İçki istemem, vergiyi yan cebime koy!
Tayfun Atay
Son Köşe Yazıları

İçki istemem, vergiyi yan cebime koy!

07.11.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Gazetede aynı gün karşımıza çıkan üç haber, “AKP Türkiyesi”nin şekline şemailine ilişkin çarpıcı bir somutlaşma sağlıyor.

Dünkü Cumhuriyet’in 9’uncu sayfasındaki habere göre, bu sene yılbaşı sepetlerine alkollü içki konulması yasaklanmış. Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu, bu kararı söz konusu ürünlerin sepete konularak tanıtımlarının arttırıldığı ve tüketilmelerinin cazip hale getirildiği değerlendirmesiyle almış.

Bu haberle titreşim içinde, adeta o meşhur “imam-cemaat” deyişini akla getirircesine gazetenin son sayfasında da Galata’da içki içenlere tekbirli saldırı gerçekleştirildiği haberi yer alıyor. 50 kişilik bir grup “Ya Allah Bismillah Allahu Ekber” ve “Hepimiz Tayyip’in askerleriyiz” sloganları eşliğinde Galata Kulesi merdivenlerinde içki içenlere saldırıp darp etmişler. “Burası Türkiye, burada içki içemezsiniz” diye bağırarak ve giderken de “Yine geleceğiz” tehdidi savurarak…

***

Yukarıda kaydedilen “yılbaşı sepetinde içki yasağı” haberinin bir köşesinde kutucuk içinde karşımıza çıkan üçüncü haber ise tablodaki bu kocaman karanlığın altında gizlenen bir “riya”yı görmemizi sağlıyor.

O kutucuktan öğreniyoruz ki “Tayyip’in askerleri”nin içki ve içkiciyle münasebetinin tersi bir münasebet söz konusu onun partisiyle içki ve içkiciler arasında…

Buna göre son 7 yılda alkollü içkilerin vergi zamlarına bağlı olarak AKP hükümetinin elde ettiği gelir 26.5 milyar lirayı aşmış. Hele şuna bakın: 2009’da içkiden elde edilen vergi geliri 1.9 milyar iken bu 2014’te 5.9 milyara çıkmış!..

***

Durum bu! Karşımızda içkiden ve içkiciden hem nefret eden, hem de onlardan “beslenen” bir iktidar var.

AKP’nin “İslâmcılık” noktasında teste tabi tutulacağı, bu bakımdan onun yumuşak karnı olan ve tarihe not düşülecek yer burası.

Çünkü AKP, içki tüketimine yönelik yaptığı düzenlemelerle kendisine oy veren dindarların ağzına bir parmak bal çalarken içkiden aldığı vergilerle tam bir “bal tutan parmağını yalar” noktasında.

***

Madem dindarsınız, Müslümansınız, İslâmcısınız, içkiyi tümden yasaklasanıza!..
Hayır, AKP bir yandan içki içmeyi “sınıfsal” hale getirip onu alım gücü ve tüketim alışkanlığı yüksek “seküler” kesimle sınırlamaya giderken, diğer yandan sokakta bira içen gençlere ya da gariban barlarına zorba saldırıları (mutlaka “tasvip” etmeyecekse de) engelleme cihetine gitmeye niyetli gözükmeyerek bir taşla iki kuş vuruyor.

Bu, Türkiye’yi hem “Dar-ül İslâm”, hem de “Dar-ül Harp” sayma anlamına da gelebilecek şekilde bir taşla iki kuş vurma pratiği, diğer deyişle ikiyüzlülüğü…
Yılbaşı sepetine içki sokmayan, sokaklarda içki içirtmeyen AKP ve destekçileri için Türkiye, “Dar-ül İslâm”dır, yani Müslüman bir ülke.

Ama tüm caydırıcı girişimlere karşın her yıl alkol tüketimi artan bu memlekette içkiden oluk oluk vergi alan AKP için Türkiye, “Dar-ül Harp”tir. Yani hayatı Müslümanca yaşamayan sürüsüne bereket “dinsiz-imansız”ın bulunduğu bir toprak! Dolayısıyla da onların (şimdilik canı-malı değilse de) içkisinden alınan vergi helâldir!..

***

Sadede gelelim: AKP, 2002’den bu yana süren iktidarında onu en çok ayakta tutan neden olan iktisadi verimi, en çok nefret ettiği kesimden, seküler yaşam biçimini sürdüren insanların tüketim alışkanlıklarından devşirdi. Televizyon dizilerinden alkollü içkilere kadar açılan geniş bir yelpazede bu kesimin üretim ve tüketim performansıdır AKP’yi ekonomik olarak ayakta ve iktidarda tutan…

Bu yüzdendir ki ben bu iktidarı hanidir “dindar-muhafazakâr” olarak değil, “dinbaz-mutaassıp” olarak tanımlamaktan yanayım. “Dinbaz”, yani sıkı bir dindarlık kisvesi altında ekonomiden politikaya her türlü dünyevi imkân ve çıkar için dini araçsallaştırmak… Ve “mutaassıp”, yani bu imkân ve çıkarların dindar kitlelerin gözüne batmasını engelleme yolunda koyu bir tutuculuğu da orta yerde sergilemek.

Sonuçta belki korkuyla, baskıyla, sindirmeyle içkiden siz vazgeçersiniz, ama onlar vazgeçmez, merak etmeyin!..  

Yazarın Son Yazıları

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Devamını Oku
10.09.2018
Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Devamını Oku
05.09.2018
Betona tapanların mabedi yapıldı

Betona tapanların mabedi yapıldı

Devamını Oku
03.09.2018
Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Devamını Oku
20.08.2018
‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

Devamını Oku
15.08.2018
Doların da Allah’ı var!

Doların da Allah’ı var!

Devamını Oku
13.08.2018
‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

Devamını Oku
08.08.2018
Üniversite pazarı

Üniversite pazarı

Devamını Oku
06.08.2018
Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Devamını Oku
01.08.2018
‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

Devamını Oku
30.07.2018
‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

Devamını Oku
25.07.2018
Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Devamını Oku
23.07.2018
Meşihat makamı

Meşihat makamı

Devamını Oku
18.07.2018
‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

Devamını Oku
16.07.2018
Ters köşe (10.07.2018)

‘Cülus töreni’

Devamını Oku
10.07.2018
Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Devamını Oku
08.07.2018
Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Devamını Oku
04.07.2018
Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Devamını Oku
02.07.2018
‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

Devamını Oku
26.06.2018
Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Devamını Oku
25.06.2018
‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

Devamını Oku
25.06.2018
‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

Devamını Oku
11.06.2018
Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Devamını Oku
06.06.2018
Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Devamını Oku
04.06.2018
Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Devamını Oku
30.05.2018
Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Devamını Oku
28.05.2018
İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

Devamını Oku
23.05.2018
‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

Devamını Oku
21.05.2018
Eğlenceli ciddiyet: İnce

Muharrem İnce’nin mevcut iktidar ağzı karşısında en büyük avantajı, yerli ve milli “mizah duyusu”na sahip olması. Sanki Erdoğan, hiç beklemediği bir “lügat”le karşı karşıya kalmış gibi geliyor bana. Öyle hissediyorum.

Devamını Oku
17.05.2018
İnanç borsası nefslere açılırken…

İnanç borsası nefslere açılırken…

Devamını Oku
16.05.2018
‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

Devamını Oku
13.05.2018
‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

Devamını Oku
09.05.2018
Eşeğe kurban olun!

Eşeğe kurban olun!

Devamını Oku
07.05.2018
Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Devamını Oku
02.05.2018
Hitler’i anıyoruz (!)

Hitler’i anıyoruz (!)

Devamını Oku
30.04.2018
Biz tarihin yüzüne bu fotoğrafla bakacağız

Eve dönüş yolunda...

Devamını Oku
25.04.2018
‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

Devamını Oku
23.04.2018
Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Devamını Oku
18.04.2018
ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

Devamını Oku
16.04.2018
Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Devamını Oku
11.04.2018