Cemaat’ten Yana Değil, AKP’ye Karşı

Cemaat’ten Yana Değil, AKP’ye Karşı

14.12.2014 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Konuşacaksak yalnız geçmişin değil, bugünün gerçeklerini de dikkate alarak konuşmalıyız. Ama unutkanlığın rehavetine kapılarak değerlendirme yapmak da doğru olmaz. Şöyle bir hatırlayalım öyleyse: Yakın geçmişimizde iktidarda kalıcılaşmaya çalışan AKP ile Cemaat’in yıkıcı işbirliği “askeri vesayeti sona erdiriyoruz” sloganı eşliğinde Silivri zindanını askerlerle, aydınlarla, bilim adamlarıyla, gazetecilerle doldurdu. Bu operasyonla gerçekten de ordunun AKP karşısındaki tutumu değiştirilmiş, etkin bir baskı rejiminin kurulması yönünde adımlar atılmış, medya büyük ölçüde baskılanmış, iktidar devlet içindeki etkinliğini pekiştirmiştir.

***

Bu operasyonlarda Cemaat-AKP işbirliğinin inkâr edilebilecek bir yanı yoktur. Herkes biliyor ki, Cemaat’in polis ve adliyedeki gücü, yandaşları eliyle operasyonlar gerçekleştirilebilmiştir. Bu alaca karanlık döneminde Cemaat medyasının çabaları da herhalde unutulmamalıdır. Yine biliyoruz ki, Cemaat’in devlet; bürokrasi, yargı ve polis içindeki, ortağına, MİT müsteşarı üzerinden Başbakan’a da yönelebileceği anlaşılan gücü AKP’yi fena halde korkutmuştu. AKP’nin yanıtı da sert oldu.

***

Cemaat’in gücünü kırmak için özel yetkili mah-kemeler ve kadro kaynağı dershaneler kapatıldı. Ergenekon tutuklularının hükümlülerinin salıverilmesi ile sonuçlanan gelişmelerin Cemaat medyasında hiç hoş karşılanmadığını da hatırlıyoruz. Bu arada Cemaat’in özel çabalarla gözaltına aldırdığı ve tutuklattırdığı gazeteci arkadaşlarımızın başına gelenlerin de durumunu hem iyi kavramak, hem de bugünü iyi anlamak açısından önemi vardır. Cemaat medyasının bu konudaki yoğun ve etkin ilgisini unutmak da olmaz.

***

AKP’nin Cemaat’e karşı sertleşen tutumunun olumlu sonucu Silivri’de tutuklu hükümlü olanların serbest kalması ve özel yetkili mahkemelerin kapatılması oldu. Ama bu durumun geçici, konjonktürel olduğu da hızla gündeme alınan tasarılardan, hızla onaylanan yasalardan anlaşılıyor. AKP, şimdi kendi-sine karşı olanları, tüm muhalif güçleri tek bir kapta toplamak için yoğun bir çaba içindedir. Bu konuda mantık aramak, tutarlı olmak gibi bir kaygısı da yoktur. Telaşının haklı da bir nedeni var; Cemaat’in hâlâ tüketilememiş gücüyle ortaya çıkardığı, inkârı mümkün olmayan üst düzey yolsuzluklar, bu yolsuzluklar konusunda Gezi dahil tüm muhalefetin henüz yığınsal bir eyleme dönüşmemiş söylemi kuşkusuz AKP’yi korkutuyor.

***

Şimdi Cemaat yandaşı gazetecilere yönelen saldırının ya da daha yoğun saldırı hazırlığının Cemaat medyasında demokratik haklar konusunda bir “uyanışa” yol açtığı söylenebilir. Çünkü hemen tüm sözcüleri basın özgürlüğünden söz ediyor, adliye önünde gerçekten de gözler yaşartan nutuklar söylüyorlar. Geçmişte Cemaat-AKP işbirliğinden çok çekmiş olan çevreler, gazeteciler, bu durumda nasıl bir tutum takınacak, “eden bulur, oh olsun” mu diyecekler?

***

Öyle olacağını sanmıyorum. Kuşkusuz hafızalarımız uykuya yatmamalıdır. Karşı karşıya kaldıkları saldırı Cemaat yandaşlarını ya da bilemem üyelerini demokrat yapmaya yetmez, sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Bu konuda bir kanıt oluşturmaz. Ama ölçüt de zaten Cemaat’in “demokratlaşması” olmamalıdır. Bugün Türkiye’nin gerçeği AKP’nin kalıcı bir baskı rejimi kurmak için attığı adımlardır. Baskı rejimine karşı çıkarken gazetecilere yönelen baskı konusunda ayrım yapılamaz. Hiçbir gazeteci geçmişteki tutumune olursa olsun yalnız bırakılamaz.

***

Ama bir konuyu da es geçmemek gerekir doğru-sunu isterseniz. AKP saldırısı kaba bir baskı rejimi kurma hevesinden ibaret değildir. Onun ideolojik bir zemini var; bu zeminde Cemaat ile aralarında derin bir ayrılık yoktur. İdeolojik ortaklıklar arada bir bozulan stratejik ve taktik ortaklıkların çok kolayca yeniden kurulmasının yolunun hep açık olduğunu gösterir bize. Cemaat-AKP çatışması karşı cephede bir çatlaktan öte anlam taşımamaktadır. Cemaat’in sabıkalı yandaşlarını, gazetecileri bugün savunmak kuşkusuz gazetecilik etiğinin gereğidir ama onlara güvenmek... O ayrı, apayrı bir konudur ve o babda sabıka kayıtlarını unutmamak gerekecektir.
 

Yazarın Son Yazıları

Sondan Bir Önceki

Sondan Bir Önceki

Devamını Oku
07.09.2018
İdeolojinin Ekonomiyle Dansı

İdeolojinin Ekonomiyle Dansı

Devamını Oku
05.09.2018
Gazetelere Döviz Darbesi

Gazetelere Döviz Darbesi

Devamını Oku
03.09.2018
Dişleri Sökülmüş Eleştiri

Dişleri Sökülmüş Eleştiri

Devamını Oku
02.09.2018
Hava Tükenmeden

Hava Tükenmeden

Devamını Oku
31.08.2018
Burjuvazi Mon Amour!

Burjuvazi Mon Amour!

Devamını Oku
29.08.2018
Haftanın Dökümü

Haftanın Dökümü

Devamını Oku
27.08.2018
Hep Biz mi Ödeyeceğiz?

Hep Biz mi Ödeyeceğiz?

Devamını Oku
26.08.2018
Unutma Yarın Cumartesi

Unutma Yarın Cumartesi

Devamını Oku
24.08.2018
Geleceği Kurtarmak (22.08.2018)

Geleceği Kurtarmak

Devamını Oku
22.08.2018
Büyük Sorunumuz: İşsizlik

Büyük Sorunumuz: İşsizlik

Devamını Oku
20.08.2018
Umutsuzluğun Düşmanı Samir Amin

Umutsuzluğun Düşmanı Samir Amin

Devamını Oku
19.08.2018
Gazetecilik ölüyor mu?

Gazetecilik ölüyor mu?

Devamını Oku
17.08.2018
Kim Kriz İster?

Kim Kriz İster?

Devamını Oku
15.08.2018
Gazeteciliğin Tanımı Değişmedi, Değişmeyecek

Gazeteciliğin Tanımı Değişmedi, Değişmeyecek

Devamını Oku
13.08.2018
Krizin İki Cephesi

Krizin İki Cephesi

Devamını Oku
12.08.2018
Zamanıdır Yeni Bir Aşkın

Zamanıdır Yeni Bir Aşkın

Devamını Oku
10.08.2018
Kriz İçinde Kriz

Kriz İçinde Kriz

Devamını Oku
08.08.2018
Gazetecinin İşi

Gazetecinin İşi

Devamını Oku
06.08.2018
Katı Olan Her Şey...

Katı Olan Her Şey...

Devamını Oku
05.08.2018
Necdet Bulut Olsa Ne Derdi?

Necdet Bulut Olsa Ne Derdi?

Devamını Oku
03.08.2018
Quo Vadis Kardeşler?

Quo Vadis Kardeşler?

Devamını Oku
01.08.2018
Hayvan Haklarına Ne Oldu?

Hayvan Haklarına Ne Oldu?

Devamını Oku
30.07.2018
Ben Gelmem!

Ben Gelmem!

Devamını Oku
29.07.2018
‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız...’

‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız...’

Devamını Oku
27.07.2018
Platon’un Devlet’ini Okurken

Platon’un Devlet’ini Okurken

Devamını Oku
25.07.2018
Otoriter ‘Demokrasinin’ HALLERİ

Otoriter ‘Demokrasinin’ HALLERİ

Devamını Oku
23.07.2018
Uçardık Gökyüzüne Doğru

Uçardık Gökyüzüne Doğru

Devamını Oku
22.07.2018
Açıkları Kim Kapatacak ya da Meclis’in İşlevi

Açıkları Kim Kapatacak ya da Meclis’in İşlevi

Devamını Oku
20.07.2018
Rejim Değişti Devlet Dönüşüyor

Rejim Değişti Devlet Dönüşüyor

Devamını Oku
18.07.2018
OHAL Gidiyor mu? AİHS 15. Madde Kısıtları Kalkıyor

OHAL Gidiyor mu? AİHS 15. Madde Kısıtları Kalkıyor

Devamını Oku
16.07.2018
Muhafazakârlık

Muhafazakârlık

Devamını Oku
15.07.2018
Benzetmeler Topaldır, Bu Ölü...

Benzetmeler Topaldır, Bu Ölü...

Devamını Oku
13.07.2018
Ne Oldu, Ne Olacak?

Ne Oldu, Ne Olacak?

Devamını Oku
11.07.2018
Medyanın Zor Günleri

Medyanın Zor Günleri

Devamını Oku
09.07.2018
Kana Rengini Veren Nedir?

Kana Rengini Veren Nedir?

Devamını Oku
08.07.2018
Bir Başka Açıdan

Bir Başka Açıdan

Devamını Oku
06.07.2018
Daron Acemoğlu Ne Diyor?

Daron Acemoğlu Ne Diyor?

Devamını Oku
04.07.2018
‘Gazetecilik Suç Değildir’ ve Gazetecinin Suçları

‘Gazetecilik Suç Değildir’ ve Gazetecinin Suçları

Devamını Oku
02.07.2018
‘Dur Bakalım Ne Olacak?’ (01.07.2018)

‘Dur Bakalım Ne Olacak?’

Devamını Oku
01.07.2018