Doğa dostu müteahhit olur mu?

25 Ocak 2012 Çarşamba

Şaşırmadım desem yalan olur. Çevreye duyarlı olmak ve bir inşaat şirketinin ortak bir noktada buluşması nasıl olurdu? Belli ki olabilirmiş... 50 yıldır Türkiye ve yurtdışında pek çok proje yapan, Engineering News Record tarafından hazırlanan Dünyanın En Büyük 225 Uluslararası Müteahhitlik Firması listesinde ilk 100 firma arasında yer alan Yüksel İnşaat, sektörünün ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. Grubun Yükselebilirlik adını verdiği rapor, Türkiyede inşaat sektörünün GRI İlkelerine uygunluğu bağımsız bir kurum tarafından onaylanmış ilk sürdürülebilirlik raporu olma özelliğini taşıyor.

Yüksel Holding, Kazakistan, Afganistan, Suudi Arabistan, Özbekistan, Gürcistan, Ukrayna, Romanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Ürdün, Libya ve Irak gibi geniş bir alanda altyapı ve inşaat projeleri yürüten bir grup. Ailenin üçüncü kuşağı işin başında; Emin Sazak.

Yüksel Holding Genel Koordinatörü Tuna Aksel geçen hafta bir basın buluşması düzenleyerek çalışmaları hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Hazırlanan rapor, Yüksel Grubuna ait şirketlerin genel yapısı, finansal performansı, istihdam verileri ve faaliyetinin yanı sıra çalışan gönüllülüğü, eğitim destekleri, çevresel ve sosyal konulardaki projeleri hakkında da veriler içeriyor. Aksel bu konuda kararlı olduklarını 6 yıl önce BM Küresel İlkeler Sözleşmesini imzalayarak gösterdiklerini anlatıyor. Şirket bu arada kendi karbon ayak izini de 1678 ton/ yıl olarak hesaplamış. Aksel bu konuda da sektörde ilk benchmark olduklarını söylüyor ve ekliyor Kendimize bunu 900 ton/yıla indirme hedefini koyduk

Grubun enerji yatırımları da var. Aksel 2 HES yatırımımız var ama prensip olarak Karadenize girmiyoruz, bu coğrafyadan gelen HES önerilerini kabul etmiyoruzdiyor. Bu arada Yüksel Holdingin bir 5 yıldır etik kitabının ve etik yönetmeliğinin olduğunu hatta bir de etik direktörlerinin olduğunu öğreniyoruz.

Şirketler Sürdürülebilirlik Yarışında....

Sürdürülebilirlik... Ya da Sürdürülebilir Kalkınma... En temel tanımı ile insan ile doğa arasında denge kurarak doğal kaynakları tüketmeden, gelecek nesillerin ihtiyaçlarının karşılanmasına ve kalkınmasına imkân verecek şekilde bugünün ve geleceğin yaşamını ve kalkınmasını programlama. Haliyle sosyal, ekolojik, ekonomik ve kültürel boyutları olan bir kavram. Küresel ısınmanın artık bir tehdit haline gelmesi, toplumlarda gelir dağılımı uçurumunun giderek derinleşmesi ve tüm bu konularda kamuoyu duyarlılığının artmasının da etkisiyle bir süredir sürdürülebilirlik kavramı şirketlerin de gündeminde. Üstelik sürdürülebilirlik üzerinde yoğunlaşan, faaliyetlerini bu doğrultuda yürüten, bunu yanı sıra kurumsal sosyal sorumluluk projelerini sürdürülebilirlik ekseninde geliştiren şirket ve kurumların kredibiliteside artıyor. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SDK) Genel Sekreteri Engin Güvenç ile geçen hafta bir araya geldiğimizde Türkiyede bu konularda neler yapıldığını da masaya yatırdık. Aslında buluşma amacımız 20 Haziranda

Brezilyanın Rio de Janerio kentinde gerçekleşecek olan Rio+20 Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansında Türkiyenin sunacağı Ulusal Rapordu. Zira söz konusu raporda Türkiyenin sürdürülebilir kalkınma ve yeşil ekonomi konusunda en başarılı 20 örneği yer alacak ve bunlar dünya ile paylaşılacak. Proje Kalkınma Bakanlığının koordinasyonunda, UNDP kolaylaştırıcılığında ve SDKnin desteği ile yürütülüyor. En iyi uygulamaların toplanması 22 Şubata kadar devam edecek ardından önce akademik kurul ilk değerlendirmeyi yapacak ve seçici kurul finale kalanlar arasından seçimini yapacak.

Sürdürülebilir projeler derken ne kastettiklerini sordum Güvençe. “İnovatif olmak yanıtını aldım. Örneğin Bursada Nilüfer Belediyesinin organize sanayi bölgesinde yenilikçi bir çözümle gerçekleştirdiği su arıtma ve atık suyu yeniden kullanma uygulaması, bölgede su tasarrufunda ciddi ilerleme kaydetmiş. Ya da Coca- Colanın 1 litre kola üretmek için harcadığı suyun miktarını 2.5 litreden 1 litreye düşürmesi...


Yazarın Son Yazıları

Uslu dur, itaat et... 24 Temmuz 2020