Siyahın kurduğu alan
Adnan Çoker’in “Mutlak Siyah” sergisi Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde açıldı.
Bir Günde İki Buluşma, Bir Vefa Durağı: Sunay Akın’la Ankara’da Hafızanın İzinde
Bazı günler vardır, takvimde yalnızca bir yaprak gibi görünür ama içine bakınca koca bir zaman sığdırdığını anlarsınız. 6 Nisan da öyle bir gündü. Ankara Düşünür Koleji’nin davetiyle Türk Tarih Müzesi ve Parkı’nda düzenlenen programlarda Sunay Akın önce öğrencilerle, akşam saatlerinde de veliler ve öğretmenlerle buluştu. Fakat o gün yalnızca bir söyleşi günü olarak kalmadı; tarih, Cumhuriyet, çocukluk, eşya, müze, dostluk ve vefa, aynı günün içinde birbirine bağlanan halkalar gibi yan yana geldi.
Ankara Öykü Günleri’nde bu yıl ana izlek ekoloji
23. Uluslararası Ankara Öykü Günleri, bu yıl doğa, edebiyat ve insan arasındaki ilişkiyi merkeze alan programıyla Ankara’da sürüyor. 2 Nisan’da başlayan etkinlik, 10 Nisan’a kadar paneller, söyleşiler ve konserlerle devam edecek.
Camın içinden geçen hayat
Mustafa Ağatekin’in Armoni Sanat Galerisi’nde açılan “Çember” sergisi, camın kırılganlığıyla insanın iç dünyası arasında etkileyici bir bağ kuruyor. 30 Nisan 2026 tarihine kadar görülebilecek sergi, yüz, hafıza, yön arayışı ve belirsizlik duygusunu camın ışıklı ve geçirgen diliyle yeniden düşündürüyor.
Erkin Keskin’den yüzün belleğine açılan dünya
Erkin Keskin’in “İzler ve Yüzler” başlıklı kişisel buluşması, 7-30 Nisan tarihleri arasında Ankara’daki Valör Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşuyor. Kadın portreleri, müzikle çoğalan figürler ve yeniden doğuş duygusunu taşıyan imgeler etrafında kurulan bu seçki, çizgiyle hafıza arasında güçlü bir bağ kuruyor.
Gökyüzünden Bakmak, Yeri Susturmak
VEKAM’da açılan Kuşbakışı Filistin, Filistin’in yalnızca tarihini değil, ona yöneltilen bakışın tarihini de görünür kılıyor. Haritalar, hava fotoğrafları, arşiv belgeleri, mitler, törenler ve çağdaş sanat yapıtları arasında dolaşırken insan, bir coğrafyanın yalnızca işgal edilmediğini; yukarıdan yeniden tarif edildiğini, parçalandığını ve hafızasının dönüştürülmek istendiğini daha açık görüyor.
Mimozalar yetim kaldı
Geçen yıl martın son günüydü. Kuzey Kıbrıs’ta sahnedeyken fenalaşan Volkan Konak, kaldırıldığı hastanede hayata veda etmiş, ardından doğup büyüdüğü toprağa, Maçka’ya uğurlanmıştı. Şimdi yokluğunun üzerinden bir yıl geçti. Geriye sesi kaldı, türküleri kaldı, bir de memleketin içinden eksilen o sıcaklık.
Canberk Görgülü’nün 'Aynı Yerde, Başka Bir Ben' sergisi Ankara’da
Canberk Görgülü’nün kişisel sergisi Aynı Yerde, Başka Bir Ben, Mira Koldaş Art Gallery & Art Consultancy’de sanatseverlerle buluştu. Sanatçı, kırsal peyzajı hafıza, zaman ve bireysel dönüşüm ekseninde yeniden yorumladığı eserlerinde, satranç taşları ve balonlar gibi simgesel ögelerle izleyiciyi kendi iç yolculuğu üzerine düşünmeye çağırıyor.
Yarım Kalanın İnceliği
Mehmet Erte editörlüğünde Varlık Yayınları tarafından yayımlanan Levni Hakan Şahin’in Sen Hiç Merak Etme adlı öykü kitabı, ilk bakışta bugünün genç hayatlarına, dağınık ilişkilere, geçim telaşına ve iç sıkıntısına bakıyormuş gibi duruyor. Oysa birkaç sayfa sonra anlıyoruz ki kitap asıl gücünü çağın gürültüsünden değil, o gürültünün insanın içinde açtığı boşluktan alıyor. Tam kurulmadan dağılan bağlar, söylenemeyen duygular, gecikmiş şefkat, içten içe büyüyen yalnızlık… Levni Hakan Şahin öykülerini tam da bu kırılgan eşiğe kuruyor.
Ankara’da sanata açılan kapı: ArtAnkara ve genç sanatçıların izleri...
ArtAnkara, Ankara’da sanatı diri tutan, ona yaklaşan, onunla nefes alan insanlar için yine geniş bir kapı araladı. Galerilerle dolu koridorları, ikinci katta yoğunlaşan proje işleri ve genç sanatçıların öne çıkan üretimleriyle, yalnızca bir fuar değil; bugünün sanat nabzını tutan canlı bir karşılaşma alanına dönüştü.
Cin Ali Müzesi'nde bir gün
Çocuklara okumayı sevdirmek amacıyla Rasim Kaygusuz tarafından kurgulanan efsanevi karakterin izini sürmek için Cin Ali Müzesi’nde bir yolculuğa çıkıyoruz. 1968’den bugüne taşınan bu eğitim hafızası ahşap sıraları, kelime kartları ve siyah-beyaz çizimleriyle bir kuşağın ilk kahramanını toplumla belleğe taşıyor.
Samsun’un gri göğü altında bir opera akşamı: Hanım olan hizmetçi
Bu bayramda yolum Samsun’a düştü. Dostlarla, akrabalarla bayram özlemi giderdik; eski sohbetler, uzayan çaylar, yarım kalmış anılar arasında gün biraz yavaşladı. Samsun’un o gri havası da her zamanki gibiydi: yağmakla yağmamak arasına sıkışmış bulutlar, denizin üstüne eğilen bir gök, kıyıda insana hem ferahlık hem de hafif bir hüzün veren tanıdık bir rüzgâr…
Dil, Bellek ve Yurtsuzluğun Gölgesi
Matthias Göritz’in kaleme aldığı Güneş Dil, bir aile geçmişinin izini sürerken aidiyet, dil, bellek ve yurtsuzluk üzerine derinleşen bir romana dönüşüyor. Geçmişin bugüne sızan ağırlığını taşıyan roman, insanın kendine nerede ait olduğunu sormaktan vazgeçmiyor.
Girit’ten öteye geçen yalnız insanlar değil, hafızadır
Mediha Selda Avcı, Remzi Kitabevi tarafından yayımlanan bu ilk romanında, göçün yalnızca toprağı değil, insanın kalbini, evini ve belleğini de yerinden ettiğini anlatıyor.
Rengin itirazı, kadının izi
O, çizgiyle sahnenin iskeletini kurarken rengi neşenin değil iç ritminin vurgusu olarak kullandı. Akademik perspektife meydan okuyan, figürleri kendi yalnızlığında esneten Fikret Muallâ’nın dünyasında kadınlar birer "konu" değil, yarım kalmış bir sevgi bağının ve incelik talebinin yansımasıydı.
Anadolu'dan yükselen bir soluk: 'Nefes' dünya prömiyerine hazırlanıyor
Antalya Devlet Opera ve Balesi, Anadolu türkülerini çağdaş düzenlemeler, şiir ve dansla buluşturan “Nefes” adlı rejili konserin dünya prömiyerini 7 Mart’ta sahneleyecek. Yaklaşık 75 dakikalık yapım, Haşim İşcan Kültür Merkezi Opera Sahnesi’nde 7 ve 10 Mart akşamları sanatseverlerle buluşacak.
Brahms’ın Ein deutsches Requiem’i CSO Ada Ankara’da
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu, DenizBank Konserleri kapsamında romantik dönem repertuvarının en güçlü yapıtlarından Johannes Brahms’ın Ein deutsches Requiem eserini Ankara’da müzikseverlerle buluşturacak. Konser, 28 Mart 2026 Cumartesi günü saat 20.00’de CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da gerçekleştirilecek.
Yağmurun içinden sahneye
Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelediği Carmen, tutkuyu sahiplenmeye dönüştüren sert yüzleşmesiyle dikkat çekiyor. Reji ve koreografisi Carlos Vilan imzalı yapımda, Nihan İnan’ın yorumu karakterin özgürlük ısrarını sahnenin merkezine taşıyor.
Son günlerin hediyesi: CerModern’de “Yeni:Şimdi / New:Now” (Sürüm 3.0)
Bazı sergiler vardır; adını not edersiniz, “ilk fırsatta” dersiniz. Sonra günler hızlanır, şehir kendini gündeme kaptırır, insan kendi koşusunun içinde erteler. Küratör Attila Güllü’nün anlatımında şekillenen ve son günlerinde gezmek fırsatı yakaladığım eni:Şimdi / New:Now – Sürüm 3.0 sergisi, bende tam da bu duyguyla açıldı: Bir yetişme sevinci, bir de “keşke daha erken gelseydim” sızısı.
Van’da dünya rotasına açılan bir sergi
Seul’deki ilk gösteriminin ardından, İtalya’nın Seravezza kentindeki sunumu öncesinde Tayvanlı usta sanatçı Hsu Yunghsu’nun uluslararası gezici sergisi Sisyphos’un Şüphesi, Türkiye’de ilk kez Van’daki Tariria Kültür, Sanat ve Gastronomi Merkezi’nde izleyiciyle buluşuyor. 14 Mart–26 Nisan 2026 tarihleri arasında görülebilecek sergi, Van’ı bu kez yalnızca coğrafi değil, kültürel bir kavşak olarak da yeniden düşünmeye çağırıyor.
‘Batı Ekspresi’, 6-7 Mart’ta sahnede: Göçün ironisi, bavulların yükü
Tatbikat Sahnesi’nin sahnelediği “Batı Ekspresi”, Matéi Vișniec’in göç ve Batılılaşma temalarını kara komedinin diliyle güncel bir yüzleşmeye dönüştürüyor. İstanbul–Paris hattında ilerleyen tren metaforu, Avrupa’nın vaatleri ile göçün bedeli arasındaki kırılgan eşiği sahneye taşıyor.
Sahadan manşete: 1975-76 sezonunun hafızası
Bazı sezonlar vardır; sadece puan tablosuna değil, bir memleketin hafızasına yazılır. Trabzonspor’un 1975-76’da kazandığı ilk şampiyonluk tam da böyle bir kırılma anı: Türk futbolunda İstanbul dışına taşan bir “milat”, sahada alınan sonuçların ötesinde bir ruh hâli, bir eşiğin geçilişi. Bordo-mavili taraftarın diline yıllarca yapışıp kalan o cümle—“o sene bu sene”—bu kez bir temenni olmaktan çıkar, tarihe dönüşür.
İlerleme: Enkazın İçinden Geçen Yas
İzmir Devlet Tiyatrosu, Matei Vișniec’in yazdığı; Burak Üzen’in çevirdiği ve Yunus Emre Bozdoğan’ın yönettiği “İlerleme” ile 17–21 Şubat’ta Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi’nde, “normalleşme” denilen şeyin mümkün olup olmadığını sorguluyor.
Bir nefesin peşinde
Dört yaşında koro sahnesinde başlayan, Ankara’dan Utrecht, Berlin ve Nürnberg’e uzanan disiplinli bir başarı hikâyesi... Flüt sanatçısı Hazar Birkan ile Avrupa’nın köklü müzik kültürüyle harmanlanan eğitim yıllarını, orkestra disiplinini ve sahnenin görünmez hazırlık ritüellerini konuştuk.
Ankara’nın kışı sahneyle kırılıyor: ANTİYAPFEST-2’ye doğru
Ankara, kışın kendine özgü bir şehirdir: Hava soğur, sokaklar sertleşir, insanlar adımlarını hızlandırır; ama tam da bu mevsimde bir şey olur—şehir, ısınmayı “günlük hayatın telaşından” değil, sanatın ortak nefesinden dener.
Hatay’ın Çok Sesli Hafızası Avrupa’da Yankılandı: Açılış Aalen’de, Final Paris’te
Hatay Akademi Senfoni Orkestrası, 24–28 Ocak 2026 tarihleri arasında Almanya ve Fransa’yı kapsayan turnesiyle, Hatay’ın binlerce yıllık kültürel mirasını ve Anadolu’nun çok katmanlı ses dünyasını Avrupa sahnelerine taşıdı. Bu turne, yalnızca konserlerden oluşan bir takvim değildi; depremle sarsılmış bir kentin hafızasını müzikle yeniden ayağa kaldırma iradesiydi.
Zamanın Tortusu: Dilşad Atasoy’un “Biriken” Sergisi İzmir’de
Bazen bir sergi, yalnızca “yeni işler”i değil; zamanın biriktirdiği tortuyu, üst üste yığılan hâlleri, geçmeyen soruları da görünür kılar. Dilşad Atasoy’un 13. kişisel sergisi “Biriken”, tam da bu yerden sesleniyor.
Rengin hafızasında özgür bir akıl
Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde açılan “Özgür Aklın Soyut İsyanı: Zafer Gençaydın” sergisi, soyutu bir estetik tercih değil, düşünsel bir direnç dili olarak ele alıyor. Sergi, izleyiciyi bakışını yavaşlatmaya ve akılla yüzleşmeye çağırıyor.
Denize bakan fırça
Deniz her şeyi unutur gibi görünür ama çoğu zaman geri getirir. Diyarbakırlı Tahsin’in tuvalinde gemiler birer “kişilik” kazanırken dalgalar anlık bir gerilimin kaydına dönüşüyor.