkiye Kalkınamaz başlıklı dizinin 4. yazısı idi.)

***

“İyi haber: En hızlı büyüyen 7. ülkeyiz!” İki iyi haber daha: “Türkiye’nin bu gelişme ile 2010 yılındaki turizm geliri 73 milyar dolara ulaşacak” ve “OECD içinde Türkiye Çekler ve Macarlardan sonra en ucuz 3. ülke.” Yani işler ve ekonomi tıkırında. Sanırsınız ki yarış pistinde sol şerit Türkiye için boşaltılmış durumda! “Açılın, Türkiye geliyor!”

Örneğin Demirel 40 yıldır kalkınma edebiyatı yapar. Gözünde hep pemboş-iyimser gözlük vardır.

Türkiye, ekonomisinin enerji, bankacılık vb. gibi alanlarında büyük yatırımları ve kuruluşları olan holdinglerle bütünleştikçe, çok satan gazetelerin ve çok seyredilen televizyonların de gözünden iyimser gözlükler düşmez oldu. Bu, iktidarla ve 40 yıllık politikacıyla aynı söylemde buluşma sürecidir. 

Ancak, toplumsal/kamusal sorumluluk objektif gözlükleri takmayı gerektirir. Gerçek başarı öykülerinin ön plana çıkarılmasından yanayım. Bu, kişisel olabilir, şirket veya kurum bazında olabilir. Hatta ve hatta, varsa devlet, iktidar, politikacı ve parti bazında bile olabilir! Ancak bunun için objektif gözlük gerekir!

UCUZ ÜLKELERLE KIYASLAMA

Ömrü boyunca kalkınma edebiyatı ile aldatılan bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak bütün “iyimser” haberleri kaldırıp altlarına şöyle bir bakmak düşünsel refleks haline geldi.

Kalkınmada ikinci ve üçüncü küme ülkeler arasında en hızlı büyüyen 7. ülkenin adam başına milli geliri ne olmuş diye bakıyorsunuz: 1965’te 1590 dolardan, 1998’de ancak 3 bin 160 dolara gelebilmiş. Yani Türkiye 33 yılda kişi başına düşen milli geliri iki misline bile çıkaramamış. (Aynı dönem içinde Çin 85 dolardan 750 dolara, Taylan 430’dan 2 bin 160’a, Endonezya 140 dolardan 640’a, Hindistan 183’ten 440’a, Brezilya 2 bin 250’den 4 bin 630’a çıkarmış...)

Örneğin Yunanistan’la, Portekiz’le, İspanya gibi Avrupa ülkeleriyle kendini kıyaslayıp hedefler koymak yerine, en alt düzeylerde ekonomik değeri olan ülkeler arasında 7. en iyiyiz demeyi kendine yakıştıran bir toplum ne kazanacak?

UCUZ EMEK KALKINDIRIR MI?

“OECD’nin en ucuz üçüncü ülkesi olduk” haberine bakıyorum. Ucuz ülke ne demek? Bu yoksulluğun bir itirafından başka bir şey değil. Emek pazarının alabildiğine sömürüye açık olması demek. Şirket açısından, milyonlarca insanın iş bulmak için birbirini çiğnediği bir ülkede en düşük ücret ödeyerek pazarda rekabet şansını artırma olanağı demek.

Ucuz emek Türkiye’yi kalkındırır mı?

Yoksa pahalı emek mi ülkeyi kalkındırır?

Türk Lirası’nın değer kazanmasını korkudan titreyerek ve kötü haber olarak, eyvah diyerek veriyoruz!

Dışsatım olanağı daralacak endişesiyle. TL’nin mümkün olduğunca dolara göre ucuz tutulması tercih ediliyor. Aman! Dışsatımcının rekabet olanağı zayıflamasın!

Dışsatımı artırmayı ancak düşük TL değeri ile sağlayabilmenin anlamını neden sorgulamıyoruz?

Rekabet gücümüzün a) kaliteden gelmediğini; b) ileri teknolojik bir yatırıma ve ürüne dayanmadığını neden sormuyoruz?

BUGÜN 1 DON, YARIN 5

Tekstil gibi herkesin milyarlarca ürettiği sıradan mallar pazarında kıyasıya rekabetin ancak sürekli ucuzlukla sürdürüldüğünü niye tartışmıyoruz?

Bu anlamda rekabetin, örneğin 1 dolara dün 3 don satarken, yarın 5 don satmak demek olduğunu neden yazmıyoruz? Bunun da ülke zenginliğinin giderek daha ucuza ve daha fazla dışarı akması demek olduğunu? Emeğin ucuzlamasının, gelirlerin azalması demek olduğunu? Üçüncü dünya ülkelerinin fiyatta ucuzluk rekabetiyle, mesela Amerikalıyı daha ucuza ve daha kaliteli giydirme, yedirme, içirme yarışı içine girdiğini, Amerikalının refahına katkıda bulunduğumuzu... neden yazmıyoruz ve tartışmıyoruz?

Türkiye’nin nasıl kalkınabileceğini, don yaparak mı, yoksa ileri teknoloji beyin/sanayi ürünleriyle mi... basınıyla, ekonomi yazarlarıyla, devlet/ hükümet, siyasi parti proje ve programlarıyla gerçekten tartışmadan refaha ulaşacağını ileri sürmek, ham hayal bile değildir.

Buna ancak bir toplum kendini aldatıyor, denir.

***

Evet 23 yıl önce böyleydi. Değişen ne?

Yazarın Son Yazıları

‘Gelecek Olsun’: Tunç Soyer cezaevi penceresinden dünyaya ve ülkeye bakıyor

İntikamcı veya bertaraf edici ruh, şüphesiz ne hukuk ve yasa tanır ne ahlaki siyaset ne gelenek ne ülke geleceği ve demokratik toplum arzusu ne de yargının hukukun doğal işleyişine saygı...

Devamını Oku
15.03.2026
Savaşın sürmesi İran’ı molla rejimine mahkûm eder

İran’ı yöneten demir eldivenli molla rejiminin, Humeyni devrimini garanti altına almak ve artık geri döndürülemez bir karaktere büründürmek için kurdukları askeri, ekonomik, siyasi ve toplumsal karakterli İslam Devrim Muhafızları’nın, İran’da mahallelere kadar inen çok köklü bir örgütlenmeye sahip olduğunu okuyoruz.

Devamını Oku
12.03.2026
Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi

Türkiye’nin resmen açıklanmış 1 no’lu cumhurbaşkanı adayını “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” yaptıkları davanın tam bir sıkıyönetim koşullarında başlatılması bu davanın normal koşullarda geçmeyeceğinin başlı başına işaretidir.

Devamını Oku
10.03.2026
MHP’nin içi boş söylemleri ve İBB duruşmaları

MHP sözcüleri, başta Devlet Bahçeli ve Feti Yıldız arada sırada AKP’den farklı veya daha ileri iddialarla öne çıkıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
‘İran, onu yöneten herhangi bir rejimden daha eskidir’

İran, dünyanın neredeyse kesintisiz en eski uygarlıklarından biri.

Devamını Oku
08.03.2026
Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025