Veysel Ulusoy

Tarımda da doğruları söylemek gerekiyor

24 Ekim 2021 Pazar

Biraz önce aldığım fiyat bilgisine göre... diye başlayan cümleler, kronik enflasyonun habercisi niteliğindedir genel olarak...

Tabii enflasyon deyince herkesin aklına raflarda değişen fiyatlar geliyor, değil mi? 

Doğal olarak öyle oluyor ama son günlerde tarım girdilerindeki fiyat artışı ya da doğru tabirle hiper enflasyon konuşulması ve analiz edilmesi gereken en önemli sorun olarak karşımızda duruyor. Öyle ki şu günlerde tarlalara düşecek buğday, arpa ve diğer ürün tohumlarının programını toplumca yapmazsak, gelecek seneye neler yaşayabileceğimizi tanımlamak olanaksız hale gelir.

Buyurun biraz ayrıntıya girelim.

Önce Tarım Bakanı Sayın Pakdemirli’nin son günlerde vurguladığı birkaç cümle ile başlayalım isterseniz. Sayın Bakan, geçen günlerde “Fiyat artışları ile ilgili onlarca çalışma yaptık, dünyadaki fiyat artışları ülkemize minimum (en az) yansımıştır. Bunun nedeni ise artırılan üretim, doğru alım politikaları ve doğru dış ticaret politikasıdır” vurgusunu yapmış öncelikle...

Açıkça söylemem gerekirse ben bir şey anlamadım bu cümlelerden. Sadece bu da değil, konuşmasının kalan kısmında da durum aynı. Her yönüyle tarım ve hayvancılıkta ne kadar başarılı olunduğu, bu zamana kadar çiftçimizin yanında olduklarını ve alın terini boşa akıtmadıklarını söylüyor Sayın Bakan...

Diğer yanda ise gerçek çok farklı. 

Bir defa küresel girdi fiyatlarındaki tüm artışlar, Sayın Bakan’ın söylemlerinin belirttiğinin aksine, olduğu gibi ve aynı gün girdi fiyatlarına yansıtılmıştır. Bununla da kalınmamış, küresel fiyatların da üzerinde bir fiyatlama piyasada kendisini göstermiştir. 

Örnek mi?

Kullanılan tohumu şimdilik bir kenara bırakıyorum. Mazotu ve işçi giderlerini bile saymadan, Sayın Bakan’ın vurguladığı fiyat karşılaştırmasının girdi maliyetinin en önemlisi olan gübre fiyatlarını inceleyerek doğru olmadığını basit bir istatistikle gösterelim.

Öncelikle 23 Eylül 2021 tarihine gidelim. Gidelim derken daha bir ay öncesine sadece...

Üre gübresinin fiyatı 515 dolar/ton artı taşıma gideri. Tam bir gün sonra dolar fiyatına yapılan zamla bu 660 dolar/ton artı taşımaya çıkıyor. Durun, daha iyi günler bunlar demeye kalmadan 14 Ekim sabahı 885 dolara çıkıyor. Daha bitmedi... İki gün içinde bir ayda dördüncü zam geliyor ve fiyat 935’e çıkıyor. 

Bunu şimdilik bir kenara not edin lütfen.

Gelelim ikinci gübre çeşidi olan can gübre (AN) fiyatlarına. Ayrıntıya girmeden son hasattan günümüze (15 aylık) zammı yazıyorum: Yüzde 485.

İyi de ne yapalım, küresel fiyatlar o kadar arttı ki bunun çok az kısmını fiyatlara yansıtıp çiftçimizi koruyoruz, alın terini boşa akıtmıyoruz” yaklaşımına gelelim ve dünya gübre fiyatlarına bakalım. 

Küresel piyasalarda üre gübresinin ton fiyatı, sırasıyla 445 dolar, 418 dolar, 746 dolar ve 718 dolardır... Bu fiyatların ülkemizdeki fiyatlardan daha ucuz olduğunu, söylenenin aksine tüm zamların hem de fazlasıyla yansıtıldığı gerçeği ortada durmaktadır.  

Daha o kadar çarpıklık ve yanlış bilgi(lendirme) var ki... Şimdilik onları bir tarafa bırakalım ve artık ortalama 300 dekar toprağın işleme ve ürün yetiştirme maliyetinin başa baş (sıfır gelir) olduğunu vurgulayalım. Diğer bir ifadeyle, artık 300 dekar ve aşağısında tarla işleyen çiftçilerin maliyetlerini bile karşılama olanağı bulamayacağı günleri yaşayacağız. 

Erzurum, Horasan’da 1000 dekar tarlayı maliyetlerdeki artış nedeniyle boş (zorunlu nadasa) bırakacağını belirten genç çiftçimiz belki de bunun en güzel örneğini veriyor bize...

Son söz bakanlık yetkililerine ve Sayın Bakan’a... Tarafınızca kamuoyuna verilen bilgilerin hemen hepsi yanlı ve/veya doğru değil. Bunların büyük kısmı da siyasi söylem kapsamında sarf edilen ve çiftçilerimize inandırıcı gelmeyen cümleler olarak karşımıza çıkıyor. Önerimiz, tarlaya gelmeniz ve yerinde olup bitenleri görmeniz. 

Lüks otel salonlarında tarım sorununun çözülemeyeceğini artık anlamamız gerekmiyor mu?

Son bir soru: Bu arada Tarım ve Orman Bakanlığı sayfasında küresel makarnalık buğday fiyatlarını veren tabloda neden Kanada bilgilerini kaldırdık acaba?

Not: Bu yazının özüne dair tartışmaları ve fiyat/maliyet kapsamında istatistikleri sunan tarım yazarı Sayın Faik Toy’a çok teşekkür ederim.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Döviz krizi 21 Kasım 2021