Seni Gidi'Çarşı' Seni!

Seni Gidi'Çarşı' Seni!

04.08.2013 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili,
Oradan her geçtiğimde bir tuhaf oluyorum. Çocukluk ve ilkgençlik yıllarımın nice anısını barındıran İnönü Stadı’na indirilen her kazma, sanki belleğime vuruluyor gibi.
İnönü Stadı’nın yıkılışının daha bir yankı yapacağını, anı yazıları, diziler kaleme alınacağını sanırdım. Beklediğim olmadı.
Oysa Türk futbolunun nice yıldızı orada devleşmiş, nice zaferi orada yaşanmıştı.
Stadın yapılışını anımsıyorum. Pazartesi sabahları okula gider, cumartesi öğlenleri eve dönerken Bebek - Eminönü ya da Ortaköy - Aksaray tramvayıyla önünden geçerken, taş ustalarının çalışırken çıkardıkları sesleri, yıllar sonra arada yine duyar gibi olduğum olmuştur.
Orada ilk kez 1948 yılında oynanan ve 1 - 0 yenilgimizle biten Türkiye - Avusturya maçını izlemiştim.
Ondan sonra yıllar yılı, bütün önemli maçlar orada oynandı. Haftada iki, hatta zaman zaman dört maç oynandığı için sahanın ortası tümüyle keldi, yalnızca, yanlarda korner noktalarına yakın yerlerde ilaç için biraz yeşillik kalmıştı.
O zamanlar
İsmet Paşa Cumhurbaşkanı idi ve âdet olduğu üzere stada, Taksim Meydanı’nın yanındaki parka da olduğu gibi ona da İnönü adı verildi.

\n

***

\n

Tabii adlandırma, pek hoş ve demokratik değildi, ama DP’nin iktidar olduktan sonra, Ulusal Kurtuluş Savaşı kahramanının adının değiştirilmesi de pek zarif olmadı.
Ellili yıllarda, stadın adı, bir
Mithat Paşa oldu, bir Dolmabahçe. Sonradan DP devrilince yine İnönü’ye döndü.
Bu ad çekişmesi dışında stada pek politika girmedi.
O zamanlar,
“spora siyaset karıştırmamak” resmi söylemdi, ama bütün siyasiler el altından siyaseti kullanırlardı. Hem de bütün dünyada.
Portekiz’in ünlü diktatörü
Salazar bir gün iftiharla açıklamıştı:
- Ben Portekiz’i yıllarca üç
“F” sayesinde yönettim.
Sözü edilen üç
“F” futbol , fado ve fiesta idi.
Ama dediğim gibi resmen siyasetle spor ayrılmıştı. Perde arkasından denetlense bile futbolun alanı apolitikti.
Aziz Nesin’in bu apolitikliği sloganlaştıran şu deyişi yıllarca dillerden düşmemiştir:
- Ne sağcıyız, ne solcu, futbolcuyuz, futbolcu!
Gerçekten de insanlar, maça giderlerken siyasi giysilerini çıkarırlardı. Futbolun alanıyla siyasetin alanı bağdaşmazdı.
1960’lı yılların sonları, 70’lerin başlarında bu kuralı
“çiğneyip hem futbolcuyum hem solcu” diyen Metin Kurt’un hayatını karartmışlardı.

\n

***

\n

Siyasete karşı gaddar olan ceberut devlet apolitik olduğundan futbola müşfikti.
Son yıllara kadar da böyle sürdü gitti.
Bu yüzdendir ki 15 Ocak 2011’de, Türk Telekom Arena Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nin açılışı sırasında, taraftarın Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’ı yoğun biçimde protesto etmesi şaşkınlıkla kaşılanmıştı.
O olayla birlikte devlet futbola eskisi kadar müşfik bakmamaya başladı.
Futbolla siyasetin alanlarının birbirlerinden ayrılığı da Beşiktaş Çarşı Grubu’nun ortaya çıkması ve özellikle de Gezi olaylarından sonra hem spora hem de siyasete damgasını basması, Türkiye’de yaşamın her alanını en haşin ve yoğun biçimde denetleme niyetinde olan, AKP iktidarını birbirini izleyen köktenci önlemlere itti.
Bunların içinde maçlarının bir bölümünü Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nda oynamak için mukavele imzalamış olan Beşiktaş’ın taraftarının siyasi slogan atması halinde anlaşmanın iptal olacağı gibi akıl almaz olanlar da var.
Önümüzdeki pazar Kayseri’de, Galatasaray - Fenerbahçe arasında oynanacak olan süper kupa maçında pankart ve slogan yasağı da hep
“Çarşı” korkusundan doğuyor.
Çarş,ı Gezi’ye gitti, futbolun apolitikliği yok oldu.
Bütün hınzırlık, Sevgili,
“Çarşı” ile “Gezi”nin bir araya gelmesinden doğdu.
Çarşı
“her yer Gezi!” dedi böyle oldu!
Seni gidi Çarşı seni! Seni gidi
“Gezi” seni!

\n

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023