Marjinal demek ne demek?
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Marjinal demek ne demek?

18.08.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kabine toplantısının ardından Millete Sesleniş konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan gene bildiğini okumuş, gelip geçici (?!) sıkıntılardan “Omuz omuza kurtuluruz” demiş, “Biz çevreci görünümlü marjinallere aldırmıyor sadece işimize bakıyoruz” da demiş.

Millete Sesleniş konuşmalarını Turgut Özal icat etmişti. O dönemde bir millet vardı bir oranda, oysa şimdi Erdoğan aşireti (tarikatı) ve öte yanda “ötekiler” var. İçtenlikten ve gerçeklikten uzak, göz boyamak için yapılmış bir konuşma. El ele olmadan, el ele tutuşmadan omuz omuza olmak mümkün değildir efendim! Gözlere kül!

Devlet adamı dilini çok iyi bilen, deyimleri yerli yerinde kullanan biri olmak zorundadır. Akbelen’de, açgözlü, halk düşmanı yamyamlara karşı, ülkenin bitki örtüsü (florasını) ve hayvan kitlesini (faunasını), kara, deniz, akarsu, göl ve havasını hiçbir özel bir çıkarı olmadan koruyan bilinçli insanları, kötülemek, aşağılamak ve suçlamak için, yüzlerine tükürür gibi “marjinal” sıfatıyla nitelemek şaşırtıcıdır. “Marjinal” R.T. Erdoğan’ın sandığı gibi aşağılayıcı bir sıfat olmayıp olumlu ve övücü bir sıfattır. Oysa Erdoğan anarşist, terörist ve bozguncu anlamında kullanıyor.

Marjinal insan kime denir? Sözcüğün kökeni Fransızcadaki “marginal” sözcüğü. Aykırı olan, sıradan olmayan, sınırları zorlayan anlamında kullanılıyor.

Marjinal ne anlama gelir? TDK’ye göre marjinal kelimesi, mevcut standartların ve kuralların dışında olan, uç ve aykırı kişi ya da durum anlamına gelir.

Marjinal bir kişilik ne demek? Farklı, sıradan olmayan, toplumda alışılagelmiş düzenin dışında kalan anlamı taşır. Genellikle kişiler için kullanılmakta.

Marjinal davranış ne demek? Sözcük günlük yaşamda çoğunlukla aykırı, uç, alışılmışın dışında, sıradan olmayan, sınırları zorlayan anlamlarında kullanılıyor. Diğer insanlardan fiziksel olarak farklı bir görünümü ya da davranışları olanlara “marjinal tip” deniyor.

“Omuz Omuza Kurtuluruz” konuşmasında R.T. Erdoğan, “Almanya ve Fransa başta olmak üzere hiçbir yerde elektrik üretimi için kömür üretimi artışı bir sorun teşkil etmezken ülkemizde yürütülen kampanyaları ağaç sevgisi veya çevre hassasiyetiyle izah edemeyeceğimiz bir gerçektir” de demekte.

Pek güzel! Bütün dünyanın giderek bütün kömür santrallarını kapatmakta olduğu gerçeğini bir yana bırakalım. Fransa ve Almanya’da hâlâ kömür santralları var ama Fransızlar da Almanlar da kömür çıkarmak için R.T. Erdoğan yönetiminde olduğu gibi orman katliamı yapmıyor, yaptırmıyor.

Bir araştırma yaptım: 2022 yılının haziran ayında Fransa Enerji Bakanlığı, “Ukrayna’daki gelişmeler ve enerji pazarındaki gerilim” yüzünden ülkenin doğusundaki Moselle kentindeki kömürle elektrik üreten Saint-Avold santralını gelecek kış yeniden devreye sokmayı planladığını duyurmuş. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da küresel ısınmayla mücadele kapsamında ülkedeki kömür santrallarının tamamen kapatılması yolundaki taahhüdüne uyacağını yinelemiş.

Fransa elektrik gereksiniminin yüzde 76’sını nükleer enerji santrallarıyla, yüzde 16’sını yenilenebilir enerji kaynaklarından, yüzde 6’sını ise kömür kulanan termik santrallardan sağlıyor. Deniz üstü rüzgâr santrallarından bile yararlanıyor.

Almanya kış aylarında zorda kalmamak için elektrik üretiminde doğalgazı azaltıp kömüre yönelmiş. Hükümet ülkede kömürle üretilen elektriğin, toplam elektrik kaynakları içinde yüzde 1’in altında kalacağı güvencesi vermiş.

Bir yabancı ülkeyi kendi özel amaçlarınız için örnek alırsanız o ülkenin tamamını da örnek almak zorunda kalırsınız. Siz gerçeklere aykırı olarak Fransa ve Almanya’da termik santrallara kimsenin karşı çıkmadığını ileri sürerseniz biz de o iki ülkede basın özgürlüğü var, düşünceyi açıklama özgürlüğü var, bu iki özgürlüğü kullandı diye hiçbir gazeteci mapus damında değil ve bu iki ülke Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını harfiyen uyar deriz.

Son olarak, uygar dünyanın her yerinde, bilimciler, düşünürler, filozoflar, yazarlar, şairler, ressamlar, müzikçiler, aydınlar marjinaldir. El üstünde tutulurlar. Müslüman ülkelerde marjinallerin yaşamasına izin verilmez, öldürülür. Birkaçının adını vereyim yeter: Hallacı Mansur ve Sühreverdi gibi, bizim Turan Dursun gibi düşün adamları, fikirlerinin karşılığını canlarıyla ödemişlerdir.

Yazarın Son Yazıları

Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025