Einstein imam hatipte okusaydı
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Einstein imam hatipte okusaydı

31.05.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP aklı, bütün başarılı öğrencileri imam hatip okulları adlı medreselerinde toplamak için türlü desiselere başvuruyor. Böylece dindar ve kindar bilim insanı, felsefeci, yazar ve sanatçıları yaratarak tek eksilerini (!) kapatacaklar! Değil günümüzün en başarılı çocuklarını, Thales, Pisagor, Arşimet, Newton, Kopernik, Galileo, Darwin, Einstein, Stephen Hawking; Biruni, Cezeri, Harezmi, İbni Haldun, İbni Sina, Ali Kuşçu, Farabi, Cahit Arf, Hulusi Behçet, Aziz Sancar vb. gibi geçmişin ve günümüzün dâhilerini bile AKP’nin imam hatiplerine doldursanız sonunda ancak dinbaz, kötü siyasetçi ve haramzade müteahhit yetiştirebilirsiniz. Çünkü günümüzün sünnetçi Gazalileri tarafından akılları ve imgelem güçleri sünnet edilir. Akıl ile inanç, çiftleşmezler.

Bilimin kaynağında kör inanç ve vahiy yoktur, akıl vardır. Bilim ve sanatın Tanrı ve dinle doğrudan, dolaylı-dolaysız bir ilişki ve sorunu yoktur ama din adamıyla (ruhbanla) ve dinbazla sorunu vardır. Tanrı ve din “insan” değildir ama rahip, haham, imam ve dinbaz “insan”dır. Hadi meslekleridir diye rahip, haham ve imamı idare edelim ama dinbaz  neyin nesi, kimin fesi oluyor? Dinbaz, dinin yozlaşmış, kokuşmuş materyalist ürünüdür. İnsanları uyutmak için imam hatip okulları açar, çiftlik ve inek banklar kurar. Tanrı ve din, bilimsel akıldan gocunmaz ama dinbaz, engizisyon mahkemeleri kurup bilim insanlarını ateşlikte yakar, zulmeder; (İskenderiyeli Hypatia, Sokrates, Pisagor, Galileo, Kopernik, Newton, Darwin, Lavoisier, Bruno, Bacon vb.) Hallac-ı Mansur gibi derisini yüzer, türlü çeşitli zulümler eder. (İbni Sina, Suhreverdi, El Kindi, Farabi vb.)

Bilimlerin (science) tamamı laik temellere dayanır. Vahiy kaynaklı bilim yoktur. Bilim:

1) Deney yaparak ve gerçeğe, gerçekliğe dayanarak birtakım yasalara ulaşan bilgi yolu, düzenli ve tutarlı bilgi.

2) Yöntemle elde edilen ve uygulamayla doğrulanan, her zaman ve her yerde geçerlik ve kesinlik nitelikleri taşıyan yöntemli ve dizgesel bilgi.

3) Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkarak belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

Teoloji ve ilahiyatın anlamı “Tanrı bilim” ya da “din bilim” değil, “Tanrı bilgisi”dir, “din bilgisi”dir. Türkçeye yanlış tercüme edilmiştir. Bilim, ilahiyatı kapsamadığı gibi ilahiyat da bilimi kapsamaz. Yerçekimini ya da izafiyet teorisini ilahiyat ile açıklayamazsınız. Örneğin Tanrı’nın varlığı konusunda deneye dayalı bilgi edinemezsiniz.

Dünyanın her ülkesinde bir mesleğe kaynaklık eden üniversiteler vardır. Örneğin Paris’in Ulm Sokağı’ndaki Yüksek Öğretmen Okulu (Ecole Normale Superieure) çok önemlidir. Her dalda dünyaca ünlü bilimciler, filozof ve yazarlar (Samuel Beckett, Louis Althusser, Jacques Derrida, Paul Selan) hocalık yaparlar. Dünya çapında yüzlerce mezunu (Fransa Cumhurbaşkanı Georges Pompidou, Jean Paul Sartre, Paul Nizan, Simon de Beauvoir...) arasında sadece bir Türk var: Matematikçi Cahit Arf.

Cumhuriyetin en önemli iki eylemimden ilki laiklik, ikincisi Tevhidi Tedrisat Kanunu’dur. Bu yasanın din görevlisi eğitimini düzenleyen 4. maddesi medreselerin kapatılmasına karşılık imamlık ve hatiplik gibi dini hizmetlerin görülebilmesi için ayrı okullar açılmasını öngörüyordu. 1924 yılında “İmam Hatip Mektepleri” adı altında 29 okul açıldı.

Uygar ülkelerde yüz yıldır imam hatip benzeri okul yok. Din öğrenimi için bireyin reşit (18 yaşına girmiş) olmasını öngören devletler bu okulları kapattı ve yüksek teoloji öğrenimi için sivil lise öğrenimini zorunlu gördü.

Türkiye’de imam hatip ortaokulu var mı diye araştırma yaparken “Didim Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu” diye bir okulla karşılaştım. Muğla Bodrum Şehit Türkmen Tekin Anadolu İmam Hatip Lisesi bile var. Bu ne soytarılık! Bu gidişle Robert imam hatip koleji bile açar bu adamlar. Zarf değiştirmekte pek mahirdirler. Açarlar dedim ya, mezunlarını çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında kilit noktalara getirmek için Kartal İmam Hatip Lisesi’ni açmışlar. Mahdum Bilal Erdoğan ve tayfası bu okul mezunu.

Yazarın Son Yazıları

Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025