Gerçekler
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Gerçekler

31.05.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

28 Mayıs’ta eşit koşullarda seçim yapılmadığı, devlet olanaklarının Erdoğan lehine sömürüldüğü, kampanya boyunca iktidarın Kılıçdaroğlu’na iftiralarla saldırdığı, vatandaşlık verilen sığınmacılara oy kullandırıldığı, seçimde türlü usulsüzlüklerin uygulandığı doğrudur.

Ancak bunlar, AKP iktidarında aşırı derecede yoksullaşan, yolsuzluk, ve gericilik altında ezilen, depremden sonra yüz binlerce insanını kaybeden bir halkın, bunların doğrudan sorumlusu olan bir adayı, neden hâlâ bu kadar yüksek oranda desteklediğini açıklamaz.

Erdoğan’a desteğin nedeni, 17 Mayıs’ta bu köşede yazdığım gibi, 21 yılda oluşturulan “Karşıdevrim Tarikatı”dır. Ne var ki muhalefet partileri, onların çevresinde köşeleri tutmuş olan kadrolar, medyadaki birçok partili yorumcu ve muhalefetten nemalanan araştırma şirketleri, aç ve işsiz olsa da “Ölümüne reis!” diyen kitlenin çözümlemesini yapamamış ya da yapmamıştır. Ekonomik kriz ve deprem sonrası yıkımın iktidarı yerinden etmeye yeteceğine halkı inandırmışlar ve bu yüzden yaşanan hayal kırıklığı büyük olmuştur.

Aynı kişiler, şimdi “Senden razıyım” diyerek Kılıçdaroğlu ile ekibinin görevinde kalması için kampanya yürütüyor. İyi bir insan olabilir, seçim kampanyasındaki kapsayıcı tavrıyla takdir kazanmış olabilir ama gelinen noktada Kılıçdaroğlu’nun yanlışlarını kabul edip bunun gereğini yapması gerekir.

CHP, ÖZÜNÜ TERK EDİP KARŞIDEVRİMİN YOLUNU AÇTI

Dün Mustafa Balbay, “Bugünkü iktidarın ekonomiden hukuka yarattığı bir dizi sorun karşısında Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde oluşan seçeneği gazetenin tüm yazarları gibi biz de çıkış yolu olarak gördük” demiş. Ben görmedim ve Millet İttifakı’nı en başından beri yazılarımda eleştirdim; 14 Mayıs’tan önce Erdoğan gitsin diye oy kullanmalı dedim.

Bu nedenle bazı statükocuların hakaretlerine maruz kaldıysam da gerçekleri yazmaktan vazgeçmedim. Yine öyle yapacağım ve Kılıçdaroğlu’nun yanlışlarını hatırlatacağım:

Öncelikle CHP’yi kendi ilkelerine ters politikaları savunan bir partiye dönüştürdü, “helalleşme” söylemiyle kurucu lider Atatürk’ün partisini laikliği ağzına almaz haline getirdi.

Çevresindeki liberal, etnikçi kadrolarla ideolojik mücadeleyi terk eden bir seçim kampanyası yürüttü. Altılı masaya AKP eskilerini de alıp sağa karşı yeni bir sağcı seçenek yarattı. Atatürkçüleri partisinden uzaklaştırırken “Kemalizm ırkçıdır” diyenleri birinci sıradan aday yaptı; siyasal İslamcıları CHP listelerinden aday gösterip TBMM’de 2. Cumhuriyetçi bir tasarım yapılmasına yol açtı.

Nurcuların cemaat yurdunda kalan Enes Kara baskı yüzünden intihar ettiğinde herkes tüm gün ondan bir tepki beklerken sessiz kaldı. Gece sosyal medyada, “Etik nedenlerden dolayı paylaşım yapmayacağım” diyerek sustu.

Tarikatları ve cemaatleri dağıtacağız demedi çünkü ittifak ortakları arasında da onların temsilcileri vardı. CHP milletvekili, televizyon kanallarında “Tekke ve zaviyeleri kapatan devrim yasası kadük oldu” dediğinde sustu.

KILIÇDAROĞLU İÇİN GERİYE ÇEKİLME VAKTİ

Yargıtay’da dualı açılışa katıldı, Ankara Adliyesi’nde Kuran kursu açıldığında sustu, salgın bahane edilerek alkol satışı yasaklandığında sustu. En önemlisi de Erdoğan anayasaya aykırı şekilde üçüncü kez aday olduğunda, “mağduriyet yaratmamak” gerekçesiyle sustu!

Medrese sistemini hortlatan Diyanet Akademisi Yasası, TBMM’de CHP’lilerin evet oyu ile yasalaştı.

Kamu kurumlarını tarikatlar ve cemaatler sararken, okullar imam hatip okullarına dönüştürülüp türban ilkokula kadar inerken “Laiklik tehlikede değil” dedi; “Türbana özgürlük” diyerek anayasaya aykırı teklif verdi.

Erdoğan, “ümmet” söylemi ile kendi yandaşlarını bir tarikata dönüştürürken, camide “fetih çağrısı” yaparak karşıdevrimin ayak seslerini yükseltirken o, kalp işaretleriyle bunu yeneceğini sandı.

CHP, devrim yapan parti olmaktan, CHP olmaktan vazgeçti; Kılıçdaroğlu ve ekibi partiyi ortanın sağına çekti. Atatürk’ün, partisi ve Türkiye için belirlediği ilkelerden uzaklaştı; tam bağımsızlık ve kamuculuğun yerini, NATO’culuk ve neoliberal politikalar aldı.

Bunların bir bedeli olacak elbette. Vakit, Kılıçdaroğlu için geriye çekilme vaktidir.

Yazarın Son Yazıları

Pentagon’un ‘Kutsal Savaşı’

Trump, ikinci kez ABD Başkanı seçildikten üç gün sonra bu köşede “Amerikan Mantıksızlık Çağı’nın zafer çanları çalıyor” uyarısında bulunmuştum.

Devamını Oku
11.03.2026
Fatma Nur Çelik’ler, kadınlar ve Türkiye

Aynı ismi taşıyan iki kadın, aynı gün, aynı kentte can verdi.

Devamını Oku
08.03.2026
Emperyalist kuşatma!

ABD ve İsrail öncülüğünde uluslararası hukuk hiçe sayılarak İran’a düzenlenen saldırıyla birlikte, emperyalizmin tüm bölge için çok büyük bir yıkım ve tehdit oluşturduğu bir kez daha görüldü.

Devamını Oku
04.03.2026
İkinci Cumhuriyet'e doğru çakılırken!

Terörist başı Öcalan, 27 Şubat’taki ilk çağrısının yıldönümünde yeni bir açıklama yaparak 1923’te kurulan Cumhuriyetin temeline indirilecek en büyük darbeyi duyurdu.

Devamını Oku
01.03.2026
İmralı’nın statü açığı!

“Ney?”

Devamını Oku
27.02.2026
Kitlesel çocuk istismarı!

Burası bir devlet okulunun ana sınıfı...

Devamını Oku
25.02.2026
Doğa ve hayvan hakları savunucularına acil çağrı!

AKP Artvin Milletvekili Faruk Çelik, bunca sorun arasında yememiş içmemiş, atmaca avındaki bir zulmü önleyen yasal düzenlemeyi değiştirmek için bir yasa teklifinin peşine düşmüş!

Devamını Oku
22.02.2026
Medreseleşmeye karşı sesler yükselmek zorunda!

Milli Eğitim Bakanlığı, Yusuf Tekin imzasıyla tüm illere gönderilen “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısıyla bir ramazan programı başlattı.

Devamını Oku
20.02.2026
Emperyalizmin aparatı, taktik için ‘sosyalist’!

Eski HDP’li vekil Sebahat Tuncel, T24’ten Cansu Çamlıbel’e açıklamalar yaparken “Kürtlerin emperyalistlerle ittifakı taktiktir” demiş.

Devamını Oku
18.02.2026
‘Şahsım Devleti’nde Yeni Osmanlıcı ‘şehzade’!

Yılmaz Özdil’in Sözcü TV’de AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ve torunları adına konuşurken kullandığı ifadeler, tahmin edilebileceği gibi büyük bir tartışma başlattı.

Devamını Oku
15.02.2026
Namus ve şeref üzerine ant içmek!

“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyet ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma, toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”

Devamını Oku
13.02.2026
İlkesiz siyaset 5

Dün sokakta yürürken yanıma CHP’li olduğunu belirten bir kadın geldi.

Devamını Oku
11.02.2026
Chomsky’nin gerçek yüzüyle hayal kırıklığı yaşayanlar!

ABD Adalet Bakanlığı’nın Epstein dosyalarını yayımlamasıyla milyonlarca belge göz önüne serildi.

Devamını Oku
08.02.2026
‘100 yıllık anomali’!

DEM Partili Pervin Buldan’ın 2022’de Türkiye Cumhuriyeti’ni “yüz yıllık bir yıkım süreci” olarak nitelediğini ve sonrasında TBMM başkanvekili olarak seçildiğini biliyoruz.

Devamını Oku
06.02.2026
Yazıyor, yazıyor; TKP’nin meydan okuduğunu yazıyor!

Yazımın başlığındaki ifade, Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) geçen pazar günü Ankara’da düzenlediği toplantı boyunca kullanılan “gazeteci çocuk” sembolüne bir atıf.

Devamını Oku
04.02.2026
İmralı’da konuşulan ‘darbe’!

AKP, MHP VE DEM’li üç milletvekilinin 24 Kasım 2025’te İmralı’da terörist başı Abdullah Öcalan ile yaptıkları görüşmenin kamuoyuna açıklanan 16 sayfalık özet tutanağı, orada “darbeden” söz edildiğini ortaya koydu!

Devamını Oku
01.02.2026
Sesi çok yüksek çıkan ulusalcı azınlık (!)

Sırasıyla yazalım. O basın toplantısında ne oldu? “Ulusalcı bir azınlık” denen, CHP’nin tabanında yer alan Atatürkçüler herhalde ama onlar hiç de azınlık değiller.

Devamını Oku
30.01.2026
İyi izlemeler, iyi uykular!

Çetelerin cirit attığı, uyuşturucu sarmalının her yeri sardığı, sokaklarda çocukların birbirini öldürdüğü, her çeşit dolandırıcılığın tavan yaptığı, aile içi şiddetin her gün can aldığı, kimsenin yaşam güvencesinin kalmadığı, hukukun yerle bir edildiği bir ülkedir artık Türkiye.

Devamını Oku
28.01.2026
Kalpaksız Kuvayı Milliyeciye saygıyla!

Uğur Mumcu, gazetecilik mesleğinde ve siyasi tarihimizde öyle kalıcı bir iz bıraktı ki Cumhuriyet gazetesinde “Gözlem” adlı köşesindeki yazıları, kitapları ve konuşmaları, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, Türkiye’yi ve dünyayı anlamak için karanlıkta bir fener gibi!

Devamını Oku
25.01.2026
Suriye’de yaşananlar ve maskesi düşenler

Amerika’nın Suriye’de PKK bağlantılı SDG’yi kullanıp atmasından sonra isyan edenler ve öfke patlaması yaşayanlar var.

Devamını Oku
23.01.2026
Alevlendirilen şeriat ve İslam tartışması

Alevlendirilen şeriat ve İslam tartışması

Devamını Oku
21.01.2026
YÖK’ün genelgesi, laik ve bilimsel üniversiteye darbedir!

İçeride açılım ve ünlülere uyuşturucu soruşturmaları, dışarıda Trump’ın emperyalist planları ve Suriye’de Şam ordusu ile SDG’nin çatışması derken bu hafta gündemde öne çıkarılmayan ama hayatımızı derinden etkileyecek bir gelişme daha oldu.

Devamını Oku
18.01.2026
‘Bir Numara Sendromu’ ve emperyalizm

Trump ikinci kez ABD başkanı seçildiğinde, Amerikalı yazar Susan Jacoby’nin kitabına (The Age of American Unreason) atıfla, George W. Bush iktidarına benzer bir dönemin başladığını ve Trump’la birlikte Mantıksızlık Çağı’nın zafer çanlarının yeniden çaldığını yazmıştım.

Devamını Oku
16.01.2026
İsmet Özel, Samuel Huntington, açılım...

Ekrem İmamoğlu, T24 portalından Cansu Çamlıbel’in sorularını yanıtlamış.

Devamını Oku
14.01.2026
Taktikler, yalanlar ve gerçekler!

Başından beri uyardığımız oldu.

Devamını Oku
11.01.2026
Kaygan zeminde kaypaklar

CHP listelerinden milletvekili seçilen üç milletvekilinin AKP’ye geçmesi, artık bir seriye dönüşen İLKESİZ SİYASET yazılarımın dördüncüsünü yazmamı gerektirdi.

Devamını Oku
09.01.2026
‘Demokrasi’ yalanıyla bir darbe daha!

Dünya siyasi tarihi “demokrasi” yalanıyla yapılan darbelerle dolu.

Devamını Oku
07.01.2026
Esir kampları kapatılsın!

Tahmin ederim; başlığı görünce çoğu kişinin aklına insanların tutsak edilmesi gelmiştir.

Devamını Oku
04.01.2026
Gazetecilikte 30. yılımda bir değerlendirme

Okurlarım bilir, köşe yazılarımda özel yaşantımdan söz etmem.

Devamını Oku
02.01.2026
TBMM’de yaptırılamayan, halk kışkırtılarak mı yapılacak?

2025’in son yazısı daha farklı olsun isterdim ama bir gazetecinin halka sorumlu olduğu gerçeğini hiç unutmadığım için, ülkemizin içinde bulunduğu koşullarda yine endişe duyduğum bir konuda yazıyorum.

Devamını Oku
31.12.2025
‘Demokratik’ bir cihat!

1970’lerin sonunda “Marksist-Leninist” bir örgüt iddiasıyla PKK terör örgütünü kuran terörist başı Öcalan, son dönemde tam bir açılım içinde!

Devamını Oku
28.12.2025
İşçi sınıfı için idam fermanı çıkardılar!

Asgari ücret tespit komisyonundan işçi sınıfı için İDAM FERMANI çıktı!

Devamını Oku
26.12.2025
Uyuşturucu operasyonları ve çürümüşlük!

Günlerdir sosyal medyada ve geleneksel medyada birtakım tanınmış kişilerin yazışmaları ve görüntüleri paylaşılıyor, hatta “gazeteci” denen bazı kişiler, bunları köşelerine taşıyor.

Devamını Oku
24.12.2025
Halktan gizlenen açılım gerçekleri!

“Açılım süreci” adı altında kapalı kapılar ardında dönen pazarlıkları yaklaşık bir buçuk yıldır bu köşede yazıyorum.

Devamını Oku
21.12.2025
Kararsızları kim kazanacak?

Çarşamba günü medyaya yansıyan bir haber vardı.

Devamını Oku
19.12.2025
Özgür Özel’in yanıtlaması gereken sorular

Özgür Özel, 12 Aralık’ta İlke TV’de bazı sorular sorulmasını gerektiren değerlendirmelerde bulundu.

Devamını Oku
17.12.2025
Kadınların önüne duvar örenler!

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, gerici açıklamalarına bir yenisini daha ekledi.

Devamını Oku
14.12.2025
Açık ve gizli süren ilişkiler!

Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesud Barzani’nin 29 Kasım’da bir sempozyuma katılma bahanesiyle uzun namlulu silahlı korumalarıyla Cizre’ye gelmesi, aklıma Uğur Mumcu’nun 7 Ocak 1993 tarihli gazetemizdeki yazısını getirdi.

Devamını Oku
12.12.2025
‘Yerel demokrasi’ diyorlar, siz özerklik anlayın!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Cumhuriyet ilan edilmiş ama eksik bırakılmıştır” diyerek yine Cumhuriyeti hedefe koydu, anayasa değişikliği isteyerek yine 1921 Anayasası’nı övdü ve Bahçeli tarafından alkışlandı.

Devamını Oku
10.12.2025
Gizliyorsunuz çünkü hedef çok büyük!

Öcalan açılımı için kurulan TBMM komisyonunda basına kapalı oturumlar yapılmasından sonra, AKP milletvekili Hüseyin Yayman Öcalan’ın ayağına İmralı’ya giden heyette yer aldığını halktan gizlemeye çalıştı.

Devamını Oku
07.12.2025