Ne sihirdir ne keramet
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Ne sihirdir ne keramet

30.06.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Ne sihirdir ne keramet el çabukluğu marifet! Ne sihirdir ne keramet yalan söylemek marifet! Ne sihirdir ne keramet küfretmek marifet! Ne sihirdir ne keramet iftira marifet! Ne sihirdir ne keramet partizanlık marifet! Ne sihirdir ne keramet zenginleşmek marifet! Ne sihirdir ne keramet akraba kayırmak marifet! Ne sihirdir ne keramet cehalettir marifet!

***

Cumhuriyet, şer ve cehalet yuvası tekke ve zaviyeleri kapatmıştı, fesat ocağı tarikatları yasaklamıştı ama ortadan kaldıramamıştı. Zaten böyle bir şey mümkün değildir. Başta doğudakiler olmak üzere tamamı yer altına indi, Cumhuriyet ve uygarlık düşmanlarını yetiştirmeye başladı. Böylesine girişim ve oluşumları engellemek amacıyla kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı 1950’ye kadar kış uykusunda işi idare etti; 2000’e kadar sağcı iktidarların dümen suyundan giderken irticayı palazlandırdı; 2003’ten itibaren dini göz küllemek ve maymuncuk olarak kullanan AKP’nin emrine girdi.
Son 7 kitabımda bu şer cephesinin otopsileri yapılmıştır.

***

AKP’yi kuranlar ve onlara önderlik edenler Cumhuriyet ve devrimlerine, onun niteliklerine, çağdaşlaşmaya karşı ve düşman idiler. Referansları, İmam Gazalî’den (1058-1111) itibaren ictihat kapıları kapatılmış, dolayısıyla kirletilmiş, katledilmiş bir İslamdı. Böyle bir ortamda yetiştiler. Kökleri taa II. Mahmut düşmanlığına dayanır. Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF)’nın içinde gizlendiler; bütün milliyetçi ve sağcı partilerin içinde yer aldılar. Ve nihayet Necmettin Erbakan başkanlığında, hepsi Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan kendi partilerini (Milli Nizam, Milli Selamet, Refah ve Fazilet) kurdular. Koalisyon hükümetlerinde yer alıp iktidarın tadına baktılar. “Din, İman, Masa, Kasa” (Tekin Yayınları, 2016) tekerlemesi bu dönemde söylenmiş olmalı.
Fazilet Partisi’nin kapatılmasından (22.6.2001) sonra 14.8.2001 günü AKP kuruldu. Kurucular, Milli Görüş gömleğini çıkardıklarını dünyaya ilan ettiler. O zaman ben fakir “Milli Görüş gömlek değil fil derisidir, çıkarılamaz” diye yazarak namusumu kurtardım.
3 Kasım 2002 günü yapılan genel seçimlerde AKP’nin iktidara gelmesi “Ne sihirdir ne keramet, imeceyle iktidara gelmek marifet” tekerlemesiyle özetlenebilir.

***

Din ve imanı kullanarak masa ve kasayı ele geçirdiler ama devlet işlerini yönetebilecek bir kadroları yoktu. Baskın bir çoğunluğu imam-hatip mezunuydu. Bu mezunların bazıları Yüksek İslam Enstitüsü ya da İlahiyat Fakültesi bitirmişti. Lise fark sınavını veren kimileri de hukuk okumustu. Aralarında fen, matematik, ekonomi, felsefe okumuşlar yok gibiydi. Bunlar da Cumhuriyet sevgisinden yoksundular. TBMM kitabında yayımlanan özgeçmişlerinde, hiçbirinin imam-hatipte okuduğu, oradan mezun olduğu yazmaz. İlkokuldan sonra doğrudan üniversiteye geçilir.
Hiçbirinin genel kültürü, dış dünya pratiği, yeterli tarih ve ekonomi bilgisi, dış siyaset ve diplomasi deneyimi yoktu. Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar bu türden insanlar arasından çıktı. Her türlü bürokrasiyi Fettullah cemaatine bıraktılar ve aralarında tam anlamıyla bir ortak yaşarlık (sembiyozis) hayatı başladı. Ancak, Fettullah cemaatinde de ekonomist, dış siyaset uzmanı, fen ve matematik bilgini yoktu. Bu faslı kapatmadan önce iki hususa dikkat çekmek istiyorum:
1- AKP göz yumdu ve Fetöcüler, 2002’den sonraki bütün seçimleri kopya ile kazandı.
2- Fettullahçılar ve AKP kodomanlarının yakınları üniversite ve polis okulları sınavlarını kopya ile kazandı.
Böylesine yetersiz ve yeteneksiz kadro elbette Türkiye’yi batıracaktı, bütün sağlam yapılarını yıkacaktı.

***

1923-1950 arasındaki hükümet üyelerinin özgeçmişlerini inceleyin, tamamı alanlarında ciddi öğrenim görmüş uzmanlardı. Aralarında yetenek ve yönetim bilgileriyle dünya çapında bakanlar vardı. Özellikle ekonomi, milli eğitim ve dışişleri bakanları. Becerileri arasında sihir, keramet ve el çabukluğu yoktu.

Yazarın Son Yazıları

Laiklik nedir?

Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum.

Devamını Oku
24.03.2026
Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025