AKP ile Başka Türlüsü Olamaz

28 Mayıs 2013 Salı

Alkol ve tütün kısıtlaması ile igili yasanın çevresindeki yalanları ve yanılgıları temizleyelim ki, gerçek bütün açıklığıyla çıksın ortaya.
Herkesin yaşam biçimine müdahale etmeyi varlık nedenleri ve gizli gündemleri haline getirmiş olanların ilk söyledikleri yalan, anayasanın 58. maddesinin kendilerine yüklediği görevi yerine getirdikleridir.
Gerçekten de anayasanın Gençliğin Korunması başlıklı 58. maddesinin ikinci fıkrası şöyle der:
“Devlet gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kamu alışkanlıklarından ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.”
Bu doğrudur. Ama 58. madde oraya gelmeden önce, birinci fıkrasında devlete şu görevleri de yükler:
“Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.”
Şimdi AKP’nin bu maddede sayılan bütün bu görevleri yerine getirmeye kalkıştığını söyleyebilecek kimse var mı?
Birinci fıkrada yazılanları yerine getirdiler de, sıra ikinci fıkraya mı geldi?
Güldürmeyin Allah aşkına!

\n

***

\n

Kaldı ki, cümle âlem biliyor ki, Türkiye’de toplumsal bir alkol düşkünlüğü tehlikesi yok.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) rakamlarına baktığınız zaman Türkiye’yi 193 ülke içinde 143. sırada görürsünüz.
Türkiye kişi başına alkol tüketiminde Müslüman Azerbaycan’ın da çok arkasında kalmaktadır. (Türkiye’de kişi başına tüketim yılda 1.8 litre, Azerbaycan’da 10.60 litre, Irak’ta 2.41 litre.)
Her ülke alkol bağımlılığıyla mücadele etmelidir ve etmektedir. Alkol bağımlılığının toplumsal maliyeti vardır. Toplumda yaygınlaşmış alkol bağımlılığına karşı mücadeleye kimse karşı çıkmaz.
Ancak demokrasilerde bu mücadele yasaklar değil, caydırıcı önlemlerle yürütülür ve alkolle mücadele konusu kişi başına alkol tüketiminin 10 litrenin üstünde olduğu toplumlarda gündeme gelir.
Ayrıca işsizlik, eğitimsizlik gibi faktörler de alkol bağımlığını teşvik eden etkenler arasında yer alır.
Tabii yerine ve zamanına göre, kimi yasaklamalara gidildiği de görülmüştür. Örneğin gece belirli saatler arasında bayilerden perakende içki satışının engellenmesi görülmemiş bir uygulama değildir.
Kadıköy Belediyesi’nin Kadife Sokak’ta getirdiği kısıtlamalara da kimse karşı çıkmamıştır.
Kısacası bizim savunduğumuz alkol bağımlılığı değil, özgürlüktür.

\n

***

\n

AKP ise özgürlük ve toplum sağlığı bahanesi altında, herkesin yaşam tarzına müdahale etmektedir.
Böyle olacağı geldiği günden belliydi.
Bunu söylediğimiz ve yazdığımız zaman, onlar
“Biz kimsenin yaşam tarzına müdahale etmeyeceğiz” diyorlardı.
Yetmez ama evetçi sözde liberal, özde göbekçi takım da şunu söylüyordu:
- Nereden biliyorsunuz, bu sizin yaptığınıza niyet okuma denir!
Peki ne oldu?
Niyet mi okuduğumuz, doğruyu mu söylediğimiz teker teker çıkıyor ortaya.
Bugün içki konusunda bir adım daha attılar. Yarın daha da atacaklar.
Nereye kadar?
Türkiye Suudi Arabistan ve İran’a dönene kadar.
Dur bakalım ne olacak diye diye bugünlere gelindi, görün daha nerelere varılacak!
Bu yasayı beceriksizlik olarak yorumlamayıp
“ne gereği vardı ki” demek de ahmaklıktır.
Çünkü ortada beceriksizlik falan yok. Amaç içkiyi yasaklamaktı. Bu yolda bir adım daha attılar.
Artık açık açık, bağıra çağıra ilan ederek yürüyecekleri günler de yakındır.
AKP ile başka türlüsünün olması mümkün değildir, hiçbir zaman da değildi.
Aksini düşünenler yanılgı içindeydiler. Bari şimdi yanlışlarını görseler!

\n

Yazarın Son Yazıları

Ordu ve AKP 4 Aralık 2020
Hamamda... 24 Kasım 2020
Yasak 17 Kasım 2020
ABD ile ilişkiler 13 Kasım 2020
Atatürk’ü konuşmak 10 Kasım 2020
İmar kültürü 3 Kasım 2020
Devlet koruması 16 Ekim 2020