Öztin Akgüç

Başarısızlığın analizi

26 Mayıs 2021 Çarşamba

Başarı ya da başarısızlık bir ölçüye, standarda, örneğe kıyasla değerlendirilmelidir. Kıyaslamaya, karşı değerlemeye dayanmayan, yöntemi belirsiz söylemler, dayanaksız, afaki, öznel iddialar olmaktan ileri gitmez. AKP dönemi, yeni Türkiye olarak nitelendirilerek başarı öyküleri anlatılmasına, övgüler düzülmesine, övünmelere karşın, alınan sonuçlar, nesnel ölçülere göre dönemin her açıdan başarısız olduğunu kanıtlamaktadır.

Ekonomideki gelişmeler, dünya geneliyle ve/veya aynı gruba giren ülkelerle kıyaslama yapılarak değerlendirilebilir. Kişi başına gelir ölçüsüne göre Türkiye, orta gelirli grubun alt bölümünde yer almakta; Dünya Bankası (İBRD) 2019 sıralamasında 76., IMF 2020 sıralamasında da 77. sırada yer almaktadır. Gayri safi milli hasıla ölçüsüne göre Türkiye, ilk yirmi grubuna 19. sırada girmekte, sıralamadaki yeri gerilemektedir. 2023 yılında ilk ona girmek hedeflenmiş olmasına karşın, ilk yirminin de dışında kalma olasılığı belirmiştir. Türkiye, orta gelir tuzağından uzun yıllar geçmesine karşın kurtulamamıştır.

Başarısızlığın ana nedenlerini; (i) yönetim beceri eksikliği, yönetim hataları, (ii) izlenen stratejinin yanlış yönlendirmesi, (iii) uygulamada etik kurallara uyulmaması, dürüst davranılmaması, usulsüzlüklerin, yolsuzlukların yapılması oluşturur.

Yönetim işlevleri; amaç ve öncelikleri belirleme, politika oluşturma, örgütleme, örgüt elemanlarını seçme, örgütü amaç doğrultusunda harekete geçirme, sonuçları değerlendirme, gerekli düzeltici önlemleri zamanında alma olarak belirtilir. Ülkenin amacı, öncelikleri, tam bağımsızlık, ulusal devleti güçlendirme, Cumhuriyet kazanımlarını koruma ve geliştirme, milletin egemenliği, toplumsal refahı ençoklamak olması gerekirken; kişisel egoların tatmini, bencillik, iç ve dış baskı çevreleriyle iyi geçinme, yakın çevrenin çıkarlarını kollama, iktidarda kalma süresini uzatma, Cumhuriyet karşıtlığı olunca, diğer yönetim işlevleri de bu doğrultuda şekillenmektedir. Tam bağımsızlığa, toplumsal kalkınmaya yönelik politikalar izlenmediği gibi politika belirlemede tutarlı davranılmamakta, söylem-eylem uyumu sağlanmamakta, iç ve dış destekçi çevrelere ödünler verilmektedir.

Devlet, partizanca, AKP’nin çıkarları gözetilecek şekilde yapılandırılmakta; parti örgütü devlet örgütüne dönüştürülmektedir. Atamalarda; liyakat, ehliyet, yetkinlik, toplum yararı gözetme değil, itaat, kişisel bağlılık, sadakat, kullanılmaya elverişli olma gibi özellikler aranmaktadır. Atamalarda gerekli erdem ve artamlar aranmadığından, doğal olarak başarılı sonuçlar alınamamasına karşın; başarısızlık, kamuya propaganda, algı yönetimiyle başarı olarak sunulmaktadır. Fiili sonuçların başarılı olması değil, kamuda olumlu algının oluşması önemsenmektedir. Gerçek olmayan veriler, söylemler, düzeltici önlemlerin alınmasını da olanaksız hale getirmektedir.

24 Ocak Ekonomik Kararları, 12 Eylül askeri darbesi, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi uyarınca Türkiye’yi yeniden yapılandırmaya yöneliktir. Ekonomik krizler, açık ve örtülü olarak birbirini izlemekte, fiyat ve finansal istikrar sağlanamamakta, borçlanma çıkmazından kurtulunamamakta, kamu varlıkları çok düşük bedelle adeta yandaşlara hibe edilmekte, verilen garantilerle Hazine uzun süreli yükümlülük altına sokulmakta, ülke kredi değerliliğini de yitirerek kırılgan ekonomiler listesinin başlarında yer almaktadır. Kayıtsız dışa açılmaya, özelleştirmeye, yabancı sermaye teşvikine, sermayenin çıkarlarını kollamaya yönelik strateji de dış güçlerce öğütlenmiş bulunmaktadır.

Denetim mekanizmaları da etkisiz hale getirildiğinden, yargı bağımsızlığı, kamu yararı gözetme ülküsü de yitirildiğinden, bazı destekçi kesimlere havadan inme kâr sağlanmakta, kaynak savurganlığıyla birlikte yolsuzluk söylemleri de artmaktadır.

Yanıltıcı ekonomik ve finansal veriler pusulayı bozduğundan, bozuk pusulayla ekonomi yönü çok iyi bilinmeyen akıntıya kapılmış sürüklenmektedir.

Ülkede sorunlar yaratmış, sorunları ağırlaştırmış bir yönetim anlayışından, reform alalamasıyla sorunların çözümünü beklemek en hafif deyişle aymazlıktır.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Aranan kişilik 2 Haziran 2021
Yüz iki yıl sonra 19 Mayıs 2021
Ülkenin saygınlığı 12 Mayıs 2021