Taşın, suyun ve kirazın belleği
Ereğli ve çevresi yalnızca tarihiyle değil, suyuyla, gölleriyle ve bereketli topraklarıyla da Anadolu'nun hafızasını taşıyor. İvriz'den Meke'ye uzanan bu coğrafya, geçmişin izlerini geleceğe taşıyabilmek için korunmayı bekleyen doğal ve kültürel değerleriyle dikkat çekiyor.
Göç Senfonisi Ege’de yankılanacak
Fuat Saka'nın göç yollarında yaşamını yitirenlerin acısını ve umut arayışını anlattığı "Göç Senfonisi – Karanlık Sular", Almanya konserlerinin ardından 3 ve 4 Temmuz'da Bodrum ile Datça'da dinleyiciyle buluşacak.
'Akdeniz’in Vicdanı' Bodrum ve Datça’da yankılanacak
Datça’da yaşayan Trabzonlu sanatçı Fuat Saka’nın, göç yollarında yaşamını yitiren insanların anısına bestelediği “Göç Senfonisi – Karanlık Sular”, Bodrum ve Datça’da sanatseverlerle buluşacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek konserler, Akdeniz’in karanlık sularında yarım kalan hayatlara, yerinden edilen insanların acısına ve insanlığın ortak vicdanına müziğin diliyle seslenecek.
'Yeniden: Babanı Anlat' sergisi Artopia Sanat Galerisi’nde açıldı
Baba figürünü kişisel hafızalar, eksiklikler, sevgiler ve mesafeler üzerinden yeniden ele alan “Yeniden: Babanı Anlat” sergisi, 19 Haziran Cuma günü saat 18.00’de Ankara Artopia Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu.
Bir avuç kömürün peşinde Zonguldak
Zonguldak Maden Müzesi, yalnızca taşkömürünün değil; yerin metrelerce altında çalışan, bekleyen, umut eden ve kimi zaman geri dönemeyen insanların hikâyesini anlatıyor.
David Hockney: Rengin İçinden Geçen Hayat
Bazı ressamlar dünyayı anlatmaz; dünyaya nasıl bakılması gerektiğini öğretir. David Hockney, tam da böyle bir ressamdı. Onun resimlerine bakarken yalnızca bir havuz, bir ev, bir ağaç, bir yüz ya da bir pencere görmeyiz. Görmenin kendisine yaklaşırız. Rengin nasıl düşündüğünü, ışığın nasıl hatırladığını, bir çizginin insan ömrüne nasıl değdiğini fark ederiz.
Kitaptan Taşa, Taştan Göle: Ereğli Notları
Ereğli’ye bu kez kitapların çağrısıyla gittim. Konya’nın Ereğli ilçesinde Ereğli Belediyesi ve Pupa Fuarcılık tarafından düzenlenen Ereğli Kitap Günleri, Ereğli Sümerbank yerleşkesinde, Oğuz Ata Sosyal Tesisleri’nde kapılarını açmış; yayınevleri, yazarlar, söyleşiler, imza günleri, çocuklar ve gençler için atölyelerle şehir birkaç günlüğüne edebiyatın, düşüncenin ve karşılaşmaların alanına dönüşmüştü.
Resmin içindeki hakikati aramak
ODTÜ’de iktisat eğitimi alırken sanatın çağrısına kulak veren Alperen Argon, onu Saint Petersburg’daki Repin Akademisi’ne kadar götüren yolculuğunu anlatıyor.
Toprağın Altında Saklanan Sır: Cem Kozlu’dan Sandima Tableti
Bazı kitaplar daha ilk sayfalarında okura yalnızca bir hikâye anlatmayacağını belli eder. Bir kapı aralar, o kapının ardında hem geçmişin tozu hem bugünün karanlığı vardır. Cem Kozlu’nun Sandima Tableti adlı romanı da böyle bir yerden başlıyor. Arkeolojik bir buluntu, henüz tam çözülememiş kadim bir dil, Anadolu’nun katmanlı belleği ve bu belleğin üstüne çökmek isteyen karanlık eller…
Karadeniz hafızası: 'Babama özlem Karadeniz'e vefa'
Hakan Esmer’in “Kıyıdan İçeriye” başlıklı sergisinde Karadeniz, yalnızca bir coğrafya değil; çocukluğa, kayıplara, yamaçlarda asılı kalan hatıralara ve iç dünyada yankılanan seslere açılan bir hafıza alanı olarak beliriyor.
Elif Aydoğdu Ağatekin’in 'Sağanak' Sergisi Nurol Sanat Galerisi’nde
Elif Aydoğdu Ağatekin’in “Sağanak” adlı sergisi, 14 Mayıs Perşembe günü Ankara Nurol Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Sanatçının seramik, atık malzeme ve yerleştirme diliyle kurduğu sergi; uykusuzluk, iç sıkıntısı, hatıra, yorgunluk ve yeniden iyileşme hâlleri etrafında şekilleniyor.
Zamanın Çarkı Döndüğünde: Unutulanın, Eksilenin ve İnsanın Ardından
Bazı kitaplar, yalnızca okunmak için değil, içimizde çoktan dönmeye başlamış bir çarkın sesini duymak için de vardır. Mertcan Karacan’ın Remzi Kitabevi etiketiyle yayımlanan Zamanın Çarkı Döndüğünde adlı kitabı da böyle bir yerden açılıyor okura. Zamanı yalnızca takvim yapraklarının sararması, yılların birbirini kovalaması ya da insan yüzünde çoğalan çizgiler olarak değil; değerlerin aşınması, kelimelerin yorulması, hafızanın dağılması ve vicdanın gitgide daha çok sınanması olarak ele alan bir deneme toplamı bu.
Yağmurun açtığı kapı: Vazelon Manastırı
Maçka’nın derin ormanları arasında, zamanın ve doğanın kalbine emanet edilmiş kadim bir sığınak. Maçka’da bilinen güzergâhların dışına çıkıp yüzünü Vazelon’a dönenler için taşın içinde birikmiş bir zaman ve ormanın derin yeşili var. Bazı yerleri anlamak için duvarlarına bakmak yetmez; içinde oturup o kadim sessizliği dinlemek gerekir.
'Sınır Hafızası' Van’da açılıyor: Ölümle yaşam arasında kalan izlerin peşinde
Doğukan Tatar’ın fotoğrafları ve Berfin Hanalp’in küratörlüğünde hazırlanan “Sınır Hafızası: Van’da Ölümle Yaşam Arasında Kimsesizliğin İzlerini Sürmek” sergisi, 9 Mayıs’ta Tariria Kültür Sanat ve Gastronomi Merkezi’nde izleyiciyle buluşuyor.
'BENBU'nun kitabı CerModern’de sanatseverlerle buluştu
Hüsamettin Koçan’ın CerModern’de açılan “BENBU” sergisi kapsamında hazırlanan kitap, 29 Nisan’da düzenlenen lansmanla tanıtıldı. Koçan’ın sanat yolculuğunu, Baksı’dan bugüne uzanan bellek arayışını ve insanın kendi öyküsüne sahip çıkma düşüncesini merkeze alan buluşmada Şebnem Kırmacı ve Sunay Demircan da konuşmalarıyla yer aldı. Kitabın fotoğrafları Selcen Karatay imzasını taşıyor.
Çatalca’da sinema için yeni bir perde açılıyor
Çatalca Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen Çatalca Film Festivali, 27-28-29 Ağustos 2026 tarihlerinde sinemaseverlerle buluşacak. Kısa filmi merkeze alan festival, toplam 250 bin TL’lik ödül desteğiyle genç sinemacılara alan açarken Çatalca’nın tarihî ve doğal dokusunu da sinemanın belleğine yeniden taşıyacak.
Tortunun Belleği Sanatla Yeniden Doğdu
Kavaklıdere Şirketler Grubu ve Platform A Sanat Galerisi iş birliğiyle düzenlenen Tortu Projesi, ikinci yılında 31 sanatçıyı, 31 fıçıyı ve 31 tuvali aynı düşünsel zeminde buluşturuyor. 25 Nisan’da açılan sergi, 10 Mayıs’a kadar Platform A Sanat Galerisi’nde izlenebilir.
Sümela'nın gölgesinde kalan ilk sır: Kuştul Manastırı
Hepimiz Sümela Manastırı’nı biliriz. Oysa Trabzon’un dağlarının, derelerinin ve ormanlarının ardında başka hikâyeleri de vardır. Yıllar önce çıktığım yolculukta rastladığım Maçka’nın sakladığı o eski sırlardan birisi, Kuştul Manastırı’ydı. Eksilmişti, yıpranmıştı, dağılmıştı ama susmamıştı.
Pınar Kanber’den İstanbul’un hafızasına martılı bir bakış
Pınar Kanber’in Martıların İstanbul’u başlıklı resim sergisi, 28 Nisan-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında Kadıköy’deki Fular’t Sanat Evi’nde izleyiciyle buluşacak. Sanatçı, yeni serisinde İstanbul’u yalnızca bir kent manzarası olarak değil, göğünde dolaşan martıların tanıklığında bir hafıza alanı olarak resmediyor.
Önce Cumhuriyet: Okurun Sahiplendiği Bir Tarih
Bazı gazeteler yalnızca haber vermez; bir düşünceyi, bir birikimi, bir ülkenin hafızasını da taşır. Önce Cumhuriyet tam da böyle bir yerden doğuyor. Bu kitap, bir gazetenin yayın hayatını kuru bir kronolojiyle anlatmıyor; Cumhuriyet’in okurlarıyla kurduğu güçlü bağı, yıllara yayılan direncini ve aydınlanma çizgisini görünür kılıyor.
Siyahın kurduğu alan
Adnan Çoker’in “Mutlak Siyah” sergisi Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde açıldı.
Bir Günde İki Buluşma, Bir Vefa Durağı: Sunay Akın’la Ankara’da Hafızanın İzinde
Bazı günler vardır, takvimde yalnızca bir yaprak gibi görünür ama içine bakınca koca bir zaman sığdırdığını anlarsınız. 6 Nisan da öyle bir gündü. Ankara Düşünür Koleji’nin davetiyle Türk Tarih Müzesi ve Parkı’nda düzenlenen programlarda Sunay Akın önce öğrencilerle, akşam saatlerinde de veliler ve öğretmenlerle buluştu. Fakat o gün yalnızca bir söyleşi günü olarak kalmadı; tarih, Cumhuriyet, çocukluk, eşya, müze, dostluk ve vefa, aynı günün içinde birbirine bağlanan halkalar gibi yan yana geldi.
Ankara Öykü Günleri’nde bu yıl ana izlek ekoloji
23. Uluslararası Ankara Öykü Günleri, bu yıl doğa, edebiyat ve insan arasındaki ilişkiyi merkeze alan programıyla Ankara’da sürüyor. 2 Nisan’da başlayan etkinlik, 10 Nisan’a kadar paneller, söyleşiler ve konserlerle devam edecek.
Camın içinden geçen hayat
Mustafa Ağatekin’in Armoni Sanat Galerisi’nde açılan “Çember” sergisi, camın kırılganlığıyla insanın iç dünyası arasında etkileyici bir bağ kuruyor. 30 Nisan 2026 tarihine kadar görülebilecek sergi, yüz, hafıza, yön arayışı ve belirsizlik duygusunu camın ışıklı ve geçirgen diliyle yeniden düşündürüyor.
Erkin Keskin’den yüzün belleğine açılan dünya
Erkin Keskin’in “İzler ve Yüzler” başlıklı kişisel buluşması, 7-30 Nisan tarihleri arasında Ankara’daki Valör Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşuyor. Kadın portreleri, müzikle çoğalan figürler ve yeniden doğuş duygusunu taşıyan imgeler etrafında kurulan bu seçki, çizgiyle hafıza arasında güçlü bir bağ kuruyor.
Gökyüzünden Bakmak, Yeri Susturmak
VEKAM’da açılan Kuşbakışı Filistin, Filistin’in yalnızca tarihini değil, ona yöneltilen bakışın tarihini de görünür kılıyor. Haritalar, hava fotoğrafları, arşiv belgeleri, mitler, törenler ve çağdaş sanat yapıtları arasında dolaşırken insan, bir coğrafyanın yalnızca işgal edilmediğini; yukarıdan yeniden tarif edildiğini, parçalandığını ve hafızasının dönüştürülmek istendiğini daha açık görüyor.
Mimozalar yetim kaldı
Geçen yıl martın son günüydü. Kuzey Kıbrıs’ta sahnedeyken fenalaşan Volkan Konak, kaldırıldığı hastanede hayata veda etmiş, ardından doğup büyüdüğü toprağa, Maçka’ya uğurlanmıştı. Şimdi yokluğunun üzerinden bir yıl geçti. Geriye sesi kaldı, türküleri kaldı, bir de memleketin içinden eksilen o sıcaklık.
Canberk Görgülü’nün 'Aynı Yerde, Başka Bir Ben' sergisi Ankara’da
Canberk Görgülü’nün kişisel sergisi Aynı Yerde, Başka Bir Ben, Mira Koldaş Art Gallery & Art Consultancy’de sanatseverlerle buluştu. Sanatçı, kırsal peyzajı hafıza, zaman ve bireysel dönüşüm ekseninde yeniden yorumladığı eserlerinde, satranç taşları ve balonlar gibi simgesel ögelerle izleyiciyi kendi iç yolculuğu üzerine düşünmeye çağırıyor.
Yarım Kalanın İnceliği
Mehmet Erte editörlüğünde Varlık Yayınları tarafından yayımlanan Levni Hakan Şahin’in Sen Hiç Merak Etme adlı öykü kitabı, ilk bakışta bugünün genç hayatlarına, dağınık ilişkilere, geçim telaşına ve iç sıkıntısına bakıyormuş gibi duruyor. Oysa birkaç sayfa sonra anlıyoruz ki kitap asıl gücünü çağın gürültüsünden değil, o gürültünün insanın içinde açtığı boşluktan alıyor. Tam kurulmadan dağılan bağlar, söylenemeyen duygular, gecikmiş şefkat, içten içe büyüyen yalnızlık… Levni Hakan Şahin öykülerini tam da bu kırılgan eşiğe kuruyor.