Din adamının olumsuz rolü
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Din adamının olumsuz rolü

21.06.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Osmanlı’dan bu yana Müslüman din adamları ne yazık ki toplumsal gelişmenin önünde en büyük engel olmuş ve gene ne yazık ki siyasal güç sahibi olmak için her türlü kötülüğün içinde yer almıştır.

***

Şeriat ortamında ve din adamının elinde yetişen kişilerin ortak özelliği, birbirine ters, birbirine zıt ve birbirini cehreden (çürüten) şeyleri aynı zamanda benimseyebilmektir. Bundan dolayıdır ki Müslüman kişi, hem bir yandan ‘İslam dini hoşgörü dinidir’ diyebilir ve hem de aynı zamanda Kuran’ın: ‘İslamdan gayrı bir dine inananlar sapıktırlar’ şeklindeki hükmünü benimseyebilir. Bu iki düşüncenin birbirine zıt, tersi olduğunu düşünmez. Hem bir yandan Kuran’ın ‘Dinde zorlama olmaz’ şeklindeki hükmüne sarılabilir ve hem de aynı Kuran’ın, ‘müşrikleri’ (puta tapanları) İslama zorlamak için ‘Müşrikleri öldürünüz’ şeklindeki emrini rahatlıkla uygulayabilir. Bu iki davranışın çelişkili ve bağdaşmaz olduğunu fark etmez.

Bir yandan ‘Tanrı dileseydi puta tapmazlardı’ şeklindeki şeriat hükmüne inanırken diğer yandan puta tapanların Cehenneme atılacaklarına dair hükmü doğal kabul etmekten geri kalamaz ve bu iki hükmün çelişir şeyler olduğunu düşünmez.

Bir yandan ‘Allah kimi doğru yola koymak isterse onun kalbini İslamiyete açar, kimi de saptırmak isterse... kalbini dar ve sıkıntılı kılar’ şeklindeki hükme inanır fakat aynı zamanda bu hükmün uzatması ‘Allah, inanmayanları küfür bataklığında bırakır’ şeklindeki satırları doğal bulur. Bu iki hüküm arasında çelişme olduğunu aklından geçirmez.

Bir yandan ‘Şeriat dini, kadını yüceltmiştir, yirminci yüzyılın ulaşamadığı haklara eriştirmiştir; kadının şahsiyet haklarına saygılıdır, kadın erkek eşitliğini öngörür’ şeklinde konuşurken diğer yandan: ‘Kadınlar aklen ve dinen dun yaratıklardır; erkeklerin kadınlardan üstün dereceleri vardır; iki kadının tanıklığı bir erkeğin tanıklığına bedeldir; mirasta erkeğin payı iki dişinin payı kadardır; namazı bozan eşek, kara köpek, domuz ve kadındır; kadınlar insanın karşısına şeytan gibi çıkarlar; Cehennemin çoğunluğu kadınlardan oluşur, vs...’ şeklindeki hükümleri öne sürebilir ve bunu yaparken çelişkiye düştüğünü bilmez.”

(İlhan Arsel, Toplumsal Geriliklerimizin Sorumluları DİN ADAMLARI, Kaynak Yayınları, 3.basım, 1996, s.139)

***

Yapılması gereken ne? Yapılması gereken çağının çağdaşı olmak ve çağa uymayan hükümleri savunmamak; bu gibi durumlarda anayasal ve yasal görüşlerin yanında yer almak. Diyanet İşleri Başkanlığı ile imam hatip okullarının kuruluş gerekçeleri de yorumsal çağdaşlaşmayı gerektirmektedir:

Anayasanın 136. maddesinde, Diyanet İşleri “Genel idare içinde yer alan Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışmayı ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir” hükmü yer almaktadır.

***

3 Mart 1924 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu gerekçesinin 4. maddesinin sonunda “İmamlık ve hatiplik gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesiyle görevli memurların da ayrı okullar açılacaktır” diye yazar; bu okulların adı imam hatip okullarıdır ve temel amaçları Cumhuriyete bağlı, aydın din adamları yetiştirmektir. Bu amaç anayasanın 2. maddesi ile 136. maddesinde yazmaktadır: “Laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışmayı ve bütünleşmeyi amaç edinerek” imam ve hatip yetiştirmek. Daha sonra yasaya yapılan eklentiler anayasa ve yasanın özgün metnine aykırıdır.

***

Peki, Diyanet İşleri Başkanlığı ve imam hatip okulları bu amaçlara uygun işlev görmekte midir? Elbette hayır! Günümüzdeki işlev kimlikleri ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve imam hatip okulları 1924 yılından önceki şeyhülislam ve medrese kimlikleriyle iş görmekte ve Cumhuriyet için büyük bir tehlike oluşturmaktadırlar.

Diyanet İşleri Başkanlığı, sanki Osmanlı’nın şeyhülislamlık ve fetva makamı kimliği ile büyük bir sorun oluşturmakta: Hükümetin yasadışı işlerine şeriatı referans alan fetvalarla meşruiyet (!) kazandırmak çabası içindedir. Bilim alanına giren konularda dinci yorumlar yapmaktan çekinmemektedir. 12 milyon liralık bütçesini görev dışı işlerde kullanmakta.

Yazarın Son Yazıları

Laiklik nedir?

Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum.

Devamını Oku
24.03.2026
Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025