Köşe Yazısı

A+ A-
Yahya Arıkan

Düzeltme ‘Eksik’ Doğurdu!

Paylaş
instela'da paylaş
23 Nisan 2015 Perşembe

Geçmişe yönelik vergi mükellefiyeti tesislerinde, mükelleflerin işe başladıklarının tespit edildiği tarih ile yükümlülüklerinin oluşturulduğu tarih arasında kalan dönem için elektronik ortamda beyanname, Ba formu ve Bs formu verilmediği için özel usulsüzlük cezaları uygulanmaktaydı.
Biz de bu uygulamayı uzun süredir eleştirmekteyiz. Geçmişe yönelik mükellefiyet tesislerinde, beyanname ve formlar verilmediği gerekçesiyle uygulanan özel usulsüzlük cezalarına hep karşı çıkmış ve uygulamanın yanlışlığını dile getirmiştik.
Çünkü, konu çok açık: Henüz mükellef dahi olmayanlara, mükellef olmadıkları bu dönemde beyanname ve bildirim vermedikleri için ceza uygulanması hukuken ve fiilen büyük bir yanlış.
Bu haksız ceza uygulamasını sadece biz eleştirmedik. Nihayetinde, yargı da eleştirmeye başladı ve kesilen bu cezaların iptali yönünde kararlar verdi.
Benzer nitelikte kararlar süreklilik kazanınca, Maliye Bakanlığı da geri adım attı ve bu haksız ceza uygulamasına son verdi. 10 Nisan tarihinde, Resmi Gazete’de yayımlanan 449 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde, geçmişe yönelik olarak uygulanan bu cezaların artık uygulanmayacağı duyuruldu.
İşte doğru olan buydu ve sonunda düzeltildi.

Düzeltme de eksik
Evet, geçmişe yönelik mükellefiyet tesislerinde, beyanname ve bildirimlerin verilmediği gerekçesiyle geçmişe yönelik özel usulsüzlük cezası uygulanmayacağının açıklanması doğruydu.
Ancak, bu açıklama eksik kaldı. Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla binlerce mükellef hakkında bu haksız ceza uygulaması yapılmıştı. Uygulanmış olan bu cezalar ile ilgili 449 numaralı tebliğde herhangi bir açıklama yapılmadı.
Tebliğin yayımlandığı 10 Nisan tarihi itibarıyla beyanname ve bildirim verilmediği gerekçesiyle uygulanmış olan özel usulsüzlük cezalarının terkin edilmesi gerektiğinin açıklanması gerekirdi.

Yine Yargı
Süreklilik kazanmış yargı kararlarına ve ceza uygulamasının haksız olduğunun Maliye Bakanlığı tarafından da kabul edilmiş olmasına rağmen, tebliğin yayım tarihinden önce uygulanmış cezaların terkin edilmemesi büyük bir eksiklik.
Bu eksikliği gidermek için mükellefler haklarını yine yargıda aramak zorunda kalacaklar. Yapılacak yeni bir düzenleme ile haksız ceza uygulamalarının terkinin sağlanması gerekmektedir. Böylece, yargının üzerindeki iş yükü de azaltılmış olacak.
Her şeyden önemlisi eksik yapılan doğrudaki eksiklik kaldırılacak.

SOSYAL GÜVENLİK
İş Güvenliği Uzmanlarına Sorumluluk Geldi!
İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin düzenlemelerin de yer aldığı Torba Kanun’da işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarını ilgilendiren çok sayıda düzenleme yer alıyor.
İş güvenliği uzmanlarının görev alabilmeleri için; çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde en az (B) sınıfı, az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise en az (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olmaları şartı aranıyor.
İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı, görev aldığı işyerinde göreviyle ilgili mevzuat ve teknik gelişmeleri göz önünde bulundurarak, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları, tedbir ve tavsiyeleri belirler ve işverene yazılı olarak bildirmesi gerekiyor. Böylelikle, eksikliklerin düzeltilmesinden, önlemlerin yerine getirilmesinden işveren sorumlu oluyor.

Daha Dikkatli Olunmalı!
Bildirilen eksiklik ve aksaklıkların; yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri acil ve hayati tehlike arz etmesiyle birlikte, meslek hastalığına sebep olabilme ihtimaline karşı gerekli tedbirlerin alınmaması halinde, bu durum işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanınca, bakanlığın yetkili birimine, varsa yetkili sendika temsilcisine, yoksa çalışan temsilcisine bildirilmeli.
Bildirim yapmadığı tespit edilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının belgesi üç ay, tekrarında ise altı ay süreyle askıya alınıyor. Bu nedenle işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının işletmelerde görevlerini yaparken daha dikkatli olması gerekiyor.
Bu bildirimden dolayı işvereni tarafından işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş sözleşmesine son verilemez ve bu kişiler hiçbir şekilde hak kaybına uğratılmayacak.
Aksi takdirde işveren hakkında bir yıllık sözleşme ücreti tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilecek, işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş kanunları ve diğer kanunlara göre sahip olduğu hakları da saklı olacak. Açılan davada, kötü niyetle gerçek dışı bildirimde bulunduğu mahkeme kararıyla tespit edilen kişinin belgesi altı ay süreyle askıya alınacak.

Sorularınız için [email protected] adresine mail atabilirsiniz. Tüm sorular e-posta ile tek tek cevaplanacaktır.