Saray’ın, bankacılığa sırtımızdan kazanç kıyağı..
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Saray’ın, bankacılığa sırtımızdan kazanç kıyağı..

24.05.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Size öncelikle siyaseten iktidarları sürecinden hiçbir sorumluluğu söz konusu olamayacak son Ecevit koalisyon hükümetinin, 1970’li yıllardan bilimsel olarak kanıtlanmış, ancak üst üste iktidara gelen sağ, liberal iktidarlarca yürürlüğe sokulmayan dayanıklı beton yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinin geciktirilmesi baş etken, büyük yıkımlı Sakarya depremlerinin sonrası yaşamak zorunda kaldığımız ekonomik krizlerin sonuçlarını anımsatmam gerekiyor.

Ünlü bankalar krizi, iflaslarının, ardından Amerika’dan gönderilen ekonomi danışmanı Kemal Derviş’in operasyonları ile halkın sırtından çıkarılan ağır yüklü bedellerin, dudak uçuklatan yoksullaşma, yoksunlaşma, enflasyon, ekonomik krizin bedelleri yaşamış kuşakların bilinçaltına kazınması ile, yeni kuşakların da belleklerine kazılı. MHP’nin bugünkü başkanı koalisyonu yıkan tuğlayı duvardan çekivermişti. Gerçeğinde Amerika Irak, Afganistan, bölge işgalleri için yandaş yeni iktidar ittifakının planlarını sahneye sokmuştu.

Ne ilginçtir ki Ecevit, hükümetinin düşürülmesinden sonrasında, iyleşmesi ile sabit olduğu üzere, ilaçlarla ağır hasta konumuna düşürülmüşken bile, Erdoğan liderliğinde hazırlanan kurulacak hükümetin o tarihlerde ittifak yapmayı seçtiği Fethullah Gülen ittifakı ile, Amerika’nın çok sayıda Güneydoğu’da yeni üsler kurması, işgali Kuzey’den de kolaycı yürütmesi üzerinden verilen “tezkere” sözü üzerinden kurgulanan senaryo yürürlüğe sokulmuştu. Hükümet kurulmadan çok önce Amerikalı askerler donanımlı, Güneydoğu’da ayrılmış üst topraklarına yerleşmek üzere gemilerini boşaltmaya koyulmuşlardı. Özeti açlıkla, yoksullaşma ile yüz yüze kalan seçmen halkımızın büyük çoğunluğu Ecevit’i saygı, minnet duysa da kendi yaşamı adına, tek çözüm olarak pazarlanan Erdoğan liderliğinde kurulacak iktidar ittifakına oy vermeyi seçmişti.

***

Kıssadan hisse, yaşanmışlıkların deneyimleriyle, halkın siyasal değer yargılarının açlık karşısında bir kenarda kalacağı gerçeği çok çıplak algılanmıştı. Saray’ın, Meclis’i bir kenara atıp, kararnamelerle ülke yönetme kolaylığında, dünyanın bir benzeri olmayan ucube başkanlık rejimi gücüyle çıkarılmış Bankalar Yasası içindeki tuzakları bileniniz var mı? Ülke çapında sayısız ekonomi, bankacılık otoriterine danıştım. Kuşkusuz yasayı ayrıntıları ile biliyorlar. Ancak vatandaşlar üzerinden kaçınılmaz gelebilecek bir krizin iktidarlarını riske sokmaması uğruna, bal gibi de ince kazıklar atılarak bankaların nasıl ek gelirlerle korunduğunu, üstelik yasalara uygun olarak yüksek kazançlar elde edebildiklerinin sırlarını başınıza gelmeden keşfetmek nerede ise olanaksız.

Bankalarda kredi kartları olan insanlar, gerçeğinde bir-iki yıl içinde kullandıkları anaparaların başlarına nasıl belalar getirdiğinden uzaktan yakından haberli olamıyorlar. Kendi deneyimlerimle uyanıp dostlarımla danıştığımda; çoğunluğun cebinden yediği kazıkların ne farkında ne de algısında olamadığının sonucunu görmemek için kör olmak gerek.

***

En kaba sonuçları ile bir-iki yıllık bir süreç içinde, sadece ek kartlar üzerinden çektiğiniz, yine tarihine uygun borcunuzu kapattığınız paranın üzerinden gelen çıplak borcunuzun, yine bir iki yıl içinde en az üç katına çıkarılıverdiğini, ancak son ödeme tarihi anımsatmasının yapıldığı ek hesap üzerinden dehşetle gözlemliyorsunuz. Ustaca satır aralarına sıkıştırılmış incelikli yöntemle işletilen bu borçlar faizle borç alınmış işlemi görüveriyorlar. Küçücük yazıların karmaşıklığında kavramazsanız, faizle çekilmiş borcun, yeni dönem içinde ödenmiş olmasına karşın, zamanında ödenmemiş işlemi görülen ek borçların silinmediğini bilemezsiniz. Sonuç olarak bu küçük küçük kayda geçmiş borçların birikiminden faiz işletilerek kısacık zaman dilimleri içinde, borçlanma faiz artışları ile bir karşınıza çıkıveriyor. Çok bilmediğiniz borcu kapatacak yolu bulamazsanız, yine uyarılmadan bir sonraki döneme katlanan borçlanma ile yüz yüze kalmaya mahkûmsunuzdur. Cumhuriyet’e yazan uzman bilim insanlarımızın, en azından birinin, bu konuyu vatandaşları uyandıracak ayrıntıları ile ele almalarını diliyorum..

Yazarın Son Yazıları

Az gittik uz gittik, bir arpa boyu yol gidemedik

Karamsarlıkla söylediğim gibi bir duyguyu vermek istemem.

Devamını Oku
21.04.2026
Dindar ve kindar yapamadıkları ‘deist’ oluyorlar

Yaşam pratiklerine göre dayatılan yetiştirme kurallarına isyan edenler arasına katılmış oluyorlar.

Devamını Oku
18.04.2026
AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026
Ülkemizin geleceği çılgın Trump’ın tuzaklarına bağlı olamaz...

Cumhurbaşkanlığı rejiminde yıllardır sorgulamasız sürdürülebildiği, yapılanların yanlarına kâr kaldığı varsayılan haksızlık hukuksuzlukların yarattığı olumsuzlukların dayanılmaz yükselişi ile içeriden yaratılan çürümüşlüğün saklanamayacağı günler geldi de geçti.

Devamını Oku
07.04.2026
Yerel, küresel kıskacına karşı başkaldırılar yükselişte

Şimdilik bir yılı geçmiş bir süreç içinde, ülkeye yayılmış, kazanılmış belediye yönetimlerine el konması, kayyım atanması uygulamalarıyla, tümü sol kimlikli, ağırlıklı CHP’ye bağlı belediye yönetimlerinin operasyonları ile amaçlanan moral yıkımı, iktidarları adına fiyasko sonuçlar verdi.

Devamını Oku
04.04.2026