‘Proje Okulu’nda bakın neler oldu: Kafalarındaki hinlikler
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

‘Proje Okulu’nda bakın neler oldu: Kafalarındaki hinlikler

03.10.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kabataş Lisesi “Proje Okulu” yapılınca neler oldu?.. İçeriden bir öğretmenin mektubuna yer veriyorum. Yazılarımı doğrulayan, bir intikamcı yokedişin örneği:
“Size adım adım gelişmeleri ve vardığı noktayı anlatayım. Hükümet bu okulların tüm idarecilerini değiştirdi, başka okullardan özenle seçerek (tamamı Eğitimbirsen’li) ve hatta tamamı hemşehri olmak üzere (bizim okulda tamamı Trabzonlu, Cağaloğlu’nda Malatyalı gibi) yenilerini atadı. Onlar da yine tamamı aynı sendikadan, her okulun öğretmen kadrosuna yüzde 25’lik ek yaptılar. Velilere de sürekli bir ‘enkaz edebiyatı’... Okullar çok kötü, öğrenciler başarısız, sosyal etkinlik yok vs.. Oysa başarısız dedikleri Kabataş’ta son üç yılda beş LYS birinciliği, YGS’de ise okul olarak sürekli birincilik ya da ikincilik hali vardı.”

TEOG devre dışı kalacak
“Okulun her yeri kameralarla donatıldı, çünkü Türkiye’nin zeki çocukları kriminal tiplerdi ve potansiyel suçluydu. Ne kadar dinci vakıf, yazar varsa okulda cirit atmaya başladı. Öğrencilerin bu etkinliklere katılmaları zorunlu yapıldı.
Eğitim yılının başında (1 Eylül) çıkan yönetmeliği iki kısımda ele almak gerekli. Birinci kısım öğretmen çalışma süreleri ve seçimi; kamuoyu şu anda sadece bununla ilgileniyor. Ben ikinci kısma dikkat çekmek istiyorum.
Bu bölümde ‘Gerekli görülmesi halinde bünyesinde ortaokul bulunan proje okullarına öğrenci alımı, okul yönetimince yapılacak yazılı veya yazılı ve sözlü sınav sonucuna göre belirlenebilir’ diye özetlenebilecek olan bölümdür. İşte bu madde ile amaçlanan ülkenin en başarılı okullarına (155 adet) bir ortaokul kısmı açma yetkisi vermek, sonra da bu okullara öğrenci alımını zihniyeti belli okul yönetiminin keyfine bırakmaktır. Yani merkezi sınav (TEOG) proje okulları için devreden çıkarılacaktır. Bu asıl tehlikedir.”

Temel çökertme gerekçesi
“Proje okuluna dönüştürülen okulların en büyük niteliği çok güçlü laik ve Atatürkçü veli/ öğrenci profilidir. Neden çökertilme çabası içine girildiğinin en önemli gerekçesi de bence budur. Bugünlerde gündeme gelmezse iş işten de geçecek.
Proje okullarıyla ilgili şu anda en çok öğretmenlerin değiştirilmesi tartışılıyor. Bu da bir manipülasyon. Proje okulunda 8 yılını dolduran öğretmenlere atama zorunluluğu getirildi; 4 yılını dolduranlar da okul müdürünün keyfiyetine bırakıldı. 8 yılı dolduran öğretmen sayısı tüm proje okullarındaki öğretmenlerin yüzde 25’i kadardır.
Peki durum böyleyken geri kalan yüzde 75’in kaçta kaçı müdürün keyfince atamaya zorlandı ve bu öğretmenlerin kaçta kaçı laik/demokrat/Atatürkçü öğretmenlerden oluşmaktadır... Sadece Kabataş Erkek Lisesi özelinde bakarsak, Eğitim-Sen ve Eğitim-İş üyelerinin yüzde 95’i başka okula atanmak için tercih yapmaya zorlandı. Burada atama için utanç verici hilelere başvuruldu.”

Yandaşları koruma formülleri
“8 yılı dolduran Eğitimbirsen üyesi öğretmenler de var derseniz... Bakın onlar için nasıl formüller buldular: 1) Diğer proje okuluna atanmak (başka bir okulda ikinci sekiz yıla engel yok). 2) Eğitimbirsen’li öğretmeni valilik kararnamesiyle kısa süreliğine sıradan bir okula atayıp bakanlık kararnamesiyle eski okuluna geri almak. 3) Öğretmeni müdür atamasıyla idareci yapmak.
Kamuoyu öğretmen tartışmasını yanlış yürüttü: ‘Ne yani bu öğretmenler hep burada çalışmak zorunda mı; bu kadar iyilerse başka okullarda da yararlı olsunlar..’ gibi.
Peki, bu yeni öğretmenlerin seçilme kriteri nedir? Proje okulları yönetmeliğinde bu okullarda çalışmak isteyen bir öğretmenin hangi şartlarla başvuru yapacağına ve seçimi kimlerin hangi kritere göre yapacağına dair bir yöntem var mı?”

‘Ben Süleymancıyım’
“Yönetmelik dese ki: TÜRGEV’den, İlim Yayma’dan, Ensar’dan, Süleymancılardan ve Eğitimbirsen’den (şu anda okulumuza üç tane atandı, açıkça biz Süleymancıyız diye derste söylüyorlar) referansı olanlar arasından seçim yapacağız, daha dürüstçe olurdu.
Mesela bakanlık ‘iyi’ öğretmen seçiminde samimi ise neden tüm öğretmenlere açık sınav düzenlemiyor. Mesela biz yıllar önce aynı hükümet tarafından yapılan sınavı kazanıp buraya atanmıştık.
Okullar geleneksel ve köklü kültürel yapılarıyla var olur. Keşke ülkenin her okulu bu kalitede olsa ve her okul bahçesine övünç duyduğu sembol isimlerinin büstünü koysa. Bunu yapmak yerine Cumhuriyet’in binbir güçlükle var ettiği değerleri yıkıp dökmekle meşguller.
Mesele bir okuldan diğerine gitmek değildir. Mesele neden bu okullara saldırıldığıdır. Neyin yıkım projesidir bu?”  

Yazarın Son Yazıları

Dehşet verici gelişmeler, yaşanmaz dünyaya doğru

Yapay zekâ sohbet robotlarıyla masum masum konuşuyorsunuz, istediğiniz bilgileri en geniş web sitelerini tarayarak önünüze getiriyor, yorum ve değerlendirme konusunda uç kaynaklardan derlediklerini cömertçe paylaşıyor; kendi yorumunu soruyorsunuz, ortalama şeyler söylüyor, tabii sorularla sıkıştırıyorsunuz, başka açılımlara işaret ediyorsunuz hemen konu değiştiriyor vb. sağlık tavsiyeleri veriyor.

Devamını Oku
03.05.2026
İki önemli konuda bazı saptamalar: CHP ve MHP

CHP iktidarın hukuk şiddetinden bunalınca...

Devamını Oku
30.04.2026
Anketlerde, sorunları kim çözer sorusuna yanıltıcı yanıtlara dikkat

Anket savaşları mı?

Devamını Oku
28.04.2026
Bu kadar mal mülk, şirket, destek ve sokaktaki işçiler Hak hukuk yiyen tüm şirketler kamulaştırılmalı mı?

Web sitesine baktım, sıradan bir holding değil, düzinelerce şirketi var, şüphesiz pek çoğu çok kazançlı.

Devamını Oku
27.04.2026
Aylardır iddianamesiz yatan Hasan Akgün’ün çığlığı

Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün bir mektup gönderdi.

Devamını Oku
26.04.2026
İktidar seçimler için güvenlik konusunu öne mi çıkartacak?

Özgür Özel’in ara seçimler için bastırması, muhalefetteki 12 parti ile görüşmesi, onlardan onay alması ve son olarak ara seçim konusunu, esas karar verici irade olan Meclis’in başkanı ile görüşmesi bir sonuç verir mi diye tartışılıyor.

Devamını Oku
23.04.2026
Cumhurbaşkanı adaylıktan vazgeçmez, rüya görmeyin. Peki butlan konusu?

Hâlâ tartışılıyor kulis haberlerinde ve analizlerde.

Devamını Oku
21.04.2026
Şiddetin kaynakları: Silah üretici kaynakları kurutulmadıkça...

Dün gazetemizde adli bilişim uzmanı Altun’un epey dehşet uyandıran bir açıklaması vardı

Devamını Oku
20.04.2026
Ülke atmosferi, şiddeti her yönden besliyor

İki okul saldırısının beklenmedik boyutları ülkeyi sarstı.

Devamını Oku
19.04.2026
‘Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini’

Bu şiir veya marş aklıma geldi, Macaristan’ın tek adamı Orban’ı silip süpüren halkın sandık zaferini görünce.

Devamını Oku
16.04.2026
Netanyahu Trump’ı batırıyor... Orban’ın çöküşü

İran savaşından hemen önce Netanyahu Beyaz Saray’a gitti, özel bir toplantı salonunda Beyaz Saray’da az sayıda yöneticinin katılımıyla (Trump ve adamları tabii ki) özel bir toplantı yapıldı.

Devamını Oku
14.04.2026
Savaşa dönüş kolay olmayacak, yalnızlık çukurunda bir Trump

Vance’in “İran, Amerikan şartlarını kabul etmedi, görüşmeler bitti” sözleri bir emperyalistin burnu büyüklüğünün dile gelmesi olarak tarihe geçti.

Devamını Oku
13.04.2026
Barış masası Trump için kurtuluştur, yıkılmakta olan imparatorluk

Her şey ABD’nin İran’a saldırısından sonra dünya hegemonyasından aşağı doğru hızlı bir inişe geçtiğine işaret ediyor.

Devamını Oku
12.04.2026
Yenilikçilik-bilim ve CHP: Yalçın Karatepe’den yanıt var!

Üç yazı boyunca CHP’ye Ekonomide Yenilikçilik ve Bilim konusunda yöneltilen eleştiri ve düşüncelere, CHP Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe politikalarını açıklayan uzun ama doyurucu ve bir yanıt gönderdi.

Devamını Oku
09.04.2026
Arçelik devlet-özel sektör ortaklığı ile kuruldu (CHP ve Yenilikçilik)

Bugünkü Türkiye ve dünyadaki gerilimli siyasi ortamda bu yazılar dam üstünde saksağan gibi duruyor olabilir ama ülkemizin temel sorunlarını bilen insanlar arasında ilgi yoğun.

Devamını Oku
07.04.2026
‘CHP’de bilim ve yenilik’ yazısına ciddi bir yanıt

Bu kez okurun dikkatine, ülkemiz için hayati önemdeki, Bilim ve Yenilik yazıma bir okurdan gelen ilginç yanıtı getireceğim.

Devamını Oku
06.04.2026
Kötücül yanıtlar size ait, beni bu işe bulaştırmayın!

Bursa Büyükşehir’e el koyma operasyonu yaşadık.

Devamını Oku
05.04.2026
Godot, yoksa büyük kaosun ta kendisi mi?

Hemen arkamdan biri seslendi, hey Orhan Bursalı, diye.

Devamını Oku
02.04.2026
Tek değişmeyecek savaşlardır Ortadoğu’da... Barış mı, 150 yıl önce uçtu

Petrol ve para: Ortadoğu’da yangınların ana nedeni olduğunu herkes bilir.

Devamını Oku
31.03.2026
CHP’de bilim ve yenilik yok mu?

Herkese Bilim Teknoloji dergisinde, bilim ve teknoloji politikaları köşesinde yıllarca yurtsever yazılar yazan, şüphesiz bilim ve yenilikçilik (inovasyon) olmadan Türkiye ekonomisinin bağımlılıktan, borç almaktan, faiz ödemekten, cari açık vermekten kurtulma şansının olmadığı konusunda fikir birliği içinde olduğumuz teknoloji danışmanı Müfit Akyos bir not gönderdi, geçen ay açıklanan CHP’nin çalışma kurulları üzerine.

Devamını Oku
30.03.2026
‘Yargı silahı’nı kullanmada uluslararası başarı

Özgür Özel bir konuşmasında Brezilya’da Lula’nın rakiplerince siyaseten mahkûm edildiğini ve sonraki seçimlerde yeniden başkan seçildiğini anımsattı, ayrıntıya girmedi.

Devamını Oku
29.03.2026
Hürmüz’ü İran kapatmadı! Petrol krizi dünyayı dağıttı...

Petrolün dünya ekonomisi ve ülkeler için ne kadar önemli olduğu, Hürmüz Boğazı’nı İran’ın güvenlik alanı olarak ilan etmesiyle yeniden ortaya çıktı.

Devamını Oku
26.03.2026
Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...

Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.

Devamını Oku
16.03.2026
‘Gelecek Olsun’: Tunç Soyer cezaevi penceresinden dünyaya ve ülkeye bakıyor

İntikamcı veya bertaraf edici ruh, şüphesiz ne hukuk ve yasa tanır ne ahlaki siyaset ne gelenek ne ülke geleceği ve demokratik toplum arzusu ne de yargının hukukun doğal işleyişine saygı...

Devamını Oku
15.03.2026
Savaşın sürmesi İran’ı molla rejimine mahkûm eder

İran’ı yöneten demir eldivenli molla rejiminin, Humeyni devrimini garanti altına almak ve artık geri döndürülemez bir karaktere büründürmek için kurdukları askeri, ekonomik, siyasi ve toplumsal karakterli İslam Devrim Muhafızları’nın, İran’da mahallelere kadar inen çok köklü bir örgütlenmeye sahip olduğunu okuyoruz.

Devamını Oku
12.03.2026
Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi

Türkiye’nin resmen açıklanmış 1 no’lu cumhurbaşkanı adayını “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” yaptıkları davanın tam bir sıkıyönetim koşullarında başlatılması bu davanın normal koşullarda geçmeyeceğinin başlı başına işaretidir.

Devamını Oku
10.03.2026
MHP’nin içi boş söylemleri ve İBB duruşmaları

MHP sözcüleri, başta Devlet Bahçeli ve Feti Yıldız arada sırada AKP’den farklı veya daha ileri iddialarla öne çıkıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
‘İran, onu yöneten herhangi bir rejimden daha eskidir’

İran, dünyanın neredeyse kesintisiz en eski uygarlıklarından biri.

Devamını Oku
08.03.2026
Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026