‘Adalar’da atlı faytonu biz kaldırdık’ iddiasında bulunanlar, tüm Türkiye’de niye kaldırmıyor?
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

‘Adalar’da atlı faytonu biz kaldırdık’ iddiasında bulunanlar, tüm Türkiye’de niye kaldırmıyor?

16.03.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçen hafta, TBMM’de AKP temsilcileri ile hayvan hakları savunucuları arasındaki toplantıda ilginç bir şey oldu. Söz aldığımda konuyu atlı faytonlara getirdim ve yasa teklifi ile bu zulmün tüm ülkede sona erdirilmesi gerektiğini söyledim. 

Nedenini anlatırken Adalar’daki atlı faytonların kaldırılmasını örnek gösterdim. “Yıllar boyunca çok sayıda aktivist mücadele etti, yönetim değişti, ruam hastalığı çıktı ve karar alınarak kaldırıldı” şeklinde süreci özetleyen bir cümle kurdum ve şunu ekledim:

“Siz bu yeni yasayla tüm Türkiye’de atlı faytonları kaldırmazsanız, biz benzer şekilde tek tek belediyelerle yıllarca mücadele etmek zorunda kalacağız ve bu arada atlar eziyet çekmeye, ölmeye devam edecek.”

Bunun üzerine AKP İstanbul Milletvekili Serap Yahşi Yaşar, “Hayır, Adalar’da atlı faytonu biz kaldırdık, kalsın diyenler vardı!” diyerek itiraz etti ve diğer milletvekilleri de söze karışınca aynı anda konuşan birçok kişinin arasında sesimi duyurmaya çalışarak “Ben sadece süreci özetledim, sonuçta öyle olmadı mı?” dedim. 

“Biz kaldırdık!” itirazları sürünce, “Ben burada o, şu, bu, isim peşinde değilim. Olanları biliyorum ama madem biz kaldırdık diye yapılanı sahipleniyorsunuz, samimiyseniz yeni yasada bütün atlı faytonları kaldırın!” dedim. Ona yanıt gelmedi...

***

Ama toplantıya verilen arada yanıma Serap Yahşi Yaşar geldi. “CHP’ye iltimas geçemezsiniz, komisyon tutanaklarını okuyun, Gülizar Biçer Karaca kalsın derken biz kalksın dedik. Biz kaldırdık atlı faytonu” dedi. 

“Ben konuşurken hiçbir parti ya da kişi adı vermedim, şimdi siz yapıyorsunuz bunu. Tüm süreci çok yakından biliyorum. Bir ara Adalar’da sembolik oranda atlı fayton kalsın önerisi vardı. Her partiden farklı düşünenler olmuştur. Beni parti ilgilendirmez” diyerek yanıt verdim. “Olur mu beni çok ilgilendirir, ben siyasetçiyim” dedi. 

Bu yazıyı yazmadan önce Gülizar Biçer Karaca’yı aradım. Hayvan Haklarını Araştırma Komisyonu olarak Adalar’da inceleme yaptıktan sonra, raporda atlı faytonların ulaşım aracı olmaması gerektiği, ancak sınırlı sayıda faytonun bulundurulabileceği şeklinde görüş yazıldığını söyledi. Kendisinin de komisyon üyesi diğer üyelerin de aynı raporda imzasının olduğunu belirtip “Bunun dışında bir önerim olsa çekince koyardım” dedi.

Ekim 2019 tarihli raporu, o dönemde kendi içinde çelişen bu öneri nedeniyle de eleştirmiştim. Öneri aynen şöyleydi:

“Bu çerçevede Komisyonumuz, faytonların tüm yurtta bütünüyle kaldırılmasının uygun olacağı değerlendirmesini yapmıştır. Ancak faytonların yüzyıllardır kullanıldığı, tarihi ve kültürel miras değeri taşıdığı bazı noktalarda, belirlenecek standartlar dahilinde, atlı fayton çalıştırılmasına izin verilebileceği değerlendirilmektedir.”

Komisyonun tutanaklarını da okudum. Partiler adına konuşanlar, Adalar’da atlı faytonların sayısının azaltılması ama koşullarının iyileştirilerek belli bir oranda kalması yönünde görüş birliğine varmış.

***

Rapor açıklandıktan sonra, ruam yüzünden atlar katledilince İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı İmamoğlu ile yaptığımız görüşmede de “Atlı faytonları yüzde 95 oranında kaldıracaklarını, kendisine sembolik bir oranda faytonun kalması yönünde bir talep iletildiğini ama henüz karar vermediklerini” söylemişti. Görüşmemizden birkaç gün sonra, “Vicdanen ben de faytonun kalmasını istemiyorum” diye açıklama yaptı, UKOME’den atlı faytonu kaldırma kararı çıktı ve kaldırıldı.

Bu durumda Serap Yahşi Yaşar, UKOME’de ya da İBB yönetiminde olmadığına göre, komisyon raporunda imzası bulunduğuna göre nasıl “Adalar’da atlı faytonu biz kaldırdık” diyor?

Hayvan hakları, partiler üstü bir konudur; benim hiçbir partiyle ilgim yok. Partizanlık yaparak hayvan özgürlüğü mücadelesi veremezsiniz. Ben, kim hayvan sömürüsüne, esaretine son verirse onu söylerim.

Şimdi de geçen hafta TBMM’de söylediğimi burada yineliyorum ve diyorum ki: 

Adalar’da atlı fayton kalsın diyenlere karşın, o zulmü kaldıranın iktidar partisi olduğunu iddia ediyorsanız, o zaman tüm Türkiye’de de kaldırın, biz de bunu takdir edelim!

Hem iktidar partisi bunu yaparsa, Adalar’daki atlara rehabilite alanı olması için arazi vermeyen Tarım Bakanlığı, bu kez arazi sağlayabilir. Bu olursa, Adalar, İzmir ve Antalya’daki uygulamaların aksine, o atlar bir sömürüden kurtulup diğer bir sömürüde kullanılmak üzere başka kurumlara da verilmez!

Alın bu kararı, bekliyoruz.

Yazarın Son Yazıları

Mutlak butlan kumpası!

19 Mart’ta İBB operasyonlarıyla başlayan sürecin asıl amacının ne olduğu ortaya çıktı!

Devamını Oku
22.05.2026
Öcalan’a siyaset yolu açılırken...

Münfesih ne demek?

Devamını Oku
20.05.2026
107 yıl önce yanan tam bağımsızlık ateşi!

Günlerden 14 Mayıs 1919...

Devamını Oku
17.05.2026
Bir avuç kömür için bir ömür verenlere!

Geçen hafta emeğin başkenti Zonguldak’a ilk kez yolum düştü.

Devamını Oku
15.05.2026
İlkesiz siyaset 6

Bu başlık altında yazdığım seri yazılarım için Türkiye’de sınırsız kaynak var.

Devamını Oku
13.05.2026
Ötanazi adıyla sistematik hayvan katliamı!

İktidarın sahipsiz hayvanların toplanması konusunda belediyeler üzerinde kurduğu baskı yüzünden mesele giderek büyüyor.

Devamını Oku
10.05.2026
Milliyetçi Hareket ile Apocu Hareket işbaşında!

Geçen pazar günkü yazımda “Önce terör örgütü PKK silah mı bırakacak, yoksa Öcalan’ın istediği yasalar mı çıkarılacak?” diye sormuştum.

Devamını Oku
08.05.2026
Üç Fidan’ın anısıyla Tam Bağımsız Türkiye Yürüyüşü!

En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de Devrim..

Devamını Oku
06.05.2026
Önce silah mı bırakılacak, yasa mı çıkarılacak?

23 Nisan’da TBMM’deki resepsiyonda bir muhabir ve Erdoğan arasında geçen konuşma: “Sayın Cumhurbaşkanım bugün size ‘Süleyman’ın mührü’ çağrısı yapıldı.

Devamını Oku
03.05.2026
Bu düzen değişecek!

Doruk Madencilik’te çalışan işçilerin haklarını almak için yılmadan direnişi, örgütlü mücadelenin ne kadar etkili olabileceğini gösterdi ama bununla da kalmadı; gerçek sendikalar ile sarı sendikaları bir kez daha ifşa etti.

Devamını Oku
01.05.2026
Patron bu kadar mı büyük devletten?!

Bu köşe, hakkı yenenin sesini duyurmak için var.

Devamını Oku
29.04.2026
Emeğin hakkı için 1 Mayıs’ta meydanlara!

Türkiye’de yaşayan herkesin 1 Mayıs ile ilgili iyi ve kötü anıları var.

Devamını Oku
26.04.2026
Vize soygunu!

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vize sorunu yine gündemde.

Devamını Oku
24.04.2026
Ölüm korkusu yaşayanlara ekmek korkusu yaşatmak!

Bir distopya değil gerçeğin ta kendisi...

Devamını Oku
22.04.2026
Emperyalizmin monarşi hayranlığı ve 23 Nisan!

Bir tür “müstemleke valisi” gibi ortalıkta dolaşan Amerika’nın Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, zırvalamaya bu kez Antalya’da devam etti ve Ortadoğu’yu kastederek “Bunu söyleyerek yine eleştirileceğim çünkü antidemokratik ama bölgeyi incelerseniz, işe yarayan tek şeyin, güçlü liderlik rejimleri olduğunu fark edebilirsiniz. Ya merhametli monarşiler ya da meşruti monarşi türü yapılar... Bunun dışındaki her şey, demokrasi kisvesini giyen ülkeler başarısız olmuştur” dedi.

Devamını Oku
19.04.2026
Baş sorumlular, suçluları kutsayanlardır!

Kahramanmaraş’taki bir ortaokulda 14 yaşındaki bir öğrencinin silahlı saldırısında, bir öğretmen ve on öğrenci hayatını kaybetti, yirmi öğrenci yaralandı.

Devamını Oku
17.04.2026
Öcalan, Bahçeli’yi çok özel bir yere koymuş!

“Benim bildiğim tek şey var, silahlı mücadele devri kapandı, PKK bitti.”

Devamını Oku
15.04.2026
Önce Cumhuriyet!

Elimde değerli bir kitap var.

Devamını Oku
12.04.2026
İnsan-köpek dostluğuna dair en eski kanıtlar Türkiye’den...

Yazımın son kısmında yer verdiğim araştırma ve günümüzde yaşananlar trajik bir karşıtlık içeriyor.

Devamını Oku
10.04.2026
Müze (!)

Kavramlar o kadar altüst edildi ki bir terörist başından “barış elçisi” gibi söz ediliyor, gerçekte bir karşıdevrim tarikatı olan AKP’nin demokratik seçim yoluyla iktidarı bırakacağı umuluyor.

Devamını Oku
08.04.2026
MHP ile DEM’in uyumu!

CHP’nin ara seçim çağrısından sonra arka arkaya iki yanıt...

Devamını Oku
05.04.2026
Köylünün alın terinin üzerinde tepinmek!

Akbelen Ormanları’nın hızla kamulaştırılıp siyanürlü maden faaliyetleriyle yok edilmesine karşı çıkan köylüler, yalnızca anayasal haklarını kullandıkları için hedef alındı, tartaklandı, şiddet gördü ve sonunda İkizköy’de muhtar Nejla Işık’ın kızı Esra Işık tutuklandı!

Devamını Oku
03.04.2026
NATO’ya karşı çıkmak yurtseverliğin gereğidir!

Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları birinci ayını doldururken NATO’nun sosyal medya hesabından Anıtkabir fotoğrafıyla bir paylaşım yapıldı.

Devamını Oku
01.04.2026
Akla, ahlaka ve insan onuruna aykırı sendikacılık

İktidara yakın HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, hayalini açıklamış...

Devamını Oku
29.03.2026
Taht için halkını feda etmek!

Geçen hafta Berlin’in ünlü meydanlarından Alexanderplatz’da bir grubun eylem yaptığını görünce ne olduğunu anlamak için yanlarına gittim.

Devamını Oku
27.03.2026
Gazetecilik ve derin çürüme

Gerçekleri yazdıkları için tutuklanan gazeteciler arasına son olarak Alican Uludağ ve İsmail Arı’nın da katılması, Türkiye’de düşünceyi ifade etme özgürlüğü ile halkın haber alma hakkının rafa kaldırıldığının yeni bir kanıtı oldu.

Devamını Oku
25.03.2026
Tenceredeki can

Bugün hakkında yazmak istediğim olay günlerdir medyada yer alıyor.

Devamını Oku
18.03.2026
Kiminle yan yana duruyorsunuz?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 12 Mart Perşembe günü TBMM’deki odasına giderek Bülent Arınç’ı ziyaret etti ve baş başa yetmiş beş dakika görüştü.

Devamını Oku
15.03.2026
Laiklik karşıtı eylemlerin odağı!

“Bugün Türk devleti denilince akla ilk neyin geldiği belli değil midir?

Devamını Oku
13.03.2026
Pentagon’un ‘Kutsal Savaşı’

Trump, ikinci kez ABD Başkanı seçildikten üç gün sonra bu köşede “Amerikan Mantıksızlık Çağı’nın zafer çanları çalıyor” uyarısında bulunmuştum.

Devamını Oku
11.03.2026
Fatma Nur Çelik’ler, kadınlar ve Türkiye

Aynı ismi taşıyan iki kadın, aynı gün, aynı kentte can verdi.

Devamını Oku
08.03.2026
Emperyalist kuşatma!

ABD ve İsrail öncülüğünde uluslararası hukuk hiçe sayılarak İran’a düzenlenen saldırıyla birlikte, emperyalizmin tüm bölge için çok büyük bir yıkım ve tehdit oluşturduğu bir kez daha görüldü.

Devamını Oku
04.03.2026
İkinci Cumhuriyet'e doğru çakılırken!

Terörist başı Öcalan, 27 Şubat’taki ilk çağrısının yıldönümünde yeni bir açıklama yaparak 1923’te kurulan Cumhuriyetin temeline indirilecek en büyük darbeyi duyurdu.

Devamını Oku
01.03.2026
İmralı’nın statü açığı!

“Ney?”

Devamını Oku
27.02.2026
Kitlesel çocuk istismarı!

Burası bir devlet okulunun ana sınıfı...

Devamını Oku
25.02.2026
Doğa ve hayvan hakları savunucularına acil çağrı!

AKP Artvin Milletvekili Faruk Çelik, bunca sorun arasında yememiş içmemiş, atmaca avındaki bir zulmü önleyen yasal düzenlemeyi değiştirmek için bir yasa teklifinin peşine düşmüş!

Devamını Oku
22.02.2026
Medreseleşmeye karşı sesler yükselmek zorunda!

Milli Eğitim Bakanlığı, Yusuf Tekin imzasıyla tüm illere gönderilen “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısıyla bir ramazan programı başlattı.

Devamını Oku
20.02.2026
Emperyalizmin aparatı, taktik için ‘sosyalist’!

Eski HDP’li vekil Sebahat Tuncel, T24’ten Cansu Çamlıbel’e açıklamalar yaparken “Kürtlerin emperyalistlerle ittifakı taktiktir” demiş.

Devamını Oku
18.02.2026
‘Şahsım Devleti’nde Yeni Osmanlıcı ‘şehzade’!

Yılmaz Özdil’in Sözcü TV’de AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ve torunları adına konuşurken kullandığı ifadeler, tahmin edilebileceği gibi büyük bir tartışma başlattı.

Devamını Oku
15.02.2026
Namus ve şeref üzerine ant içmek!

“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyet ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma, toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”

Devamını Oku
13.02.2026