Sendikacılıktan siyasete, Metris’ten Meclis’e Fehmi Işıklar
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Sendikacılıktan siyasete, Metris’ten Meclis’e Fehmi Işıklar

06.04.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Toplumsal eylemler içinde izlenen insanlarla, paylaşımlar yoğunlaştıkça yakın dostluklara dönüşen bağlar güçlendikçe söyleşilere de tanıtımlara sığdırılacak anıların önceliklerinde de seçim zorlaşıyor. Yine de Fehmi Işıklar’ın kayıtsız tarım işçisi çocuk olarak bindiği kamyondan girerek başlayıverdim. Çoğunluk DİSK yöneticiliğinde yükselmiş sendikacıların tümü gibi onun da işçilik, sendikacılık yaşamı Türkİş çatısı altında başlamış. Geçişlerin çokluğu, dönemeç taşlarının bile altının çizilebilmesinde engel oluşturuyor.

Cumhuriyet TV YouTube söyleşisindeki sıçrayışlarla, çakışmalara bakılmaksızın emek tarihimizde dönemeç noktalarından örnekler vermekte yarar var. Kemal Türkler Madenİş DİSK kuruculuğunda başı çekmiş olarak, dengelerin sallanmasını engeleyemediği süreç içinde, her iki örgütlenmenin de ayakta kalmasına öncelik vererek çekilirken, 12 Eylül’den aylar önce yapılmış DİSK Genel Kurulu’nda, Abdullah Baştürk’ün seçilmesinin önünü açmakla kalmamıştı. DİSK’in geçmişine sahip çıkacak Abdullah Baştürk’ün yolculuğunda Fehmi Işıklar’ın genel sekreterliğinin de önü açılmıştı.

Darbeden birkaç gün öncesinde başlayan, üç işkolunun kangren olmuş uzun grevlerinin de bitirildiğine tanıklık etmiştik. DİSK’in Merter’deki merkezinde üç işkolunun, konfederasyonların başkanları hepsi bir arada, ayrı odalarda sürdürülen görüşmelerde, genel sekreter Fehmi Işıklar odalar arasında dolanıyor, en kolayı kimya, metal işkollarında uzlaşma kesinleşiyorken kriz tekstil işkolunda zorlanıyordu.

“Bu düzen bizim, düzülecekse biz düzeriz” işveren örgütünün başkanın sözlerini hiç unutamamıştım.

Sonrası 12 Eylül dönemi yargılamaları, işkenceleri arasındaki bağlarını da hiç aklımdan çıkaramayarak önce “Ben Devletim Köleleştiririm”, yenisi “İşçiyim Haksızım” ortak kitaplarımızda paylaşmıştık. 12 Eylül ülkemizdeki sendikal hakların gaspı sürecinden bugünlere uzanan kazanılmış işçi haklarının adım adım püskürtülmesinin aracı yapıldı.

***

Fehmi Işıklar’ın, Metris’ten Meclis’e, sendikacılıktan siyasete uzanan hızlı yaşamını elbette söyleşi kitabına sığdırılabilmiş boyutlarının bir özeti olarak, Cumhuriyet’ten Tanıklıklar söyleşimiz kapsamında, YouTube’da yapılan yayınımızdan da izlenebilecek. Sendikal eylemler süreçleri, yargılamalar, derken siyaset çalışmaları içinden görselleri ile de paylaşılabilmiş ekleriyle.

Siyaset yılları içinde SHP ilk adım. İnönü’nin liderliği sürecinin üzerine, HEP süreci eklemleniyor. Baştürk ile paylaşılmış siyasal, toplumsal eylemlerin örnekleri çok zengin. Sendikacılık yaşamlarının siyasete yansımasının izdüşümünde elbette tüm çalışanların, emeğin haklarını öne çıkarak etkinlikler, birbirinden çarpıcı, renkli birliktelik, eylemcilik türlerinin örnekleri veriliyor. Siyasal etkinliklerinde de sınıf tavrının ağır bastığı gözlemleniyor.

Urfa doğumlu kültürel bağları içinde, çiğköfteden saza uzanan tutkuya, söyleşimizde yer verme şansımız olamasa da ülkemizin en ünlü sanatçıları ile olan bütünlemiş yaşamını yok saymak haksızlık olabilir mi? Sol, toplumsal akla gelebilecek tüm toplumsal örgütlenmeler ile çok sayıda uluslararası örgütlenmelere de uzanmış bağları da paylaşmak gerek...

Yazarın Son Yazıları

Tehdit, şantaj senaryoları yarışmaları

Dünkü duruşmaların gelişmeleri üzerinden yaşanacakları, nasılsa bugünkü yazı elinize ulaşmadan önce öğrenmiş olacaksınız.

Devamını Oku
12.05.2026
Cumhuriyet gazetesinin okurlarıyla buluştuğu nice yıllara...

Benim Cumhuriyet ailesi içindeki paylaşımlarımın 60. yılını geçen perşembe günkü buluşmamızda devirmişiz.

Devamını Oku
09.05.2026
Sevilenleri tutuklanan ülkemizde haklar savaşımının önlenemez yükselişi

Bu kaçıncısı sorgulamasının yapılmasının zamanı değil.

Devamını Oku
05.05.2026
Taksim nasıl açıldı...

Geçen yılın 1 Mayıs yasaklarından ders alınmış olmalı.

Devamını Oku
02.05.2026
Sınırsız ayrıcalıklar...

Ankara’nın göbeğinde, yıllardır hak edilmiş, birikmiş ücretlerini alamadıkları için hukuk diliyle işlenmiş en büyük suçlardan birini, “angarya çalıştırmayı” çok yüksek sayılarla çalışan işçilerine karşı uygulamayı alışkanlık edinmiş Yıldız Holding’in yaşattıklarını, dertlerini sorumlu bakana anlatmak için çırpınan işçilere yaşatılan işkencelerin boyutları vicdanları sızlatıyor.

Devamını Oku
28.04.2026
İçine gömüldükleri bataklıktan nasıl çıkacaklar?

Emeklisi, işsizi, ücreti ödenmeksizin çalışmaya zorlananı; çaresiz kalanların topu birden, dertlerine deva olması gereken yetkili, sorumlu siyasilerin, bakanların kapılarına dayanmaya çalışıyorlar.

Devamını Oku
25.04.2026