Osmanlı’ya bak, gör halini - 2

Osmanlı’ya bak, gör halini - 2

11.07.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Osmanlı’nın merkezi Babıâli’yi ziyaret edenlerin dikkatini, kartal kondu bir bina çeker. Bugün İstanbul Lisesi olan bina, yapıldığı zaman, Düyunu Umumiye merkeziydi. Genel Borçlar Komisyonu binasının Sadaret Makamı dahil, herkesi bastıran görkemi, Osmanlı’nın son döneminde, esas iktidarın kimde olduğunu da gayet güzel gösterir.
Osmanlı’nın 1854 -1875 arasında, borçlanarak iflası üzerine, 20 Aralık 1881’de yayımlanan Muharrem Kararnamesi ile oluşturulan Düyunu Umumiye’ye nasıl varıldığını dün burada ele aldık, kaldığımız yerden devam edelim:
Osmanlı Devleti’nin şerefini kurtarmak için Düyunu Umumiye devletin bir dairesi sayılmıştır. Aslında tamamen bağımsızdır ve Batılı devletlerin ortak çıkarlarını temsil etmektedir. Meclis’in asli görevi borçlara karşılık gösterilen, tütün tekelleri, pul, müskirat, balık resimleri, bazı illerin ipek öşürleri ve daha başka vergileri toplamaktır. Başlangıçta 2 milyon 258 bin lira tutarındaki geliri kontrol etmekte olan kurum, 1911-12’de 8 milyon 258 bin lirayı kontrol etmektedir.

***

Bütün devlet gelirlerinin yüzde 31.5’i, örgütün kontrolü altındadır. 1912 yılında bu idarede 8 bin 931 memur çalışmaktadır. Osmanlı Maliye Bakanlığı’ndaki memur sayısı ise 5 bin 472’den ibarettir. Personelin tayin ve azli konusunda ise devletin hiçbir yetkisi yoktur. Ama bunlar Osmanlı devlet memuru sayılmakta, diğer Osmanlı memurları bunlara yardımla yükümlü olmakta ve Osmanlı emekli olan Düyunu Umumiye personeline emekli maaşı ödemek zorunda kalmaktadır,
Düyunu Umumiye yalnız devlet borçlarını toplayıp dağıtmakla yetinmemekte, aynı zamanda tuz gibi kaynakları kendi işletmektedir. Devlete 400 bin liraya mal olan, çoğu zaman Osmanlı’nın yapısal reform girişimlerine karşı çıkan bu örgüt, sıkışık zamanlarda devlete yardımda çok hasis davranmıştır.
Düyunu Umumiye zamanında Osmanlı Devleti’nin parasıyla İtalyanların Trablusgarp Savaşı’nı finanse etmiş, Trablusgarp’ın bedeli olarak, İtalyanların ödediği 50 milyon franklık tazminata da doğrudan el koymuş ve bunun büyük bir kısmını da yabancı bankalara yatırmıştır.
Osmanlı borçlarının ödenmesinin yeniden düzenlendiği Lozan Anlaşması’yla Düyunu Umumiye’den kurtulunmuş, son Osmanlı borcu da 1954 yılında ödenmiştir.
Yunanistan’ın başına çöken ve inanılmaz kemer sıkma tedbirleri dayatan Troyka’nın durumu, rahmetli Prof. Dr. Haydar Kazgan’ın “mürekkep faiz hesabını bilmediğinden çöktü” dediği Osmanlı’nın borç çıkmazını andırıyor. Doğan Avcıoğlu’nun ilk baskısı 1968 yılında yapılan ve tüm okurlarıma tavsiye ettiğim “Türkiye’nin Düzeni” adlı yapıtında da anlatılan Osmanlı’nın encamı, öğretici olduğu kadar, finans kapitalin yapısı konusunda uyarıcı niteliktedir. Yunan krizi ile birlikte bütün bunlar, kaynaklarını yolsuzluk aracılığıyla belirli güçlerin talanına sunan, gelir dağılımı bozuk ekonomik yapılar karşısında, ürettiğinden fazlasını tüketen düzenden aldığı cüzi pay ile susan geniş emekçi kitlelerinin acı kaderini de gözler önüne seriyor.  

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023