Korunmasız, ölümü bekleyen kent: İstanbul
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Korunmasız, ölümü bekleyen kent: İstanbul

27.01.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

İki günlük kar yağışının İstanbul’u felç ettiğini gördük. Bu yeni değil. Yıllardır böyle. 16-20 milyona dayanmış, üstelik merkezi iktidarın durmadan büyütme, genişletme, kalabalıklaştırma, rant politikalarının hedefinde olan bu kentin, olağanüstü durumlarda yönetilebilir olabileceğini kim düşünüyorsa İBB dahil, hayal kuruyor veya yalan söylüyor demektir.

İktidar ve adamları, İstanbul’u kaybetmelerinin acısı, hıncı içinde tamamen intikam duygularıyla İBB’ye saldırırken kontrolü altındaki iki büyük otoyolu afette ulaşılabilir kılmak için kılını kıpırdatmadı. Daha doğrusu bu konuda bir planı, programı olmadığını kanıtladı. İBB’nin kent içi sorumluluğu vardır, hesabını kendileri yapsınlar. Fakat koca kent, afet sonrası politik hesaplaşmaların ortasına atıldı.

Buradan iktidara ekmek çıkmaz.

İnşa ettikleri İstanbul Havalimanı’ndaki baştan beri bilinen rezaletlerin hesabını versinler öncelikle ve Atatürk Havalimanı’nı devre dışı bırakmak için yaptıklarının da.

AKP iktidarı İstanbul için yaptıklarının rantını devşirmiştir hep. Başlı başına Kanal İstanbul ve 1-2 milyonluk kent inşası bile bu kente yapılabilecek en büyük düşmanlık projesi olarak kent tarihine geçti.

İktidarı yöneten fikir: “Ben taşı toprağı altın bu kente başka ne kötülükler yaparım ki bu altının değeri artsın ve bana düşen altınları torbalarıma doldurup alır kaçarım.”

FELAKETE GELELİM

Biz millet olarak asla disiplinli değiliz. Kaç gündür yoğun kar yağışı bildirilmesine rağmen o gün bile insanlar kar lastiksiz arabalarıyla yollara düşebiliyor. Başa gelebileceklere “Hele bakalım” demek özümüzde var.

Tıpkı devleti, ülkeyi yönetenler gibi: Ülkeyi elektriksiz ve doğalgazsız bırakmak, sanayiyi durdurmak, yönetemezliğin dışa vurumu.

Afet yönetimi uzmanımız, aynı zamanda meteorolog Prof. Mikdat Kadıoğlu diyor ki: “Bu kar afetinde TAMP yani Afet Müdahale Planları illerde devre sokulmalıydı. Adı üstünde bunlar deprem değil birer afet müdahale planı. İyi bir tatbikat da olurdu.” Bu salt Ankara’ya değil, İstanbul yönetimine de mesaj. Beyinler hazırlıksız olunca, elindeki olanağı bile devreye sokmak konusunda aciz kalırsın.

ESAS MESELEYE GELELİM: DEPREM

Kar yağışına ve yol açtığı felç durumuna eğer akıl varsa yönetimlerde, “depremin öncüsü” olarak bakarlar.

İkisi kıyaslanabilir mi, hayır şüphesiz. Karın yol açtığı bir iki günlük geçici - uyduruktan felç durumu. Yolda kaldın, arabacığını bıraktın, üşüdün, sıcak evinden uzak kaldın! İşin yarım kaldı!

İstanbul’u deprem vurduğunda olabilecekleri beynimizin neresine sığdırabileceğiz, bilmiyorum.

Aylarca, yıllarca altından kalkılamayacak, belki de 100 bin insanı kaybedeceğimiz ve en az 100 bin binanın yıkılacağı ve ağır hasarla oturulamayacak duruma geleceği bir muazzam afeti düşünen kimse var mı, orada, hey bu sesi duyuyor musunuz?

RİSKİ ÖNCEDEN YÖNETMEK 

Mesele “kurtarma ekiplerimiz var, toplanma alanlarını da ilan ettik, plan program hazır” değil. Bu, ölü ve enkaz kaldırmadır. İstanbul’un hiçbir yerine yetişemeyeceğiniz, enkaz altından o da seçmece çok çok az sayıda insanın kurtulabileceği bir raf programınız var. Uyduruktan, afette yapılacak işler programı.. Bu zaten olmak zorunda. Elinizdeki imkânlarla yine de asla başa çıkamayacağınız bir kurtarma planı..

Ama meselemiz, beklenen RİSKİ ÖNCEDEN YÖNETMEK.

Yani olabilecek kayıpları, zararları, en aza indirecek önlemler silsilesi.

Depremde ana sorun nedir? Binalar.. Yapı stokunun artık yıkılmasına kesin gözüyle bakılan, bilimin saptadığı tüm binaları yıkıp yerlerine yenilerini yapabilme becerisi…

Bunlar İstanbul’da 100 bin mi? Hepsini… Bunun maliyeti, programı var mı ortada? Yok. Tek yapılan, belirli yerlerde kat yüksekliğini artırarak insanlara evlerini yeniletmenin mali koşullarını yaratmak. Çok yavaş ilerleyen, yer yer ilerlemeyen bir proje.

Kapsam dışında kalan veya yenilenemeyen binaların hepsini içerecek acil planı kim hazırlayacak? Okulların, hastanelerin, devlet binalarının, tüm yolların ayakta kalması konusundan bahsetmiyorum bile.

Yoksa, buyurun cenaze namazına mı diyeceğiz.

Yazarın Son Yazıları

Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025