Kıyak Yaşam Önerisi...

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Medyanın çoğunluğu militan medya tanımına uygun duruma dönmeden önce çıkar sağlamayı amaçlayan girişimlere eleştiriler yağardı.
“Milletvekillerine kıyak emeklilik” başlığı altındaki eleştirileri bugün bile anımsıyorum.
Aslında yapılan bir haksızlığı gidermeyi amaçlıyordu.
Kamuda çalışırken milletvekili olanlar Emekli Sandığı’ndan bir kamu görevi olduğu için milletvekillikleri de dikkate alınarak yüksek tutarda emekli aylığı alıyorlardı.
Emekli sendikacılar, gazeteciler, avukatlar Sosyal Sigortalar Kurumu’nun, işadamları ve serbest çalışanlar da Bağ-Kur’un üç otuz paralık emekli maaşına talim ediyorlardı.
“Kıyak emeklilik” diye yaftalanıp eleştirilen girişim bu eşitsizliği gidermeyi amaçlıyordu ama yine de yadırganıyor ve göze batıyordu.
Aynı durum ülkenin iki başbakanı için de geçerliydi.
Politikaya Devlet Su İşleri Genel Müdürü’yken atılan
Süleyman Demirel başbakanlık emekli aylığını Emekli Sandığı’ndan alırken, gazetecilikten politikaya geçen Başbakan Ecevit, Sosyal Sigortalar Kurumu’nun emekli aylığı ile yetiniyordu.
Çelişkiden rahatsız olan Demirel, Emekli Sandığı Yasası’nda değişiklik yaptırıp, önceki başbakanlara da sandıktan aylık bağlanmasını sağlamasaydı çelişki sürüp gidecekti.
Şu da bir başka gerçekti ki, milletvekillerine sağlanan ayrıcalıklar tartışmalarla yasalaştığı için Anayasa Mahkemesi’ne dava açılabiliyor ve iptal kararları alınabiliyordu.

\n

***

\n

Bugün bu olanak da yok!
Çünkü jet hızıyla komisyondan geçen
“kıyak yaşam” önerisi Meclis’te grubu bulunan dört partinin grup başkanvekillerinin imzalarını taşıyor.
Bu nedenle olsa gerek tek tük milletvekili rahatsızlıklarını belirtiyor, birkaç yayın organı ve köşe yazarı da amaçlanan olağanüstü çıkarlara karşı çıkabiliyor.

\n

***

\n

Öneri komisyondan geçerken sahipleri, olağanüstü bir özveri göstererek “estetik ameliyat” avantajından vazgeçmişler.
Ülkemizde avantadan geri adım atmak ender görülen işlerden olduğu için sanırım alkışlamak pek de yanlış olmaz!

\n

***

\n

Öneri, eskisi, yenisiyle milletvekillerine ve yakınlarına öyle ayrıcalıklar tanımayı amaçlıyor ki ne siz sorun ne ben söyleyeyim.
Bir kere milletvekili veya dışarıdan bakan olmuşsanız neredeyse yedi sülalenizle birlikte başınıza talih kuşu konmuş oluyor.
Ama ilerisi için şunu da vurgulamak gerekir ki her seçimde seçilecek milletvekili sayısı 550. Adayları belirleme yetkisi de parti genel başkanlarının elinde.
Aday listesine girebilmek de doğal olarak sorunu çözmüyor. Seçim çevresinin özelliğine göre genel başkanın sizi seçilebilecek sıralara yerleştirmesi lazım.
Bu da seçim sistemimize göre genel başkana yakınlığınıza bağlı.
Genel başkanlar bundan sonra vatan-millet hizmetinin yanı sıra kimleri korumaya alacağını, kimlere ulufe dağıtacağını da düşünmek zorunda kalacaklar.
Biat kültürüne dayalı siyasal partilerde daha kolay ama, öteki genel başkanların işleri daha da zorlaşacak.
Beklenir ki genel kurulda sağduyu öne çıksın.

\n

***

\n

Yazıyı tamamladıktan epey sonra, AKP’nin dört grup başkanvekilinin öneriyi Grup Başkanı Erdoğan’ın haberi olmadan imzaladığ yolunda, gerçekle bağdaşmadığı açıkça anlaşılan bir açıklama yapıldı.
Oyuna gelme korkusuyla önce MHP, ardından da CHP ve BDP imzalarını geri çektiler.
Böylece en azından Anayasa Mahkemesi’ne başvuru koşulu oluştu.

\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları